Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
118- GÖRDÜM KÂBE’DE

GÖRDÜM KÂBE’DE...
 
Ne eli ne ayağı var
Ne solu ne de sağı var
Bin bir nefes bir bağı var
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Mermerlere dizin çökmüş
Gözlerinden inci dökmüş
Kalb üstüne başın bükmüş
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Haşir-neşir HAKK’la halı
Sırr sarığı âşık alı
Secdede sevdâ sakalı
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Elest-Mahşer, Yevmi’d -Dini
Tahkik etmiş Tevhidini
Arz eden Dosta derdini
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Hacerü’l- Esved yemini
Dolu sunmuş Dost demini
ALLAH aşkın zemzemini
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Sûreti harab hırpani
Sîrette Tevhid Tırpanı
Canında bulmuş Cânânı
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Dost devletine dört nala
Çarpanasın çala çala
Karışmış saçı-sakala
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Subhân’a sunmuş suçunu
Sermiş sevdâya saçını
Öptüm ellerin içiini
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Lütf eyledi bâde sundu
Yıkandı yüreğim yundu
Alev alev içim yandı
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
Yalvardık HAKK’a diz dize
Bezm-i Duada Biz Bize
Rıza sunduk RABB’imize
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Alacağın almış Âşık
Aşk deryasın dalmış Âşık
Sırrın ayân salmış Âşık
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
Sevdi seyrim Dost eyledi
Derim yüzdü post eyledi
Muhabbette mest eyledi
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Okutttu Aşk Defterimi
Depreştirdi dertlerimi
Sevdâya saldı serimi
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
Bir kuytu yere oturmuş
Uğrun uğrun otağ kurmuş
Av imiş avcısın vurmuş
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Altın Oluğun altına
Hicr-i İsmail yanına
Almış Kâbe’yi alnına
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Âl ü Ehl-i Beyt ü Şah’ta
Aşkıyla Rasûlallah’ta
Kara donlu Beytullah’ta
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Sırr-ı Subhân sevdâ tarar
HAY da Hayat, Mevlâ karar
Mecnun olmuş Leylâ arar
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
Geçmiş-Gelecek-Ân, dönen
Mekân dönen, zaman dönen
Kâbe duran, İnsan dönen
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
Yakîni olmuş neşenin
Irağına “Ben”im “Sen”in
Giydirmiş gönle kefenin
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Mavi ışık aşk beratı
Kırmızı çizgi Sırat’ı
Aşkın yaşlanmış Kır Atı
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Uzun ırak yollar ile
Dese deste güller ile
Bin bir dua diller ile
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Nice kıyafet kılıkta
Soğuk sıcakta ılıkta
Ayna gibi aydınlıkta
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Varın yoğun çözülmüşler
Küçülmüşler büzülmüşler
Tesbih gibi dizilmişler
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Elest-i Sâfâ’sı ser’e
Merve misaldir mahşere
Yeşil direk ara yere
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
“Sâfâ” daki beşik sesi
“Merve” de mahşer neşesi
Koşuşmak hayat nefesi
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Hacer’in sütü zemzemi
Al kan olup çile demi
Kudsal Kâbe’nin merhemi
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Bildim muhabbet elçisi
Sevenlerin temsilcisi
Subhân’ın sevdâ incisi
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
Devr-i Devran, seyr-i Seyran
Cevl-i Cevlan, hayr-ı Hayran
Anlı şanlı belli Sultan
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Eğri - büğrü yolum ile
Dokundum sağ kolum ile
Alper Vahid oğlum ile
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Bırakmış lira kuruşu
ALLAH ALLAH kalb vuruşu
Vakur vefâkâr duruşu
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Yüreği Yârdan yaralı
Yarasına ateş saralı
Irak Elden Buharalı
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Kıblesi altın Oluğa
Hükmü var nefes soluğa
Epey terk çocuk çoluğa
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Kara yağız beyaz saçlı
Sakalı alaca meçli
Öyle candan öyle içli
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Esrârın zulaya almış
Aşkın Arş-ı Alâya almış
Mikatın Mevlâ’ya almış
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
“Ağyâr bağların Çöz!” dedi
“Buzlar alevli köz!” dedi
“Bakan, görendir göz!” dedi
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Soğuk mermer sıcak alın
Başı kabak ayak yalın
İbrahim’den almış hâlın
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Zeytinimi, incirimi
Gördü demedi kirimi
Belki saydı da Pîrimi
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Serseri idim serhoştum
Sekr ü cezbesiyle coştum
Ardı sıra peşin koştum
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Tahkiki Sünnete uydu
Belki Ab-ı Hayat Suydu
RABB Rızası, Hızır buydu
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
 
Kul İhvâni Kıtmîr seni
Yine yaraladın beni
Şenlendi gönül gülşeni
Bir Âşık gördüm Kâbe’de...
 
02.02.1989
                   Kâbe’nin karşısında...
                   Yaşanan şey...
 
 
Haşir : (Haşir) Toplanmak, bir yere birikmek. * Toplama, cem'etmek. * Kıyametten sonra bütün insanların bir yere toplanmaları. Allahın, ölüleri diriltip mahşere çıkarması. Kıyamet.
 
Neşir : Neşretmek, yaymak, bir haberi fâşetmek, herkese duyurmak, şâyi kılmak.
 
Ser : Baş, kafa
 
Sâfâ : Mekke-i Mükerreme'de bir yerin ismi.
Merve : Mekke-i Mükerreme'de bir tepenin adı olup hacılar, Merve ile Safâ arasında yedi def'a gidip gelirler. Bu, haccın rükünlerindendir. Bu gidip gelmeye "sa'y" denir.
 
Yağız : Esmere çalan.
 
Meç : siyah beyaz karışık olan.
 
Zula : Esrâr saklanan gizli cep.
 
Mikat : Bir iş için tayin edilen zaman veya yer. * Mekke-i Mükerreme yolu üzerinde hacıların ihrama girdikleri yer.









[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır