Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
38-Bizde Bir Şey Yok

 
BİZDE BİR ŞEY YOK …
 
 
“Ona kendi ruhumdan üfledim.” (Sad: 72)

“Kendi içinizde de, görmüyor musunuz?” (Zariyat: 21)

“Siz öldürmediniz onları, Allah öldürdü onları. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. İnananları kendisinden güzel bir imtihanla denemek için yaptı bunu. Allah; işitendir, bilendir.”   ( Enfal : 17 )
 
“Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olanı da bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki bir dâne, yaş ve kuru her şey apaçık bir Kitap'ın içindedir.”    ( Enam : 59 )
 
“Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.”    (Kaf: 16)
...

Enes -radiyallahu anh-den rivâyet edildiğine göre,
Hadis-i Kudsî:

“Velilerimden birisine düşmanlık eden kimseye ben harp ilân ederim. Kulumu bana en çok yaklaştıran şey, farz kıldığım ibâdetleri yapmasıdır. Nâfile ibadetlerle de bana o kadar yaklaşır ki, nihâyet ben o kulumu severim. Sevince de artık onun duyan kulağı olurum, o benimle işitir. Gören gözü olurum, o benimle görür. Eli olurum, o benimle dokunur. Ayağı olurum, o benimle yürür, (Kalbi olurum, o benimle anlar. Söyleyen dili olurum, o benimle konuşur.) Ne dilerse onu yerine getiririm. Herhangi bir şeyden bana sığınırsa ben onu muhafaza ederim.” (Buharî)
 
 
Bâyezid-i Bestâmî -Kuddise Sırruh- (753- 848)

Cezbe ve vecd halinde iken söylediği bazı sözlerini muasırları anlayamadılar.
“Kendimi tesbih ederim, şanım ne kadar yücedir!”,
“Çadırımı arşın hizasına kurdum.” gibi bazı sözleri üzerine çeşitli ithamlarda bulundular.

 
Yunus Emre -kuddise sırruh- hazretleri (1240-1321) buyuruyorlar ki:
“Ben ben değilim ,
Bir benliğim var bende, benden içeri.”
 
Hallâc-ı Mansur -kuddise sırruh- Hazretleri (858-922)
919 yılında, Hakk’ın tecellisine mazhar olduğu bir anda:
“Ene’l-Hakk = Ben Hakk’ım!” sözünü söylemiş ve bazı kendini bilmez zâhiri âlimlerin hasedlerini izhar ederek bu sözü çarpıtmaları, onu küfürle damgalayacak ve katlini isteyecek kadar ileri gitmeleri üzerine halife Mutasım tarafından  işkence edilerek yakılmıştır.
 
 
Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbni Arabî Hazretleri (1165-1240) tasavvuf ıstılahında yer alan Vahdet-i Vücud kuramında,
var olanın sadece Allah olduğunu, etrafımızda gördüğümüz eşyanın Allah’ın isim ve sıfatlarının bir gölgesi olduğunu, bu gölgenin de gerçek olmayıp hayali olduğunu, böylelikle asıl var olanın sadece Allah olduğunu savunur. Kısaca Vahdet-i Vücud, nereye bakarsan bak Allah’ı görmüş olursun der. Yani aslında “her şey O’dur” (Heme O’st).
 
Vahdet-i Şuhud teorisi ise,  İmam Rabbani’nin (1563-1624) sistemleştirdiği tasavvuf felsefesidir. Bu teori Vahdet-i Vücudu tamamen reddetmez ama eksik kaldığını bildirir. Kısaca bu teori’ye göre, eşya yani âlem, bir gölgedir ve her şey varlığını Allah’tan alır. Dolayısıyla gölge (Allah değildir ama) Allah’tandır. Yani her şey O’ndandır. (Heme ez O’st).
 
Naçizâne inancım “ Hem O’ndanız hem O’yuz”
 
Yukarıda yer alan âyet, hadis ve veliyullah sözlerini iyice düşünelim ve anlayalım ki biz hiçiz…
Hiç olanda ne olabilir ki?
O halde  “Bizde bir şey yok” efendim…
Biz Allah’tan bir kul olarak zâhirde yaratıldık, bir ilahî gaye için hikmet içinde zuhura geldik…
Bu âlemde görevimiz belli; önce ne olduğunu, nereden ve neden geldiğini yani kendini bil, nefsini tanı Rabbini bil… İman et, yürekten inan ve kul olarak sana emredileni yap ki, Allah(cc) senden razı olsun, sana aşkını versin senden işlesin…
Her namazda, her Fatiha’da olduğu gibi daima sırat-ı müstakim’i iste O’ndan… Doğru yolda olup hayırlı işler yapanlardan ol, bunları yapabilmek için daima O’ndan yardım iste, daima yalvar dua et O’na… O senin dualarınla seni doğru yola (hidâyete) iletecektir. Senin olgunlaşman yani kemȃlata ermen için oluru verecek olan O’dur… Şâyet ol der ise, bu fâni dünya hayatında kemâlata erersin ve gerçek kaynağını bilir O’na dönersin…
Özetlersek, düşün, iman et ve dua et, O’ndan iste, de ki; “Bizde bir şey yok efendim” , nolur hidâyetini ver bize, sevip seçtiklerinden kurtuluşa erenlerden eyle, sırat-ı müstakim’den ayırma, kulluğunu tam yapalım ve lütfunla Kȃmil İnsan olalım… Amin…
 
 
TEK
 
Evvelde aynı idik âhirde aynıyız biz
Biz demek sözgelimi evvel âhir TEK’iz biz
Batında vahid iken zâhirdeki kesretiz
Biz demek sözgelimi evvel âhir TEK’iz biz
 
Sorma neden böyleyiz Hakk diledi öyleyiz
Bizden işleyen Allah görünen bir hiçiz biz
Yansıyan Hakk zâhirde, çirkin yoktur, güzeliz
Biz demek sözgelimi evvel âhir TEK’iz biz
 
Dost Eminim diyor ki düşününüz biz kimiz
Çeşitli güzellikte gülistanda gülleriz
Kulluktur görevimiz aslımızı biliriz
Biz demek sözgelimi evvel âhir TEK’iz biz
 
 
 







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır