Muhammed-i Nur


Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
1.1.2. 2' li Sistem

 
2’ li SİSTEM:

2’li Sistem: “Ezelde ALLAHÜ ZÜ’L-CELÂL var idi”
Nokta... Söz bitti...
ALLAHÜZÜ’LCELÂL var iken yokluk vs. gibi mefhumlar dahi yok idi...
ALLAHÜZÜ’LCELÂL Kaza, Kader, İrade ve Meşiyeti ile “Var” ından var etti.
El Hâlik (celle celâluhu), mahlûkatını halketti...
Söylene gelen: “ALLAH (celle celâluhu) yoktan var etti...” sözünü biz:
“O şey kâinâtta yok iken, küllî şeye kadîr olan var edip yarattı...” şeklinde anlıyoruz.
Yoksa: “ALLAH (celle celâluhu) var iken bir de yokluk diye bir şey var idi de ordan ortaya çıkardı. Varlığın aslı yokluktur!” gibi sözler yanlıştır.
Hatta; küçük bebelere söylenen: “ Kardeşini leylek getirdi” gibi bir sözdür.

ZâtSıfatEsmâEşyâ... oluşumu “Ol !..” emri gereği “VAR” ından varoluştur ki aslında dört âlemdeki tevhidin temelidir...
Dört âlemdeki:
Vahdet-i Vücûd,
Vahdet-i Şühûd,
Vahdet-i Sücûd ve
Vahdet-i Ühûd Tevhidlerini;
Aklımızın; Çocuk, Genç, Olgun ve Pîr-i Fâni Hâllerinde anlayıp yaşayacağız, ilerde İnşâallah.
İlk halk edilen “Şey” tektir.
Teklik ise Yaratanın vasfıdır.
İlk halk edilen “Şey” kendi başına belirsizdir.
O şeyin zıddını halk etti.
O gün bu gündür akıl, zıdlar âleminde zıdların zevkine erme imtihanındadır...
Bir şey halkedildi, bir şey daha...
İki Şeyin münâsebetinden olay doğdu.
İki olayın münâsebetinden de varlık için zaman doğdu.
İki zamanın münâsebetinden akıllarda zann doğdu.
Zannın ise çoğu çürüktür.
Aklın zann yargısını “İlâhî Nakl” Terazisinde tartmak gerekmektedir.

Varlık-Yokluk, Işık-Karanlık, İyi-Kötü, İkrâr-İnkâr, Musa (Aleyhi’s-Selâm)-Firavun, İbrâhim (Aleyhi’s-Selâm) -Nemrud vs. “zıdları” sistemin temel taşlarıdır. “Lâ İlâhe”: İstisnasız hiçbir İlâh yoktur demek küfür (inkâr), “İllâ Allâh” ise ancak, ALLAH (celle celâluhu) hariç diyerek HAKK (celle celâluhu)’yu tasdik yâni ikrârdır. Bu iki zıddın sulhu tevhiddir. Bu ise sistemin var ediliş sebebi ve sonucudur.

Şu AN VAR OL-AN bir “ŞEY” in Evveli, Âhiri, Zâhiri ve Bâtını elbette vardır.
TEVHİD ise o şeyin bu vasıf ve hâllerini, ilk halkedenini bilmek ve inanmaktır.
Teknik olarak teoride (aslında) mümkündür ki helyumun iki atomunu ayırıp 2 hidrojen elde edildiği gibi oksijen de 16 hidrojene dönüştürülebilir.
Şartları yerine getirilebilse...
Neticede kâinâttaki her şey hidrojene dönüşse ve siz içinden herhangi birisini çekip sorsanız ki : “Seni kim yarattı?”
Vereceği her cevâb sonuç olarak: “ALLAHÜZÜ’LCELÂL” dir.
Şöyle ki: “Beni başka bir hidrojen yarattı” dese;
Hidrojeni hidrojen yarattı, zincirinin sonunda: “Yaratılmayan Hidrojen” dediğine varır ki o Hâlik Teâlâ (celle celâluhu) dur.
“Yok efendim bir ses yarattı!” dese; bahsettiğin ses bizim bildiğimiz seslerden farklı olan ve yaratabilene: “ Ses” diyorsun, deriz.
“Enerji” dese yine o enerji bizim bildiğimiz mevcûd enerjilerden farklı olan ve yaratabilen ise onun adı da sistemin sahibi Subhân olan ALLAH (celle celâluhu)’ dur.

Kesretten Vahdete geçerken son sırat köprümüz elbette İKİlik Köprüsüdür.
Nardan, Nura geçiş, inkâr ile ikrâr asasındaki “Tevhid Köprüsü” dür.



 




[ Geri Dön ]


Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır