Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
39. ZEVK 4



ZEVK 766
 
Aşk bulunmaz okumakla, kitabla – okulla Hocam!
İsim – cisim - resim gibi şartlanmış şekille Hocam!
Eşya ve olayın özünün idraki, şuûr İhvâni!
İnsanın Aşk İmtihanı, bir anlık akılla Hocam!..
 
                                               05.12.1990  08:43
 
 
 
ZEVK 767
 
Sâki Sevdâ Sahilinde, meye hasret meyhânemiz
Mahşer ü Bezm-i belâda, Dost divanda divânemiz
Ateşîn aşk ile sarhoş, niyazperest pervânemiz
Üfle neyzen naz nefesin, serinlet şu sırr sinemiz…
 
                                               07.12.1990  08:49
 
 
 
ZEVK 768
 
Gönül Bağı Âşıkların arama aklın başında
Her zerre özüne dönüyor, Belâ Tavafında Elest
Makamsızlık makamında, “Esrâr-ı Esved” taşında
Bal mumu bal ile bile, Âşık Arı çiçekperest
 
                                               07.12.1990  16:42
 
 
 
ZEVK 769
 
Bilir, bildiğini bilir: Tabi’ ol ki tahkik Kâmil
Bilir, bildiğini bilmez: Uyar onu, aşka hâmil
Bilmez, bilmediğin bilir: İrşâd eyle, HAKK’tan gâfil.
Bilmez, bilmediğin bilmez: Kaç uzaklaş, cıkla câhil
 
                                               14.12.1990  13:45
 
 
Tabi’ : Birinin arkası sıra giden, ona uyan. Boyun eğen. İtaat eden.
 
Tahkik : Doğru olup olmadığını araştırmak veya doğruluğunu, yanlışlığını meydana çıkarmak. İncelemek. İçyüzünü araştırmak. * Bir şeyi eksiksiz ve ziyâdesiz yapmakta mübâlağa etmektir. Bir şeyin hakikatına ermek, künhüne vâkıf olmak, nihayetine erişmek demektir.
 
Kâmil : (Kemal. den) Bütün, tam, olgun, eksiksiz, kemalde olan, kusursuz. Kemal ve fazilet sâhibi. * Resul-i Ekrem'in de (A.S.M.) bir vasfıdır. * Yaşını başını almış, terbiyeli ve görgülü kimse. * Âlim, bilgin kişi.
 
Hâmil : (Hâmile) Yüklü yüklenmiş. * Gebe. * Taşıyan, götüren. * Hâiz. * Mâlik, sahib.
 
İrşâd : Doğru yolu göstermek. Akli ve kalbi, mukni ve te'sirli eserler veya sözlerle gafletten uyandırıp hidâ yolunu göstermek. Cadde-i kübra-yı Kur'âniye yolunda selâmetle devam ettirmek. Allah'a ibadet ve itaata kavuşturmak. Veli bir zâtın, bir kimsenin hidâe ermesine vesile olması.
 
Gâfil : Dikkatsiz, iyi düşünmeyen, uyanık olmayan. Haberi olmayan, ihtiyatsız, başına geleceği önceden düşünmeyen. Allah'ı unutan. Kendi gayr-ı meşru zevkine dalan. (Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere,Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber. (Niyazi-i Mısrî)
 
Cıkla : tamamen. Olduğu gibi.
 
Câhil : Tecrübesiz. Bilgisiz. Genç. Toy. * Allah'ı unutmuş olan. Gafil.









[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır