Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
1.15. İNSAN LETÂİFLERİ

1.15. İNSAN LETÂİFLERİ

Resim

İnsanoğlunda; Beden, Nefs, Kalb ve Ruhtan oluşan 4 letâif, TEVHİD ve gereği ile mükelleftirler.
Sorumlu ve imtihan edilmektedirler.
Sır, hafî, ahfâ ise kemâlâtın ileri safhalarında kullanılan letâif makamlarıdırlar.
Merkezdeki sâbit nokta, süveydâ, Nûr-u Muhammed yâni Nûrullahın letâiflere ulaşım noktasıdır, prizidir.
Her letâif, kendi içindeki letâifleri kapsar.
Beden ise: tıpkı portakal kabuğu gibi tümünü kapsar ve cem'eder.

Tevhid, tesbih, tekmil, tekbir v.s. ile emredilen varlıklarda bu 4 letâifi incelersek:
1 - Bedeni, Nefsi, Kalbi, Rûhu olan varlık İNSANlardır.
2 - Nefsi, Kalbi ve Rûhu olan bedeni olmayan varlıklar CİNlerdir.
3 - Kalbi ve Rûhu olan Beden ve Nefsi olmayan varlıklar MELEKlerdir.
4 - Bedensiz, Nefssiz, Kalbsiz tek başına kalan Ruh ise; Emr Âleminden olup mahlûk mu, değil mi? sorusunun yıllarca cevâbı aranmıştır...
Ne fırtınalar kopmuştur...
"Efrâdına câmi', ağyârına mâni'!"dir...

Biz 4 letâifle 4 unsurun özellik ve benzerliklerine kısaca bir göz atalım:

1 - Beden - Toprak:
İkisinin özellikleri de benzerdir.
İkisi de her şeyin temeli ve kabıdır.
Ne ekersen onu biçersin.
Yer çekimi ile bencillik (egoizm) düşüncesi ikisinde de fıtrîdir.
İkisi de yutucudur.
İkisi de câmi'dir.
İkisi de bu âlemin anasıdır.

2 - Nefs - Ateş:
İkisininde İfratından (+) pozitif cehennem ki cahîm;
Tefritinden ise (-) negatif cehennem ki zemherîra;
İ'tidallerinden ise (optimum) en faydalı rızâ cennetleri doğar...
Ateş çoksa yanarsın, yoksa donarsın,
İ'tidal (uyum) hâlinde ise; ısınır, aşını pişirirsin...
Vücûd ısın 4o C ye çıksa feryâdeder yanarsın,
30oC ye inse donarsın oysa
37oC ise çalar oynarsın işte orta yol cenneti i'tidal adâleti budur.
Zîrâ i'tidal de nar, nurdur.

Nar ve Nur ise;
a- Nûru bulunan, nârı yakmayan ateş (Mûsâ aleyhi's-selâm'ın ateşi)
b- Nûru bulunmayan, nârı yakan ateş (cehennem ateşi)
c- Nûru bulunan, nârı yakan ateş (dünyâ ateşi)
d- Nûru bulunmayan, nârı yakmayan ateş (yeşil ağacın ateşi)
e- Nûru da hoş, nârı da hoş olan rızâ ateşi, aşk ateşidir...denmiştir.

Nefsi ve ateşi, ifrat ve tefritten koruyup i'tidâl üzere tutmak... İmtihan budur...
Nefsi ifratta şımartırsan ve başıboş bırakırsan, tugyân edip RABB'lık yapmaya kalkışır (Firavun).
Tefritte ise nefsi öldürürsen devre dışı kalırsın...
İ'tidali bulan Muhammedî nefs ise Fırka-i Nâciye yolunu izler.
Ve mezhebimizce elân var olan cennetlerin zevklerini karınca kaderince yaşar...

3 - Kalb (gönül) - Su:
İkisi de tenezzül ve tevâzu'lu, aşağıya akışlı (alçak gönüllü) ve diriliğin olmazsa olmazları.
Onun için; yere dökülen bir tas su gibi, her zerresiyle bu sistemin sâhibi Subhânallah Celle Celâluhu'ya secde eden dost dervişlere es-selâm!...

4 - Ruh - Hava:
Var ama gözükmeyen gâib...
Kuşatan, yutan ama yok gibi duran hava, özün özü Ruh...

Bir anım var;
Derbentli Deli Hasan Baba isminde bir HAKK dervişi vardı. 1965 yılında Hasan Dağ'ındaki yaylamızdan dönerken ormanın içinde önümüze çıkmıştı...
Birlikte köye geldik.
Rahmetli Hoca amcama misâfir oldu.
O gece yatsı namazı sonu halaka-i zikir kuruldu ve yer gök inlemişti... 1974 de Aksaray Ulu Câmi'de gördüm...
Önceleri yaklaştırmadıysa da sonra dost olduk.
"Hu" esmâsında, Kadîrî bir derviş ve 43 yıllık seyyahdı.
Kimsenin bir kuruşunu almaz, çayını dahi içmezdi.
Benimle dosttu... Çorba içerdik...
İsmimi hiç kullanmadı.
Hâlim iyi ise "çoban!" kötü ise "firâr!" derdi...
Birgün "Çoban oğlum; bu âlemde iki insan vardır; ya ahmak ya da âşık! Sen nesin?" deyince ben de :
"Baba, ben 17 yıl tahsil yaptım ne ahmağı, âşıkım âşık !..." dedim.
Güldü ve: "Çok güzel, demek âşıksın!... Peki bu âlemde ne arıyorsun?" dedi...
Kafamı bilgisayar gibi taradım, doğru ve uygun cevâbı buldum: "ALLAH'ı (celle celâluhu) !" dedim.
Rengi sarardı, kızardı, morardı ve: "Vay ahmak vay!.. Her yerde olan ne zamandan beri aranıyormuş!... Âşıkmış!... Firâr!..." dedi.
1982'de Ankara Bâlâ kazasında HAKK'a yürüdü...
Rûhu şâd olsun...

Evet, yitiğini aramayan ahmaktır; ancak, bulduktan sonra arayan da ahmaktır...
Bir ayna karşısında çırılçıplak bedenini seyretmek...
Sonra palto gibi, bedenini soyunup nefsini seyretmek...
Ceket gibi nefsini soyunup kalbini seyretmek...
Gömlek gibi kalbini soyunup aslını, rûhunu seyredebilmek...
Nûr-u Muhammed'i seyredebilmek...
Tecellî tezgâhında tevhid temâşâsı...

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Men arefe nefsehu fekad arefe Rabbehu: Kendini bilen RABB'ini bilir" buyurdu.
(Aclunî, Keşfu’l-Hâfâ II/343 (2532)

Kendini bilmek; "Lâ ilâhe"
RABB'ini bilmek; "İllâ ALLAH" tevhidinin tekemmülü için;
Tüm sistem hizmetçin mesâbesinde emrine ve hizmetine musahhar kılınmıştır...
ALLAHu Zu'l-Celâl, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, insanlar ve tüm varlık (maddî, mânevî) İNSAN denilen bu nazlı çiçeğin tevhid tekemmülüne elân hizmettedirler...

Kemâlât kademeleri:
1-Şerîat-ı Muhammedîyye ile bedeni terbiye okulu (ilkokul gibi)
2-Târikat-ı Muhammedîyye ile nefsi tezkiye okulu (ortaokul gibi)
3-Mârifet-i Muhammedîyye ile kalbi tasfiye okulu (lise gibi)
4-Hakîkat-ı Muhammedîyye ile Rûhu tecliye okulu (üniversite gibi)

Cehâletinden Arınma, Kemâlâtını Bürünme Metodunda dördü de;
HAKK (celle celâluhu) harfini kullanmakta...

Buz – Su – Buhar - Bulut;
Ayrı özellik ve güzellikte gözükseler de dördünün de formülünün aslen H2O olduğu gibi dört okulda da HAKK (celle celâluhu) esastır.
Erimek – Akmak - Yükselmek ve Rahmet olup Aşk Bağlarına Yağmak...








[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır