Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
141-CÂNÂ



~ CÂNÂ ~
 
Muhabbet bezminde aşka muhtaçlar
Eyninde hırkası başında taçlar
Geldi bahar demin aldı ağaçlar
Çağla çiçeğinde erikler Cânâ…
 
 
HAKK hükmü her zaman yürüsün deyü
Âşıklar zincirin sürüsün deyü
Aşkın güneşinde kurusun deyü
Serleri sırata serikler Cânâ…
 
 
Derd-i deli gönlüm dâglattı yine
Aşkı âşıkları ağlattı yine
Rahmet-i RABBANÎ çağlattı yine
Almadı göz yaşım arıklar Cânâ…
 
 
Çatır çatır cisim inliyor beden
Ceset kulağıyla dinliyor beden
Ebedî ülküyü ünlüyor beden
“Ne bu!?” diyor nefsi yarıklar Cânâ…
 
 
Koşan insan bilme “devran” koşuyor
Kâmil olan seyran hâlin dışıyor
Can Cânân seherde “cevlân” coşuyor
Vââd-i vuslatına vuruklar Cânâ…
 
 
Yeşil giyer bağlar çiçek allanır
Salkım salkım sevdâlanır sallanır
Döner devran demin alır ballanır
Şeker - şerbet keser koruklar Cânâ…
 
 
Mor ala dağları sarar kör duman
Vahşidir… Vuslâta yol vermez aman
Giyer kardan gelindiğin bir zaman
Başın eğer aşka doruklar Cânâ…
 
 
Eteğin dolusu taşlıyor bizi
Cevr-ü cihan çile… Derd dizi dizi
Çırıl çıplak soysak göremez gizi
Yüreği örümcek örükler Cânâ…
 
 
Taş’ın aslı taş’tır kor alev yakmaz
Hâlin devr edemez eriyip akmaz
Agyâri Yâr edip yüzüne bakmaz
Gönüller güzelin görükler Cânâ…
 
 
Tevhid tesbihine başın dizenler
Cevr-ü-cefâ çeken çile çizenler
Şarab-ı ŞAH bilir koruk ezenler
Aşkın âteşini körükler Cânâ…
 
 
Ah eder âşıklar Yârin ararlar
Gece gündüz kurda - kuşa sorarlar
Dörd mevsimde dörd âlemi tararlar
Gönül dağın gezen Yörükler Cânâ…
 
 
Zaman - mekân rengin solduran ateş
Gönlümüz boşaltan dolduran ateş
Çiledir aşkımız olduran ateş
Cahildir çilesi çürükler Cânâ…
 
 
 “Meyhâne muhabbet meşkte” diyorlar
“Yâr yalnız gerekir köşkte” diyorlar
“Hesab – kitap aşktır, aşkta” diyorlar
Defteri ezelden dürükler Cânâ…
 
 
Dalgalar gel - gitte sahil oturur
Sevdâ buselerin toplar getirir
Aşkın seli darda komaz götürür
Sevdâ sâhiline sürükler Cânâ…
 
 
 “Cihan benim – ma’mur ederim” diyor
“Canlı geldim ölü giderim” diyor
“Âşık kim? Aşkı ben niderim? “ diyor
İhvâni’m… Tohumu çürükler, Cânâ…
 
28.02.1988 21:39
Serikler : serilmiş olanlar.
 
Dâg : f. Yanık yarası. * İnsan veya hayvan vücuduna kızgın demirle vurulan damga.
 
Arıklar : Su arklARI
 
Yarıklar : Yırtılmış olanlar.
 
Dışıyor : Sıırı dışarıya kararınca veriyor.
 
Vuruklar : Vurgun olanalar. Çok sevenler.
 
Koruklar : Olmamaışlar, hamlar.
 
Doruklar : Dağların zirveleri.
 
Örükler : Örülü olanlar, her yeri ağla kaplamışlar.
 
Görükler : Görmüş olanlar.
 
Körükler : Körükle hava basıp ateşi çokça yakar.
 
Yörükler : Dağlarda sürüleriyle yaylacı dolaşanlar.
 
Dürükler : Dürülmüş olanlar.







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır