Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
36-GÜL


            GÜL
 
            Değer verdiğim, saygı ve sevgi duyduğum bir kardeşimi ziyarete gitmiştim. İşyerinde çalışma odasının duvarında bir tablo dikkatimi çekti. Tabloda bir çöl manzarası vardı . Boz renkli çölün üstünde mavi bir gökyüzü görünse de asıl dikkat çeken, gökyüzü üzerinde yer alan kırmızı ve muhteşem bir güldü… Zaten tabloda öne çıkarılan obje bu güldü sanırım.
            Beni bir duygu kapladı ve tabloya bakıyorken sanki çöllere gittim… Bir çölü bir gülü düşledim… Her an değişen kumların şekillendirdiği çölde, damla su arasanız damla su yokken, nasıl olur da bu cansız, bu susuz ortamda bir muhteşem gül açar… Bu mucizedir işte… İlahi rahmet suyu ile sulanan ilahi bir tohum yeşerir, büyür ve sonrası malum muhteşem bir gül açar çölde… Bu gül ne görülmüş ne de görülebilecek bir güldür…  Çölde açan ŞAH’ın  Gülüdür… Bir çiçekten çok üstün, yani çiçeklerin şahıdır…
                         
                        Papatya var, gelincik var
                        Çiçeklerin şahı güldür
                        Karanfil var, laleler var
                        Çiçeklerin şahı güldür
 
                        Her çiçekte güzellik var
                        Kimi zambak kimi güldür
                        Rengarengi çeşidi var
                        Çiçeklerin şahı güldür
 
                        Her çiçekte bir koku var
                        Kimi nergis kimi güldür
                        Her kokuda ayrı zevk var
                        Çiçeklerin şahı güldür
 
                        Her çiçeğin bir balı var
                        Arı için tercih güldür
                        Çiçeklerde şifalar var
                        Çiçeklerin şahı güldür
 
                        Birbirinden süslüsü var
                        Bülbül için çiçek güldür
                        Menekşesi sümbülü var
                        Çiçeklerin şahı güldür
                                                          
                        Her çiçekte özellik var
                        En özeli güzel güldür
                        Çiçekte de mertebe var
                        Çiçeklerin şahı güldür
 
                        Sözde çiçek benzetmedir
                        Bir semboldür bir simgedir
                        Ya Velidir ya Nebidir
                        Çiçeklerin şahı güldür
 
                        Dost Emin der rahmet güldür
                        Peygamberim Ahmet güldür
                        Muhammed’e sembol güldür
                        Çiçeklerin şahı güldür
 
            Dilde salavat (ASM..) bağlanmışken gönülden, gözüm güldeydi ve Rasulullah ( sav ) o an benimleydi… Misler gibi gül kokuyordu her yer… Bakın gül nasıl koktu…
                              
 
GÜL KOKTU
 
Muhammed geldiğinde gökler yerler gül koktu
Muhammed dendiğinde bütün diller gül koktu
Muhammed girdiğinde tüm gönüller gül koktu
Alemlere rahmetti cümle ȃlem gül koktu
 
Arş-ı Rahman nurlandı arş-ı ȃla gül koktu
Yedi göklerden indi tüm semȃvat gül koktu
Dünyaya şeref verdi çöller dağlar gül koktu
Hakk yolunu gösterdi mümin kullar gül koktu
 
Çöllerde bir gül açtı bütün kumlar gül koktu
Nuruyla Muhammed’in tüm kainat gül koktu
Salavat söylendikçe nefeslerden gül koktu
Kalemime gül taktım kelimeler gül koktu
 
Allah “Habibim” dedi nurunu O’na verdi
Onun nuruyla bizi bu cihanda var etti
Tüm gülistan şenlendi çünkü Şah gülü geldi
Çöllerde bir gül açtı bütün kumlar gül koktu
 
Nurlandı bütün ȃlem aydınlandı her bir yer
O’nun nuru gelince hayır geldi gitti şer
Elinde yüce Kur’an hakikatleri söyler
Nuruyla Muhammed’in tüm kȃinat gül koktu
 
                                                              
Putlar yerle bir oldu gönüle girdi Allah
Kulluk bilinci geldi ümmeti dedi Allah
Şehadetim; Allah bir, Muhammed Resullullah
Salavat söylendikçe nefeslerden gül koktu
 
 
Müminlere ne mutlu ümmetiyiz biz O’nun
Hatem-i Enbiya’nın O en büyük Resulün
Adını andıkça ben Muhammed Mustafa’nın
Kalemime gül taktım kelimeler gül koktu
 
Şah gülü’nü kokladım içim dışım gül koktu
Salavat çektim durdum nefesimden gül koktu
Nuru gönüle doldu, dilim, gönlüm gül koktu
Muhammed’in nurundan Dost Eminim gül koktu
 
 
            O kokuyu alabilen meftun olur, mümin olur… Bu koku ezel ebed tüter ve halen tütmektedir, duyabilenlere ne mutlu…
            Selam ve salat Yüce Peygamberim (sav)’ e olsun, onun sevgisini veren Rabbime sonsuz hamd-ü senalar olsun…
Elhamdülillah…







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır