Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
3-Hamal
  
 
HAMAL
 
Hamal yâni  taşıyıcı diye bildiğimiz yük taşıyarak ekmek parasını kazanan insanları çok görmüşsünüzdür.
Çok ağır paketleri, ambalajlı kolileri, denkleri sırtlar ve iki büklüm halinde büyük bir baskı altında zorlanarak hareket ederler.
Çoğu kez kan ter içinde kaldıkları uğraşlarında çektikleri acı ve riskleri bizler tam bilemeyiz…
Hayatını çeşitli şekillerde yaşayan her insan için değişken olmakla birlikte, hayatı devam ettirmek, tıpkı bir hamalın karşı karşıya kaldığı ağır bir yükün taşınması işi gibidir. Hayat bazen insan için taşınılması çok zor olan bir yüktür.
Bu yük nasıl oluşur içeriği nedir derseniz, insanların değer yargılarıdır, kavramlardır, sosyal dayatmalardır, ilkelerdir, komplekslerdir, kaprislerdir, ekonomik ihtiyaçlar ve ihtiraslardır ve benzeri insan kıskaçlarıdır…
Bu kıskaçlar insanı ezer durur..
 
Bu yük altında insan bunalır.
Bunalan insan kaçış yolu arar veya aklını kullanarak bu baskıları nasıl azaltacağını hatta bu yükten nasıl kurutulacağını düşünür…
Bu noktada genel bir ifadeyle “hayata anlam katmak” gerekliliği ortaya çıkar.
Peki nasıl?
İnsanlar değişik nefis basamaklarına sahip olup, beşer özelliğinden yükselerek İnsan-ı Kȃmil mertebesine kadar ulaşabilirler.
İşte her mertebedeki insan için hayata anlam katmak çok değişik nitelikler göstermektedir.
Nefs-i Emmâre mertebesinde sadece benlik ve bencillik içinde nefsinin tatminini düşünen insan kendi nefsini tatmin edip hayata anlam kattığını hayatın yükünü hafiflettiğini sanarak dünya malı, mülkü, zevki için her  yolu mübah sayar ve  aldığı tatmin duygusunu yeterli bulur ki bu geçici ve aldatıcı sonuçlar verir.
Örneğin hayatına anlam katmak için para biriktiren bir cimri hayatta korku içinde yaşar, birikimlerini kaybetme korkusu  onu yer bitirir ve bir gün kendi kaybolur gider…
Eğlence, içki, kadın, kumar gibi süflî işlerle hayatlarına anlam katanların sonuna bakarsanız gerçekte kendini kandırıp pişman, perişan bir şekilde göçüp giderler...
Kimisi de zamanını boşa harcayacak şeylerle uğraşır ve sayılı günler geçince bomboş geçen bir ömür geçirdiğini ya anlar ya anlamaz gider…
Akıllı olan aklını kullanan ise önce durumunu saptar.
Sorulara cevap arar.
“Ben kimim?” der,
 “Dünya nedir ?” der,
“Niçin?” der ve hayatın gerçek anlamını bulmaya yönelir.
Allah’ı tanır, kendini tanır ne için yaratıldığını idrak eder ve kulluk şuûruna erer…
Nefsini terbiye eder, benlik ve bencillikten sıyrılır ve Cenâb-ı Hakk’ın sevdiği kulu olur.
Allah rızasını kazanmayı esas gaye edinir.
Mertebesi yükseldikçe hayat ona yük olmaktan çıkar, hatta zevk olur…
Aşk duyar Mâşukuna kul olur…
O zaman  en büyük Velî’yi bulur…
Allah  onunla dost olur ve hayat korkusuz, ızdırapsız, huzurlu bir süreç olur…
Dünya bir cennet bahçesi olur, hayatın yükü yok olur…
 
 
Esas gayem budur benim, Sana kulluk edebilmek
Şükür ile zikir ile Seni her an anabilmek
Seni görüp her bir yerde sevgi ile bakabilmek
Esas gayem budur benim, Sana kulluk edebilmek…
 
Doğru yoldan ayrılmadan Hakk yoluna girebilmek
Aldanmadan şu dünyaya Hakk yolundan gidebilmek
Gördüğüne “Hu!” diyerek gerçeklere erebilmek
Esas gayem budur benim, sana kulluk edebilmek…
 
Hem canlıyı hem cansızı Senden bilip sevebilmek
Aşkın ile küle dönüp Sana doğru uçabilmek
Dost Emin’in tek dileği her an Senle olabilmek
Esas gayem budur benim, Sana kulluk edebilmek…   







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır