Muhammed-i Nur


Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
187- İHVANÎ III
 
~İHVANÎ III  ~
 
 
İhvânî’den şikayetin var yâre
Başından sevdasın atma bilmiyor
Ömrümü düşürdü dost ah ü zâre
Yan gelip bir yana yatma bilmiyor…
 
                  
 
Gün güneşe gebe neylesem eyvah
Esiyor tanyeli geliyor sabah
İstikbâli kıble dolunayda mah
Sevda semasında batma bilmiyor…
 
                  
 
Aşk olsun erenler aşk azarına
Nevcihan nasipli naz nazarına
Niye girdi bilmem aşk nazarına
Almayı bilmiyor satma bilmiyor…
 
                  
 
Zamansız mekansız özgür, ışıktan
Almış nasibini nazlı kaşıktan
Bir söz eyle bin ah işit âşıktan
Aşkın zır delisi yetme bilmiyor...
 
                  
 
Ha öldü ölecek ölüyor işte
O yana gitmemek diliyor işte
Tir-tir titreyene gülüyor işte
Hastalık bilmiyor, sıtma bilmiyor...
 
                  
 
Gönül külhanında pişen köz ile
Aşk aşığa sırdır sevme söz ile
Bir yumaktır sevda çek çek çözüle
Sonucu elinde bitme bilmiyor…
 
                  
 
Halini Hak eyle hasların hası
Sabahtan akşama benlik kavgası
Şu yalan dünyanın ala kargası
Gözü çöplüklerde gitme bilmiyor…
 
                  
 
Yâri intizârim inleyen beste
Yüreğim umutta kulağım seste
Bülbül gibi beslediğimde kafeste
Gözüne bakıyom ötme bilmiyor…
 
                  
 
Cihanın cevrini eylemiş stok
İlmini inkâra itirazı çok
İki elin hikmetin öğreteni yok
Atmayı bilmiyor tutma bilmiyor…
 
                  
 
Hazzı tanımamış yol almış hoşa
Çile cevlânında cûş etmiş coşa
Demir leblebiyi geviyor boşa
Sanki boğazı yok yutma bilmiyor...
 
                  
 
Sorsan cevabı yok kim anan baban
Âyet – Hikmet bilmez yârine yaban
Kudrete vahdete olur mu çoban
Dostun dört davarın gütme bilmiyor…  
  
                  
 
Testere:  “Bir sana bir bana!” diyor
Rende “Rıza” bulmuş: “Dost sana!” diyor
Keserden de beter: “Hep bana!” diyor
Kaybetme bilmiyor, ütme bilmiyor…
                  
                               04.12.1986    
                        19:00   Antalya ev
 
 
“Önsöz – sonsuz- onsuz olan ne?”
 
 
 







[ Geri Dön ]


Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır