Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
10- HASAN DAĞI
 
 
HASAN DAĞI...
 
Muhabbette mestiz aşk neşesinden
Niyaz eylemişiz naz nefsinden
Antalya’dan Ak Denizin sesinden
Seher selamımız al Hasan dağı...
 
 
Siteme sarılmış işin gerçeği
Gözlüyor gönlümüz Dost geleceği
Açar çile çile çalba çiçeçeği
Yoğrulur Yâr için bal Hasan dağı...
 
 
Muhabbet mehtabı muhtaçtır aya
Bir güzelin sevdim benzerdi taya
O Dilber dönerse bir gün yaylaya
Yâre sevdâ Sazun çal Hasan dağı...
 
 
Kimisin küstürdük kimi darıldı
Kimin ömrü hasret ile karıldı
Direk verdik dört bir yana, kırıldı
Güllerin yükünden dal Hasan dağı...
 
 
Sen benim yüreğim bendeki Bensin
“Davasın, Divan’a bıraktı!” densin
Olmuşun, olanın şâhidi sensin
Kıyamete kadar kal Hasan dağı...
 
 
Gelecekte umut geçmişte acı
Her zehirin panzehiri ilacı
Kimin birleştirdi Yokluk Kırbacı
Kimini ayırdı mal Hasan dağı...
 
 
Kimi ağa doğdu ana babadan
Har vurup harmanı savurdu yaban
Kelek kesen oldu oldu dağdaki çoban
Kimisi toplattı nal Hasan dağı...
 
 
Nimeti zulada derdi götürü
Çokları çiğnendi bundan ötürü
Bilen bilir Karataş’ta Ketir’i
Atın yiğitliği nal Hasan dağı...
 
 
Her sabah gebedir, gün batan güne
İleriye koşmak dönmemek düne
Uğrayacak Ulu Câmi önüne
Avrat mı, Er midir sal Hasan dağı?..
 
 
Sevmişiz ezelden sevdâ söz iken
Sen daha yanmadan, yürek köz iken
Koçhisar’dan gök yüzünde gözüken
Omuzların süsü şal Hasan dağı...
 
 
 
Dünya dengesini, toprak tavını
Kibrit mi yok etti çakmak kavını
Kartal pençesiyle bulur avını
İtin bulamacı yal Hasan dağı...
 
 
“Aksaray’dan geçer Hakk Yolu!” diyor
Şems-i Tebriz Baba, aşk dolu diyor
Birlikte “BİR” leyin sağ – solu diyor
Okutup – okuyor el Hasan dağı...
 
 
Çamkerten Yaylası Bozboyun Beli
Dilberler yatağı ebed – ezeli
Nar yanaklı kara gözlü güzeli
Sallayıp silkmesin bel Hasan dağı...
 
 
Üsulün bilmektirbir yere varış
Ele ele tutmakta yardımda yarış
Bir bağın gülüyüz “Birlik” te barış
Görmeyenin gözün del Hasan dağı...
 
 
Kısmetimiz gurbet çıktı kurada
Erdemi tanıyan erer murada
Ben gelemez oldum  kaldım burada
Sen bari bu bahar gel Hasan dağı...
 
 
Dilimde duasın, açsam elimi
Sevdânla tararım sazda telimi
Yine serseri mi, yine deli mi?
Dereler dolusu sel Hasan dağı...
 
 
Seni yâd ederim adını anıp
Ak saçlarım başımdaki kar sanıp
Sen de bencileyin hasretle yanıp
Eser mi bağrında yel Hasan dağı...
 
 
Atı alan üsküdar, çulu çırakta
Aksaray’ım mağdur, gönlüm firakta
Dört göz ile bekliyorum ırakta
Ne zaman olacak il, Hasan dağı?..
 
 
Halka hizmet HAKK’a hizmetmiş meğer
Dirliğin bedeli bin çaba değer
Tezekten terazi olursa eğer
Dirhemi boktandır bil Hasan dağı...
 
 
Bin bahar çiçekte Kırgıl’ın gülü
Diridir Aksaray sanmayın ölü
Kokutmasın bari bizi Tuz Gölü
Densizi defterden sil Hasan dağı...
 
 
Birliktir dirliktir başarı başı
Gözetip kollamak kavim kardaşı
Her insan bir değer bir köşe taşı
Köprülere muhtaç yol Hasan dağı...
 
 
Elbet ciğer çeker yükün nefesin
Ayık ki Aksaray yükselsin sesin
Yürekteki dava kadar yücesin
Mecnun’a çilesi çöl Hasan dağı...
 
 
Haykırmış nafile Hakkın almamış
Oldu olcakmış ama olmamış...
Hashas’da Nakkaş’ta kavak kalmamış
Lâle Bağ’larında gül Hasan dağı...
 
 
Karaviran Köyüm Aksaray’danım
Gurbet el gezerim ordadır canım
Benim memleketim sılam vatanım
Başka söz söylesem zül Hasan dağı...
 
 
 
Sen demir kazıksın yâdınla yaşa
Hasretim bağrında granit taşa
Kimin Bey eyledin kimisin Paşa
İhvâni Sultanım KUL Hasan dağı...
 
                            30.07.1988  11:48
Kelek kesen : O memleketin önde geleni, her işe eli uzanıp haklı haksız halledeni.
 
Nal toplattı : Yarışta birinci geldi.
 
Zula : Esrar saklanan gizli yer, cep.
 
Götürü : Tartı veya ölçü ile olmayarak, toptan ve kesin olan.
 
Ötürü : ...dan dolayı, o yüzden.
 
Ketir : Yanar dağın püskürdüğü granit taş parçaları yığını.
 
Avrat : Kadın.
 
Bari : f. Hususu ile. Hele. Hiç olmazsa. Bir def'a
 
Kırgıl’ın gülü : Hacı Osman efendi.
 
Densiz : ne idiği belirsiz, güvenilmez kişi.
 
Züll : Hakir olma, alçalma. Zillette oluş. Horluk.
 
Nal : Atın ayağına çakılan demir parçası.
 







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır