Muhammed-i Nur


Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
114-EFENDİM

EFENDİM…
 
Kul İhvâni sefil seyyah geziyor
Demir leblebisin çile eziyor
Çırılçıplak Yâr Aşkını yazıyor
Âşığın gözü yok arda Efemdim…
 
 
Sevdâ Sahrasında özgür-ak alın
Dostu olmuş koyun-kurdun-çakalın
Kurtulmuş yükünden saçın-sakalın
Sâki chardarb etmiş Bâr’da Efendim…
 
 
Âdem’in rahatın bozduran kim miş?
Kerbelâ’ya kara yazdıran kim miş?
Nesimî derisin yüzdüren kim miş?
Sordum Hallac’a Dost, dâr’da Efendim…
 
 
Neşe bulmuş aynı dalda büyümüş
Olsun! Olmasın! Yok, hükmü buyumuş
Bin bir nazla Yâr koynunda uyumuş
Gülün gönlü varmış hâr’da Efendim…
 
 
Âdem’de dört unsur çamurdan sonra
“Maya”nın hüneri hamurdan sonra
Suyun serüveni yağmurdan sonra
Buhar ile Buzda - Karda Efendim…
 
 
HAKK Yoluna Ebu Cehil gerilmiş
Nemrud, İbrahim’e seyre serilmiş
Her Musa’ya bir Firavun verilmiş
Nûru şah fışkırmış nârda Efendim…
 
 
Şe’en-i Şah’ta HAKK, hak yaratıyor
Halk içinde HAKK’ı, HAKK aratıyor
Çile Tarağıyla dert taratıyor
Bu derdin çâresi Yâr’da Efendim…
 
 
Açlığa mahkumdur bir lokma tokluk
Tekliğe çağrıdır Cihanda çokluk
“Küfüven AHAD, O” nerede yokluk
“VAR” ından var etmiş “VAR” da Efendim…
 
 
Serhoş olmuş zevkten zerre dönüyor
Zerrenin zârine kürre dönüyor
Öz önünde bin bir kerre dönüyor
Özden önce gözün gör de Efendim…
 
 
Ahmağın aldığın atması boşa
Câhilin Cihanı yutması boşa
Körün köre kandil tutması boşa
Işığın hükmü yok körde Efendim…
 
 
Bu Meydanda bûse denktir azara
Bin bir baş fedâdır bir tek nazara
Aşk, aşk için aşkın sürmüş bazara
Aşk bir emânettir, Er’de Efendim…
 
 
Ben de bilmem ne işim var bu Handa
İyi - Kötü, Güzel - Çirkin bir yanda
Uğrun uğrun dolaşırken Cihanda
Yâr baktı düşürdü derde Efendim…
 
 
Sevdim, Sevgiliye serim getirdim
Dost Şems ile bin bir çile bitirdim
Çiçek yüreğinde tohum yitirdim
Dost, Dost’u soruyor nerde Efendim?..
 
 
Muhabbet buldurur aşkta menzili
Seven - Sevilenin zikreder dili
Ayân – beyân Çırılçıplak Sevgili
Kendidir İnsana perde Efendim…
 
 
Halkı HAKK Aşkına ümide ünle
Her an her zerrenle zikredip inle
Kevserin Sultanı’n sözünü dinle
Âşıklık belâdır serde Efendim…
 
 
Zerre zerre HAYY’dır kürre dokusu
HIRA’da haykıran HAKK’ın “Oku!..”su
Ya gül vardır ya da gülün kokusu
Bülbülün öttüğü yerde Efendim…
 
 
Şah Geylanî – Nakşî, Sevdâ Sultanı
Hâlvetî – Celvetî – Mevlevî Canı
Arab Şeyhim Melâmetin mekânı
Dost Kuddûsi Baba Bor’da Efendim…
 
 
İnsan bilmez derdin, niye yanasın
Havva’nın Babasın, Âdem Anasın
Özden gafil sofu varsın kınasın
Horlasın ne varmış horda Efendim…
 
 
Derd dikeni dolu gülün diyârı
Birlik bekleyişi bülbülün zârı
Yanar dağlar gibi özde gülzârı
Al rengin arıyor korda Efendim…
 
 
Nice zahmet ile usta olur tor tay
Her oka menzilin bulduran bir yay
Tenbelle - Câhilin işi çok kolay
Özün özde zevki zorda Efendim…
 
 
Halka hizmet aşkın ektiren burda
Zulmedip boynunu büktüren burda
Çekenle- Çekilen – Çektiren burda
Cennet – Cehennemi burda Efendim…
 
 
Sis ardında Yârle – Ağyâr seçilmez
Ağyâr elden Yâr Bâdesi içilmez
Dört nala, Dört Âlem tırıs geçilmez
Göz at etrafına dur da Efendim…
 
 
Gül – Gübreyle, Nûr – nâr, çâre yarada
Bin bir mârifet var kaşı karada
Elest’iyle Mahşeri bir arada
Her nefes üflenen Sûr’da Efendim…
 
 
Sen bende, ben Sende; bir tende olmuşuz
Desem bilmem, bilsem demem; n’olmuşuz
Boşalmışız Dostlar, Dost’la dolmuşuz
Tafsilat tevâtür Tûr’da Efendim…
 
 
Sefil Kul İhvâni, Âşık – Serseri
Alalı aklını gönül Dilberi
Câhile sözüm yok kâmiller beri
Muhabbet melâmet SIRR’da Efendim…
 
         01.03.1990  05:05 Shri…  
 
 
Arab Şeyhim Melâmetin mekânı : En son Melâmi pîri olan ve Üsküp’de HAKK’a yürüyen meşhur Muhammed nuru’l-Arabî Hazretleri Efendim…
 
Tevâtür : Kuvvetli haber. * Müteaddid şeyler birbiri ardınca zâhir olmak. * Bir hususun söylenmesi hemen herkesin ağzında olup, gezmek. Şâyia.
 
Tûr : Musâ Peygamberin (A.S.) Allah (C.C.) kelâmına nâil olduğu, Süveyş ile Akabe Körfezi arasındaki bir yer ve bir dağ ismi. Cebel-i Musa veya Tur-u Sinâ da denir. * İbn-i Sinâ'nın ceddinin ismi. (Bak: İbn-i Sinâ)







[ Geri Dön ]


Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır