Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
116-SULTANIM



~ SULTANIM ~
 
Eğlenin durnalar bir haber deyin
Sormuş mudur bizi size Sultanım…
ALLAH’ ın aşkına doğru söyleyin
Selamın saldımı bize Sultanım…
 
 
Sevdâ sahilinde sarardık solduk
Dermanı boşalttık derdiyle dolduk
Boşuna mı Kervan Kîtmir’i olduk
Yedi yerde yönüm ize Sultanım…
 
 
Deli damla bulut bulut ağlanır
Dağlar bağrı rahmetiyle dağlanır
Bir bohçaki dört ucundan bağlanır
Kim ister ki kıra üze Sultanım…
 
 
Gül mevsimin gördük güzel güleçti
Sevdâ bazarında sevdiğin seçti
Kışın kahrın çektik bahar yaz geçti
Gördüğün gösterir güze Sultanım…
 
 
Çobanın çilesin kaval eyledik
Sûrette sîretin süval eyledik
Sap samanla tohum çuval eyledik
Aşkın eleğinden süze Sultanım…
 
 
Kırkların kahrını çekmez kediler
“Kır düğümün iki ucun…” Yediler
Tutmuş ellerinde erler…” dediler
Çilemizi çalap çöze Sultanım…
 
 
 “HAYY” isminden hayâ eden baharın
Derdinden delirdi karı dağların
Utanır güneş - ay yüzünden Yârin
“Gelmesin güzelim” göze Sultanım…
 
 
Bulaşdı bulanık oldu durumuz
Güreşdi su ile yerde kurumuz
Dost; dua eyleyin dörd unsurumuz
Tevhid teknesinde öze Sultanım…
 
 
Bir lokmada kırk düğümün tokluğun
Ağyar ol’dur bilmez Yârin yokluğun
Tartmasınlar terazi de çokluğun
Tevhid tevatürü aza Sultanım…
 
 
Zâhir – bâtın, güller - gübreye eştir
Dört âlemin dördü dalda kardeştir
Ateşte yok olan, “ASL”ı ateştir
Niyaz hoş gelmişdir naza Sultanım…
 
 
Ayık mı yorgun mu seherde sesler
Aşk rüzgarı alev alev nefesler
Sanma salmaz sevdâmızı kafesler
Sırlarız sırrımız saza Sultanım…
 
 
Apaçık zülmüdür zalimlere zül
Canların tenidir tevhidine tül
Her daldan bir tomur verir gonca gül
Her bahar gebedir yaza Sultanım…
 
 
Kim kaybetmiş kor ateşi koyunda
Sevdâyın sırrını seyret soyunda
AS’ ın ŞAH’ ın hatırı var mı oyunda
Hükümmü geçiyor koza  Sultanım…
 
 
Kimi tel dövüyor kiminde cura
Kimi “Hak Âşığı” üflüyor sûra
Yüce dağda kar erimez, gel bura
Ensemizde bişen boza Sultanım…
 
 
Sadr-ı Sultan seher, seker mi bilmem
Çilemiz çarmıhta, çeker mi bilmem
Ateş mi vereyim, şeker mi bilmem
Yârin yâdigârı yoza Sultanım…
 
 
Aceleci canım Cânânda ölü
Gâhi Everestte gâhi Lût Gölü
Hasretten yanarken Kerbela Çölü
Kırgınım Kutupta “buz”a Sultanım…
 
 
Aşkı aşk yazıyor Âşık okuyor
Aşkı tezgâhında aşkı dokuyor
Diyorlarki Kul İhvâni kokuyor
Belememiş anam tuza Sultanım…
 
16.01.1988  18:00







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır