Muhammed-i Nur


Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
1.5.2. ALLAH (c.c.) Duaları Kabul Eder

 

1.5.2. ALLAH Teâlâ celle celâluhu Duâları Kabul Eder Âyet-i Celîleleri:


وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ

Resim--- "Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne) : Kullarım sana, Beni sorduğunda: Gerçekten Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit duacının duasına (dileğine) karşılık veririm. O hâlde onlar da benim dâvetime uysunlar (koşsunlar, karşılık versinler) ve Bana lâyıkıyle imân etsinler ki doğru yolda gidebilsinler! (rüşde erip doğru yolu bulalar)." (Bakara 2/186)

وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ
Resim---“Ve kâle rabbukumud’ûnî estecib lekum, innellezîne yestekbirûne an ibâdetî se yedhulûne cehenneme dâhırîn(dâhırîne) : Rabbiniz şöyle buyurdu : Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min 40/60)

أَمَّن يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ إِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَاء الْأَرْضِ أَإِلَهٌ مَّعَ اللَّهِ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
Resim---“Emmen yucîbul mudtarra izâ deâhu ve yekşifus sûe ve yec’alukum hulefâel ard(ardı), e ilâhun meallâh(meallâhi), kalîlen mâ tezekkerûn(tezekkerûne) :Ya da sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, kendisine dua ettiği zaman icabet eden, kötülüğü açıp gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.” (Neml 27/62)

Dua, kaza ve kader müsâidse kabul olur, değilse HAKK celle celâluhu sabır verir.
Dua, havf (korku) ile recâ (arz ve umma) arasındadır:


بَلْ إِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِنْ شَاء وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ

Resim--- "Bel iyyâhu ted’ûne fe yekşifu mâ ted’ûne ileyhi in şâe ve tensevne mâ tuşrikûn(tuşrikûne) : Bilakis! Yalnız O'na (ALLAH'a) dua edersiniz. (yalvarırsınız). O, dilerse kendisine yalvardığınız belâyı üzerinizden kaldırır ve o an O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz." (En'âm 6/41)
Rüsd, reşidlik:
maddî (bedenî), mânevî (aklî) olgunluk (Nisâ 4/6 bkz.)
Râşid: doğru yolu bilebilen ve bulabilen aklî olgunlukta olan. (Hucurât 49/7 bkz.)
Dua, emredilmiş bir sebebe sarılmadır.
Duada, özün ve sözün bir olması hâliyle şarttır.
Dua okumakla derûni dua etmek farklıdır.


Adamın birisi, İsa (aleyhi's-selâm)'ı ölüyü diriltirken dinlemiş ve duasını ezberlemiş.
Bir yakını ölünce de kullanmak istemiş ama nâfile, ölü kalkmıyor!
İsa (aleyhi's-selâm)'a gitmiş sormuş:
"Efendim sizin duanız bu değil miydi?"
demiş.
İsa (aleyhi's-selâm) ise:
"Dua, o dua ancak; ağız, İsa'nın ağzı değil!." buyurmuştur.

Dua sebebine sarılmada helâl lokma da çok çok önemlidir.
Derler ki zâlim Haccac, müstecâb dua (duası kabul) olanları zorla toplayıp ziyâfet vermiş de:
"artık aleyhimde dua (beddua) edin isterseniz, midenize haram girdi!."
demiş.
Haram girince dualarının; değil Arş'a, kulaklarına kadar bile çıkamayacağını bilirmiş zâlim ve hâin adam!.

Resim




[ Geri Dön ]


Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır