Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
128- HASRETTE


HASRETTE GÜNLER...
 
Kırgınım, küskünüm vefâsız Yâre
Hasrette bıraktı beni intizâre
Bazen bulut olup binip rüzgâre
Çok isterdim Bey Dağların aşmağı...
 
 
Menunum Leylâya ezelden mestim
Sîne Çöllerinde çar-naçâr estim
Gayri ağyâr ile ülfeti kestim
Nazarım celb etti Yârin yaşmağı...
 
 
Ayrılmıyor gözüm Yâre bakmaktan
Deli gönlüm Dost derdiyle yakmaktan
Âşıklar unuttum arsız akmaktan
Aşk ü Cezbe ile çalıp coşmağı...
 
 
Göz yaşım al kana bürüten Yâr’im
Gurbette çileyle çürüten Yâr’im
İki âlemde ayağım yürüten Yâr’im
Erenler öğretti aşka koşmağı...
 
 
Yaktı Yâr hasreti çilem çağlıyor
Aşk külhanı gönlüm, sînem dağlıyor
Bilmeyen sanır ki derdden ağlıyor
Gözümden dökülen yüreğim yağı...
 
 
Can bekler boğazı, kasapta bıçak
Korkusuzdur kurban, kanı ılıcak
Buz gibi yok olmak!... Dirilik sıcak
Bilen bilmeyen var, ölüyü – sağı...
 
 
Ne batan-ne doğan, özün oluşu
Doğru doruğundan Dostun doğuşu
Mor sümbülü-Çiğdem-Ceylanı-Kuşu
Elest’ten aşinâ bize Nur Dağı...
 
 
Zâlim eller zulmü, zevk... diyârımda
Yaz-güz ile kış var ilk baharımda
Dört mevsimlik ömrüm ak saçlarımda
Çiçek cümbüşünde Çileler Çağı...
 
 
Sevdâ Sultanımız bilinmez “İL” de
Hasreti sînede  destanı dilde
Belki bencileyin başka sahilde
Bülbülün bekliyor gonca gül bağı...
 
 
Garibin gurbetten gelmek istiyor
Çok ağladı Cânâ, gülmek istiyor
Kul İhvâni sefil ölmek istiyor
Nazlı Yâr nazarı zehirsiz ağı...
 
26.02.1989  04:55 shr.







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır