Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
3- GELİR

~ GELİR ~

 

Abdal bilir âşık seheri nice

Abdal bilir âşık seheri nice
Kerahat vaktinde dolunay gece
Bir damla yüreğim “Yâr” ile yüce
Kimi görmek ister yarmaya gelir…
 
 
Gâh şu anım; gâh ebedim – ezelim
Bohçan topla dört âlemi gezelim
Garip kaldı diye gözü güzelim
Zerremi bırakmaz sarmaya gelir…
 
 
Mecnun mesel, âşık yoktur Leylâ’ya
Sızdık meyhânede mestiz Mevlâ’ya
Su – ateş - toprağın sarar havaya
Üfürür özünden karmaya gelir…
 
 
Âşık gönlü nârin incedir zârdan
Zevk alır zevk duyar zarardan kârdan
Hoca - Hatib; hâlsiz, habersiz Yârdan
Benlik baltasıyla kırmaya gelir…
 
 
Kâdir kıymet bilir “Üç” ler  “Yediler”
Kırk kere söyledi; “Kırklar” dediler
Yalamasın diye hırsız kediler
Sızdıran testimiz sırmaya gelir…
 
 
Deli gönül, destur.. divandan çıksa
Devemiz divâne avâre ıksa
Haddin bilmez hâlsiz yuvamız yıksa
Gönül aşiyânım örmeye gelir…
 
 
Rüzgar gibi sırr peşine koştuğum
Derya dili dalgalarla çoştuğum
Ateş olup şekilleri aştığım
Kimi kor - dumanım görmeye gelir…
 
 
Sanma kurtulurum aşkın ağından
Geçmeden güzelim Hasan Dağından
Kimi gonca derer aşkın bağından
Kimi ne var - ne yok? Sormaya gelir…
 
 
Kimi bâde sunar kimi içirir
Kimi Cânân anar candan geçirir
Kimi kanat takar kimi uçurur
Kimisi sırtıma vurmaya gelir…
 
 
Kışı baharı gülşen eyler âşıklar
Bilinmez “BİR” bilir beyler âşıklar
ŞAH’ın süvarisi seher âşıklar
Binip AŞK atına sürmeye gelir…
 
 
Kuşların kanadı balıkta yüzgeç
İnsan = akıl, deme insafsız süzgeç
Âşığa aşk gerek, geç efendim geç
Kimi defterini dürmeye gelir…
 
 
Derya deniz değil derin dalmayın
Verin varlığınız gafil kalmayın
İhvânı Kıtmır’i gale almayın
Her kervan kalkışta ürmeye gelir…
 
04.01.1987 18:28
Yalnız, deniz sahildeyim

Kerahat : İğrenme, iğrençlik, mekruh oluş. İslâmiyetçe iyi sayılmayan şey. * İstenmiyerek, zorla. *Fık: Şer'an yapılmaması sevablı ve hayırlı olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması. (Bak: Mekruh)









[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır