Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
121-ZEVKLER 4


ZEVK 637
 
Şeceretü’l- Kevn Tohumu; İsim-Sıfat zuhuru “Kûn!”
Kemâlâtın kaynağı “Kaf”, Nûrunun menbağıdır “Nun”
Gerçi küfür de “kef” tendir, nekre de “nun”dandır lâkin
Tûbâ’nın kökü Zakkumda, Nârındaki Nûr sorduğun!...
 
                                      13.03.1990  08:44   ev
 
 
Şeceretü’l- Kevn :  Kâinat Ağacı. Yaratılış serüveni.
 
Nekre : Nurun zıddı. Belirsiz olan.
 
Tûbâ : Cennette bulunan ve kökü göklerde dalları aşağıda olan ağaç ismi.
 
Zakkum : Cehennem'de bir ağacın ismi, cehennemliklerin yiyeceği. * Gösterişi güzel, çiçekli ve zehirli meyvesi olan yâsemine benzeyen bir bitki ismi.
 
Tûbâ’nın kökü Zakkumda : Tevhidin isbatı-ikrarı olan “İllâ ALLAH” nuru, “lâ ilâhe” hiçbir ilâh yoktur inkarına dayanır ve sonra gelir.
Zıdların zevki zor iştir tasavvufta. Gübreyi nar, gülü nur bilmek ve yaşamak ile eşyanın haikatına geçip gülün güzel kokusunun gübrenin kötü kokusundan oluştuğunu anlamak Tahkiki Tevhiddir.
 
 
 
ZEVK 638
 
Ruhtur güneş, Ay akıldır. Dünya, cesed, benlik... Bunlar
Yıldızlar gibi duygular, Sînenin elçisi onlar
İlim tahsil yeri Sîne, Kalb ve Nefis iki kapı
İrade ve dili ile, “Hayr ü Şer” dedir İnsanlar...
 
                                      13.03.1990  19:59   ev
 
Güneş-Ay-Dünya : Ay ışığını güneşten alır. Dönüş sistemleri, gece-gündüz, güneş ve ay tutulmaları vs.
 
Ruh-Akıl-Ben : Ruh daima sabit ve nur kaynağıdır. Akıl her an azalıp çoğalabilir iş görmesi şartlara bağlıdır. Mesela sarhoşke, uyurken, komadayken vs. İşiığını Ruhtan alır.
 
Ruh Tutulması : Tıpkı güneş tutulması gibi. Eğer Akıl, Ruhla cesed (Ben) arasına girip cesdin Ruhî nurunu keserse gündüz gece olur, kemâlât cehâlete dönüşür.
 
Akıl Tutulması : İnsan ın bedensel yaşayışı Ruhla Akılın arasına girip akılı Ruhî nursuz bırakırsa akıl yok olur zifiri gece de cehâletin cehenneminin en kötüsü başlar... 
 
 
 
ZEVK 639
 
Ezelin Evveli nerde, var mı Ebed’de Âhir?
Leylâ “Kün!”den önce vardı, “yekûn” ile Mecnun mâhir
Muhabbetin mânâsına mazhar olan Muhammed’dir (sav)
Dört âlemde Mustafa’dır. Evvel-Âhir-Bâtın-Zâhir...
 
                                      13.03.1990  20:04   ev
 
 
Mâhir : Becerikli, hünerli, san'atkâr.
 
Mazhar : Sahib olma, nâil olma. Şereflenme. * Bir şeyin göründüğü, izhar olunduğu yer. Çıktığı yer.
 
Dört âlem : Şariat-Tarikat-Mârifet-Hakikat.
 
Mustafa : ıstıfa edilmiş. Süzülmüş . Seçilmiş. Sellekte edilmiş. Veya (Safvet. den) Güzide. Istıfâ edilmiş. Has ve seçilmiş. * Hz. Peygamber'in (A.S.M.) mübarek bir ismi. (Bak: Fahr-i kâinat - Resul)
 
 
 
ZEVK 640
 
Dört Makam-ı Muhammed:
 
“Mevcûd Makamı” Dünyada, “Makam-ı Mahmud” âhirette
“Dârü’l Mukame Makamı” Kulluk Durağı Cennette
Şühûdun Şahı Muhammed (sav), “Kâbe Kavseyn” Şâhidi
Kâbe’nin dört köşesinde, dört âllem Bayrak elbette...
 
                                      13.03.1990  19:23   ev
 
 
 
Mevcûd Vücûd Makamı :
يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ
قُمْ فَأَنذِرْ
“Ya eyyuhelmuddessiru. Kum feenzir. :  Ey bürünüp sarınan (Resûlüm)! Kum feenzir.” ( Müddesir 74/1-2)
 
Makam-ı mahmud :
 
وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَّكَ عَسَى أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا
“Ve minel leyli fe tehecced bihi nafiletel leke asa ey yeb'aseke rabbüke mekamem mahmuda : Ve minel leyli fe tehecced bihi nafiletel leke asa ey yeb'aseke rabbüke mekamem mahmuda” (İsrâ !7//9)
 
Dârü’l Mukame Makamı :
 
الَّذِي أَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِن فَضْلِهِ لَا يَمَسُّنَا فِيهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا فِيهَا لُغُوبٌ
“Ellezi ehallena daral mükameti min fadlih la yemessüna fiha nesabüv ve la yemessüna fiha lüğub : O (Rab) ki lütfuyla bizi asıl oturulacak yurda (cennete) yerleştirdi. Artık orada bize ne bir yorgunluk dokunacak ne de orada bize bir usanç gelecektir.” (Fatır 35/35)
 
Kâbe Kavseyn :
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّى
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى
“Summe dena fe tedella. Fe kane kabe kavseyni ev edna : Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.” (Necm 53/8-9)







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır