Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
141. Âşıklar Bilir
ÂŞIKLAR BİLİR…
 
                                                         Elde etmeye sebeb kalbin cezbesi
                                                         Yüreğin ahıdır NEYlerin sesi
                                                         Semâlarda semağ kimin neşesi?
                                                         Feleğe baş çeken âşıklar bilir …
 
                                                                              *
 
                                                         Ruhu cilâlayan Şahın şerbetin
                                                         Gönüller arıtan aşkın gurbetin
                                                         Hakikat - hayal’de HAKK’ın hasretin
                                                         Öze tevhid eken âşıklar bilir …
 
                                                                              *
 
                                                         Fânilik Köyü’nde âkil - deli kim?
                                                         Deryanın dibinde ağyâr - veli kim?
                                                         Kerbelâ çölü’nde, Tevdid Seli kim?
                                                         Gözün yaşın döken âşıklar bilir …
 
                                                                              *
 
                                                         Hitab Hırası’nda Hakkın Hicri’nde
                                                         “Bismi Rabbeke!” aşk, “İkrâ!” ecrinde
                                                         Leyl ü Kamer, Şems-i Fazlın fecrinde
                                                         Şafaklarla söken âşıklar bilir …
 
                                                                              *
 
                                                         İhvâni kıtmirim kervanı kolla
                                                         Kesme irtibatın yolcuyla yolla
                                                         Bilmez esrarımız hocayla–molla
                                                         Divan’a diz çöken âşıklar bilir …
 
                                                                            21.10.1993  14:07
 
 
 
 
Cezbe : Tas: Meczubiyet, istiğrak. Allah'ı hatırlayıp Allah sevgisi ile kendinden geçer bir hale gelme.
 
Semâ : Gök yüzü. Asuman. Gök. * Her şeyin sakfı. * Gölgelik. * Bulut ve emsali örtü.
 
Semağ : Sema’ : İşitmek, kulakla dinlemek. * Mevlevilerin zikir esnasındaki dönüşleri.
 
Felek : Gök, gök katı, devir. * Tâli', baht. * Büyük ve dâirevi olan şey. * Her gök seyyaresinin gezdiği âlem. * Dünyâ, âlem.
 
Âkil : Akıl sahibi, akıllı.
 
Hıra : Mekke-i Mükerreme'nin civarında bulunan ve Hz. Peygamber'e (A.S.M.) ilk vahyin geldiği mağaranın ismidir. Bu mağaranın bulunduğu dağa Hırâ dağı denildiği gibi, Harrâ veya Cebel-i Nûr da denilmektedir.
 
Bismi Rabbeke : Rabbinin ismi ile.
 
İkrâ : Oku!
 
Fazl : Âlimlere yakışır olgunluk. * İmân, cömertlik, ihsan, kerem, ilim, ma'rifet, üstünlük, hüner, tefâvüt, inayet. * Artmak. * Artık, (bunun zıddı naks'tır).
Fecr : Tan yerinin ağarması. Şafak. Sabah vakti, güneş doğmadan evvel şarkta hâsıl olan kızıllık. * Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak.
 
İrtibat : Bağlanmak, raptedilmek. Muhabbet, dostluk ve alâkadarlık. * Düşmana karşı cenk için hudutta at sahibi olmak.
 
Molla : Eskiden büyük âlimlere verilen isim. * Büyük kadı. * Efendi, hoca, Medrese talebesi.
 
Divan : Eskiden yaşamış şâirlerin şiirlerinin toplandığı kitap. * Büyük meclis. Büyük ve idâre işlerine bakan bilgili, nüfuzlu kimselerin toplandıkları yer.









[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır