Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
33-Kâmil İnsan

KÂMİL İNSAN
 
Yaratılanlar eksi veya artı gibi zıtlıkları sergilerler.
Zıtlıklar arasında göreceli olarak değişik nitelikler görülür. 
Her algılama bize göre olduğundan örneğin bize göre yumuşak olan bir başkasına göre sert veya bize göre sıcak olan bir başkası için soğuk olabilir.
Mutlak olarak neyin niçin o şekilde yaratıldığını, görevinin ne olduğunu, işlevinin ne olduğunu Yaratan yüce Mevlâ’mızdan başkasının tam olarak bilmesine imkân yoktur.
Çünkü her yaratılan sınırlı imkânlarla donatılmıştır, noksandır.
Noksanı olmayan Suphanallah O’dur ki hikmetinden sual olmaz…
                       
Bu girişten sonra kendi açımdan düşündüm, yaratılanları nitelikleri açısından kabaca iki ayrı sınıfa ayırarak tefekkür ettim.
Şöyle ki; maddenin atomundan itibaren en ileri vücud düzeylerine kadar Yaratan öyle bir düzen koymuş ki, değersiz olanlar bir tarafta, değerli olanlar diğer tarafta.
Ayrıca bir terazi düşünürsek, değerli olanın miktarı az fakat  yoğunluğu fazla olduğundan diğer kefedeki değersiz ve yoğunluğu az olan fakat miktarı çok görünen kümeye belki de denk oluyor…
           
Bu önerme için değişik örnekler düşündüm:
Cansız Âlemde birçok  örnek olmakla birlikte aklıma kömür ve elmas geldi.
Her ikisi de karbon kökenli ancak bir yanda kömür diğer yanda elmas.
Elmas az, özel ve değerli…
Canlı Âlemden bitkileri ikiye ayırırsak, büyük bölümü önemli değilken, bir bölümü diğer canlılara gıda olma özelliğinde hatta şifa vermekte.
Besin ve şifa özelliği olan bitkiler az, özel ve değerli…
                       
Hayvanların büyük kısmı bize göre muzır ve vahşi nitelikte iken bir kısmı ehil hayvan olarak insanların hizmetinde, hatta can dostu.
Çokça örnek verilebilir ancak sonuçta faydalı olan hayvanlar da diğerlerine göre az, özel ve değerli…
                       
En gelişkin canlı olan insanı yani beşer olarak yaratılan varlığı düşünürsek, az bir bölümü akıl ve irade sayesinde insan sınıfına girer, büyük bölümü beşer gelir beşer gider…
İnsanları da ikiye ayırabiliriz; gördüğü dünyaya bağlı yaşayan maddeciler ile ilahi mesajları dikkate alan mânevî yönü olan insanlar.
Mânevî özelliği olan insanları da ikiye ayırabiliriz; büyük bölümü taklidi iman ile babadan gördüğünü düşünmeden tekrarlayanlar ile düşünerek tahkiki imana ulaşanlar…
Tahkiki iman ile gerçek mümin olanları da ikiye ayırabiliriz ki, büyük kısmı şeri’ uygulamaları yeterli görerek ibadete devam edenler, diğer kesim ise “hakikat” yolunda Hakk’a ulaşmak isteyenler…
Hakikat yolcuları da ikiye ayrılabilir, yolda ayağı kayanlar ile dosdoğru ilerleyenler…
                       
Bu Âlemde süzüle süzüle dosdoğru yoldan Hakk’a ulaşanlar, fenâfillaha, bekâbillaha erenler de var…
İşte kemâlâta eren, Allah-u Tealanın yeryüzünde halifesi olan bu nadir kişilere “Kâmil İNSAN” diyoruz… Ne mutlu ona, ne mutlu Kâmil İNSAN’a…
 
Şüphesiz Allah(cc) en iyisini bilir…
 
“En şerefli mahluksun Kâmil İnsan oldunsa
Dost Emin’im ne mutlu doğru yolu buldunsa…”
                       
           
 









[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır