Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
10-Zevkler 6


                                                ZEVK 875
 
                          Deli gönlüm naz-niyazda; bîzâr oldu bıktı bu gün
                          Yağmaya Yâr’in malları, Dost Devesi ıktı bu gün
                          Subhân’ın Selâmı size, yedi renk gözlü çiçekler
                          Aşk Arısı kovanından, bir çıktı Pîr çıktı bu gün…
 
                                                                       27.12.1991 11:42 dr.
 
Bîzâr : f. Bıkmış, usanmış, fütur getirmiş.* Bezginlik.
Ikmak : Develerin çökmesi
Pîr : f. Yaşlı, ihtiyar. * Reis. * Bir tarikatın kurucusu. * Herhangi bir meslek ve san'atın başlatıcısı, te'sis edicisi
 
 
 
                                           ZEVK 876
 
                      Yedi nefis-yedi kapı, sekiz cennet bahçesine
                      “Sırat” gafletten uyanmak, kulak ver âşık sesine
                      İnkarım, ikrar doğurdu, nûrumu nârım doğurdu
                      “Aş”tır aşkım âşıklara girdim Vahdet Neşe’sine…
 
                                                                     27.12.1991 11:55 dr. Cuma
 
Gaflet : Dikkatsizlik, endişesizlik, vurdumduymazlık. En mühim vazifeyi düşünmeyip, Cenab-ı Hakk'a itaat gibi işleri bilmeyip, başka kıymetsiz şeylerle uğraşmak. Nefsine ve hevesâtına tâbi olarak Allahı ve emirlerini unutmak.
 
 
 
 
                                            ZEVK 877
 
                        Sır-rı sebil selâmette her mutluluk muhabbette
                        Gir Muhammed Kevseri’ne arın-durun hidâyette
                        Naz-Niyaz Namazı, hayat: Uyan-uyuma İhvâni!
                        Secde Sahrası burası, “kıyam”ımız kıyamette…
 
                                                             27.12.1991 12:05 dr. Cuma-câmi
 
Sebil : Açık ve büyük yol. Büyük cadde. * Allah rızası için su dağıtılan yer.
 
Selâmet : Kurtuluş, tehlikeden sâlim olmak. Korktuklarından, fenalıklardan kurtulmak. * Neticede imân ile kabre girmek. * Edb: Doğruluk, sağlamlık.
 
Sahra : (C.: Sahârâ-Sahravât) Kır, ova, çöl. * Yazı.
 
 
 
 
                                              ZEVK 878
 
                           Çağırsam RABB’ımı bura el etsem eylesem olmaz
                           Kimseye söylenmez sözüm, yüzüne söylesem olmaz
                           İkiliğin Uykusu’nda sayıklama, dinle Dostu
                           Rabıtamı sorma Sofu!.. Hakperestim desem olmaz…
 
                                                              28.12.1991 08:45
                                                             Nmt Trzğl. Ant-Fnk.
 
Rabıta : Rabteden, bağlayan, bitiştiren. * Münasebet, alâka, bağlılık, yakınlık. İki şeyi birbirine bağlayan tertip. * Nefsini dünyadan men edip âhirete, Allah'a (C.C.) bağlanmak. * Tertip, sıra, düzen, usûl.
Perest : (C.: Perestân) f. Tapan, tapınan, taparcasına seven.
 
 
 
 
                                                  ZEVK 879
 
                             Başı duman duman dağlar, Hasan Dağdan haber var mı?
                             Etekler meşe yeşili, gelin başı yine kar mı?
                             Eren Âşıklar yatağı, mâşuk ocağı Aksaray
                            Sûret Sılam, Sîret Sülbüm… Hasretim, ağlasam ar mı?..
 
                                                                        28.12.1991 09:05
                                                                        Nmt Trzğl. Ant-Fnk.
 
Sülb : Omurga kemiği. * Sülâle, zürriyet.
 
 
 
 
                                                       ZEVK 880
 
                             Üstüme gelme Ak Deniz; bir yudum su, içerim bak!
                             Kabarıp durma Bey Dağı, merhaba bir avuç toprak
                             Güneş, bir kıvılcım ateş. Bir nefeslik hava âşık
                             Tevhid: Tekemmül Ağacı, çekirdeği Hakk-ı Mutlak…
 
                                                                         28.12.1991 08:45
                                                                         Mhmt dmry evi. Ant-Fnk.







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır