Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
143-BU GECE


~ BU GECE ~
 
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Uykudan uyardın bülbül dilleri
Açmıştır tomuru gonca gülleri
Al getir bu gece Yârin kokusun…
 
 
Avcı tuzağına düşsede şikâr
Narından nûr aşkın zararında kâr…
Gönüllü gönülsüz gizli aşikâr
Çal getir bu gece Yârin kokusun…
 
 
Başsız ayaksız koş koma sabahı
Bir yudum ateştir alevin ahı
“Dürr-i Yektâ” derin deryâ dergâhı
Dal getir bu gece Yârin kokusun…
 
 
Cennet cömerdidir böyle… Bu günde
Kızarmış bıldırcın orta öğünde
Mihmânı ol bir gececik köyünde
Kal getir bu gece Yârin kokusun…
 
 
Tevhid telli Aşk Rebâbı’n eline
Ateş döktür gözlerinden teline
Varımız yoğumuz sevdâ seline
Sal getir bu gece Yârin kokusun…
 
 
Gönül virânemin Sultanı sensin
Akseder uğuldar, ruhumda sesin
FERHAD gibi karlı dağlar sînesin
Del getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
RASÛL’ un rızasın, ŞAH’ ın şükrünü
Zâhir - bâtın zevk eyleriz zikrini
Naz - edâsın çekip, aklın fikrini
Çel getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Aşk imiş akçesi dini diyânet
Aşkın pazarında para pul senet
Sen âşık yelisin, olma muhanet
Gel getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
 “BÂKI” “BİR” dir… Çokluk fâni ölesi…
“Sırr Sûr”u öte “İki” mizi bölesi
İster bende, ister, kulu kölesi
Ol getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Zümrüd-ü Ankanı KAF DAĞ’ a salda
Esersin ya, hani… Binbir Masalda…
Tozun toprağın süz, arın boşal da…
Dol getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Cihanın cevrini bırak el alsın
Seninde aklını, gör, güzel alsın
Yedi rengin yad ellerde yel alsın
Sol getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Umudum sendedir unutma emi
Geçmeden seherin sevdâlık demi
Olsa yalçın dağın sarı çiğdemi
Yol getir bu gece Yârin kokusun…
 
 
Sevdâ sahrasında sırr, “serserilik”
Meydan-ı muhabbet candan berilik
Cânân için ölmek, can’a dirilik
Öl getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Ko!... Senlik – benliği… Söyleki; susun!...
Duyalım derûni dilber duygusun
Gecenin koynundan tatlı uykusun
Böl getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Mecnun’u nerede biliyor Leylâ
Aşka uyan; gel, uyandır: esselâ
Ehl-i ŞÜHÛD dergâhıdır KERBELÂ
Çöl!.. Getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Ar değil âşıga deli demesi
Âşık aşka susuz, sevdâ emesi
Tomuru burnunda gelin memesi
Gül… Getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Boşaltıp süsleyin Yâr’e can evin
Bedeli başınız!... Sevgili sevin!...
Farkı yoktur kızıl korla alevin
Kül… Getir bu gece Yârin kokusun…
 
 
Göz gözdür gök yüzü gözün ıymasın
“Sarı Yıldız” yad ellere uymasın
Uyusun ufuklar kimse duymasın
Tül… Getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
 “O” Bizde, biz “O”nda… Olmadık kayıp
Hasret çekiyoruz yılları sayıp
Arz-ı ah eylemek Âşıga ayıp
Zül… getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Eren ellerinde olma maskara
Âyet tarağında Hikmetler tara
Kudreti elinde Vahdetin ara
Bul getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 
Gelmişiz cihana İhvâni Sultan
Gözüken bahana İhvâni Sultan
Dizin çök DİVAN’a İhvâni Sultan
Kul… Getir, bu gece Yârin kokusun…
 
 29.02.1988  05:40  Seher
 
Şikâr : f. Av, avlanan hayvan. Avlama. * Düşmandan ele geçirilen mal. Ganimet.
 
Aşikâr : f. Belli, meydanda, açık. Bedihi.
 
Dürr-i Yektâ : Tek ve enkıymetli inci tanesi..
Dürr-i Yektâ : Tek ve enkıymetli inci tanesi..







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır