Muhammed-i Nur


Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
26-Zâhir



 
          ZȂHİR
 
            
Yol boyu baharın canlılığı, renklerin çeşitliği ve mis kokulu havanın ferahlığı insanın içini açıyordu.
Etrafı gülen gözlerle izliyorken sol tarafımda bir tarla ilgimi çekti.
Tarla kıpkızıl bir renge boyanmıştı, yeşil  tarlayı tümüyle gelincikler kaplamıştı, enfes bir  manzaraydı…
Aynı yoldan geçtikçe gözüm tarlaya  kayıyor gelincikleri izliyordum. Zamanla o diri kızıl yapraklar solmaya, çiçeğini övünçle taşıyan gövdeler bükülmeye başladı ve bir zaman sonra o enfes  manzaradan , gelincik kızılından eser kalmadı… 
Zamanı gelince tekrar canlanmayı sağlayacak tohumlarıyla toprağa yapıştılar…
Nerede kaldı o canlılık, o güzellik, o renk cümbüşü…
                       
Bir laboratuardı sanki, oluşumu gördük, ölümü gördük ve düşündük;
“Ol!” dedi Allah-u Teȃlȃ oldu   olanlar.
“Öl!” dediğinde ise öldü ölenler…
Ey dost! Taşıdığın can ile yaşadığın hayatı benzet bakalım, gelincikten ne farkın var?
Hakk Teȃlȃ sonsuz oluşumlarla tecelli ettiğinde gelincik gibisin sen de…
           
“Ol!” denildi oldun ve “Öl!” emriyle öleceksin ve de her “ef’al” ve her “sıfat”ınla O’nun benzersiz bir özelliğini, güzelliğini sergileyeceksin…
                       
Subhânallah noksansızdır, düşünülebilen veya  düşünülemeyen tüm kavramlar O’na aittir.
O ister ise “Ol!” der ve sonsuz güzelliklerinden biri o anda oluşur
           
Yani zâhirde zuhur eder…
Zuhur eder zȃhir olur…
 
 
                                
                ZUHUR
 
            Zuhur ettin zȃhir oldu
            Evvel olan âhir oldu
            Kuddûs geldi tâhir oldu
            Zuhur ettin zȃhir oldu
 
            Mazharındır her görünen
            Sıfat, ef’al hepsi Senden
            Zâhir olan gelir nerden
            Zuhur ettin zȃhir oldu
 
            Dost Emin’e mâlum oldu
            Kenz-i Mahfi ayna oldu
            Gördü, bildi yakîn oldu
            Zuhur ettin zȃhir oldu
 
           
           
“Zȃhir” olan yine emre uyar ve bir gün gelir döner “Bȃtın”a…
           
Gördüğüne bir de böyle bak dost!
Görebildiğin, göremediğin, algılayabildiğin veya algılayamadığın her düşünce, hareket, kavram O’ndandır, yani tüm ef’al BİR’den gelir, Allahın izniyle olur her şey…
Başka bir güç asla mevcut değildir.
Düşün ve kalbinin tȃ içinden söyle “Lâilâheillallah”…
           
Seyret cihanı ve insanı, anla ki her biri ayrı bir eserdir O’ndan…
Gelip dönenler “Zât”’dan birer sıfattır, titre ve tazim eyle saygı ile de : “Allah!” …
 
Zȃhir , Bȃtın tek O var…
 
 
                                
TEK  “O”  VAR
 
“Ol” deyince bir anda Kenz-i Mahfi açıldı
Ayna oldu güzellik âlemlere saçıldı
Zȃhir oldu bȃtınken başladı devr-i âlem
Gelen döner kendine Zȃhir, Bȃtın tek O var
 
Tek O varken ezelde şimdi yine tek O var
Bȃki kalan  ebedde yine O’dur  tek O var
Görünür her an başka sen ben  yokuz hep O var
Vahdeti gör kesrette Zȃhir, Bȃtın tek O var
 
Dost Eminim tek O var, yaratan O, tek O var
Yaratılan her şeyde görünendir tek O var
Ayrı yoktur gayrı yok başkalık yok tek O var
Gelen döner kendine Zȃhir, Bȃtın tek O var
 
 
                         
“Evvel O, Ȃhir O, Zȃhir O, Bȃtın O..” (Hadid-3)
Yüce Rabbimiz Âyet-i Kerime ile “Zȃhir” olduğunu belirtiyor…
Ama perdeli insan baktığında Yaratan yerine yaratılanı görüyor…
           
Çevrenle ilişki içindeyken “Zȃhir” i görmeye çalışmalısın.
Gördüklerine bu nazarla baktığında hayatın tadını alacaksın, BİR’likte kendini bulacaksın, aşk içinde yok olacak, gerçekte “Var” olacaksın!…
 









[ Geri Dön ]


Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır