Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
4- NİYE...
 
 
 
NİYE...
 
Seher tenhasında tevhid dizerim
Yürürüm gezerim uçar yüzerim
Çarparım çırparım eler süzerim
Bulanıktır gönlüm arılmaz niye?..
 
 
Kara kışta poyraz olup esilse
Rızkına el konsa, konduğun bilse
Yüzülse derisi başı kesilse
HAKK bilen, Halkına darılmaz niye?..
 
 
Kendini bilmektir bilginin başı
Bildiğin götürmek yolcu yoldaşı
Bağlar ipsizleri gözümün yaşı
Aşk harcı kan ile karılmaz niye?..
 
 
Âşığı mesteden hükmü Habibin
Devâsı bildiği, bil ki Tabibin
Gurbet ellerinde kalmış garibin
Yad elde yarası yarılmaz niye?..
 
 
 
Renkler diz üstünde divanda bağa
Güller şükre durmuş, dala yaprağa
Tevhid tanımazı tıkın toprağa
Âşıklar kefene sarılmaz niye?..
 
 
 
Korur esrârını insan örtüsü
Silmezse pasını ömür törpüsü
Gönle geçit vermez Çile Köprüsü
Vuslat Vâdisine varılmaz niye?..
 
 
 
Kimi can bilmiştir para pulunu
Sarpa sarmış uslu uslu yolunu
Kimi Sultan sanır gedâ kulunu
Kimisin sırrına erilmez niye?..
 
 
Dost!.. Ahın rüzgârı dile dönmüştür
Dönüyor devranı çile dönmüştür
Gönül bağda gonca güle dönmüştür
El ermez bîçâre derilmez niye?..
 
 
Sırat’ta sırr olmuş agyâr ile Yâr
Derunî dilimiz Dost olan duyar
Âşığın derisi kasnağa uyar
Davul tokmağına gerilmez niye?..
 
 
Rasûl – Nebî nazdır, Veysîlik bir nur
İlham Erene işi, al ipek dokur
Akıl terazisi bildiğin okur
Yâr’e sitem yersiz... Yerilmez niye?..
 
 
Yâr aşkı güneşe mah yüzü aya
Sevdâsın narına dayanmaz kaya
Dost dilese, derdim döksem ortaya
Sevdâsıza sırrı serilmez niye?..
 
 
Farkı ne kurt ile kuzu – koyunun
“BİR’i bilmek” kuralı olmuş oyunun
Dört âlemde âdil koymuş kanunun
Ağlamazsa meme verilmez niye?..
 
 
Ateş – Su – Hava’da sırr görülür mü?
Âşık toprak olmuş aşk gömülür mü?
Kur’ân-ı HAKK hükmü: Mü’min ölür mü?
Ölüler ölmüştür dirilmez niye?..
 
 
Tabi’liğin şartı RABB – Rasûl neden?
İkiliğin atıp, “var”ın vermeden
Geçilmeden bir Hak dostu’n gönlünden
Dostun dergâhına girilmez niye?..
 
 
 
Ehl-i naz-niyaz ol! Nazar et işe
Bin bir biçim ile gidiş – gelişe
Aşk-ı HAKK sîrettir, sûret bir şişe
HAKK’a hürmet Halkı kırılmaz niye?..
 
 
Gönül Dükkanında derdler dürülmez
Baş basîret bilme, gözle görülmez
Arı gibi sırr saklayıp örülmez
Âşık aşkı ahtır sırılmaz niye?..
 
 
Cânân seven canın bir yana atsın
Üste para versin ser’ini satsın
Sevmeyene aşkı nasıl anlatsın
Seven sevdâsı sorulmaz niye?..
 
 
Hasrette vuslatın yine Yâr verir
Aşk-ı muhabbetle engeller erir
Ilgıt ılgıt Yâr Kokusun getirir
Eser seher yeli yorulmaz niye?..
 
 
Netice sebebtir, sebeb netice
İpeğe bürünmüş kozalar nice
Hayırsız hamların hâli delice
Gergefe gerilip örülmez niye?..
 
 
Çark-ı Çalab : Çile... çağlayan mı var?
Ağlayıp sînesin dağlayan mı var?
İnsanın gözünü bağlayan mı var?
Gerçekler ortada görülmez niye?..
 
 
 
Aşk olsun ava Dost! Avcısın vurmuş
Ölmeden ölmüş de dirilmiş durmuş
Sistemin bağrına bir saat kurmuş
Çalınca Cihanda durulmaz niye?..
 
 
Sanma ki âşığım, âşıklık kastım
Çingene alası pazarda postum
Birliğin bozarı İkilik Dostum
Kalleş ile kavil kurulmaz niye?..
 
 
Hâlleşip hâldaş ol!. Hele gel beri
Ehl-i Naz nazına uy Niyaz eri
Her can taşıyanın ömür defteri
Divana durmadan dürülmez niye?..
 
 
Meyve hoş, tohumun özü güzeldir
Sohbet-i Subhân’da sözü güzeldir
Güzeller Güzeli’n gözü güzeldir 
Kör gözüne sürme sürülmez niye?..
 
 
Geylanî Gavs-ı Azam eyledi diri
Kuddusî Babam’ın elinin kiri
Kul İhvânim Ehl-i Beyt’in Kıtmîri
Dört yöne dört defa ürülmez niye?..
 
                   19.07. 1988  19:41 ev.
Harc : Gider, sarfiyat, bir iş için kullanılan madde.
 
Gedâ : f. Fakir. Kimsesiz. Dilenci.
 
Agyâr : Yabancılar. Başkaları. * Rakipler. (Bak: Gayr)
 
Yâr : f. Dost, ahbab, tanıdık. * Yardımcı. * Âşık. Mâşuk, sevgili.
 
Veysî : Vahyî- Veysî-Vehbî- Kesbî Sisteminde Nebîden doğrudan nur alan meşrebli olan.
 
Vesel Karanî: Hz. Ebu Bekir ve Ömer (R.A.) devirlerinde Medine-i Münevvere'de çok hürmet gören ve Tabiînin büyüklerinden olup hadis-i şerif ile medh ü senâsı yapılan büyük bir veli. Peygamberimiz (A.S.M.) zamanında yaşamış ise de vâlidesine çok hürmetinden dolayı Peygamberimizle görüşememiş, fakat ona bütün ruh u canı ile bağlı kalmıştır. Sıffîn Muharebesinde Hz. Ali'nin (R.A.) askerleri arasında şehid düşmüştü. (Hi: 37) Veys diye de anılır.
 
İlham : Allah tarafından kalbe gelen mâna.
 
Sîret : Bir kimsenin içi, hâli, hareketi, ahlâkı. * İnsanın tutmuş olduğu mânevi yol.
 
Sûret : (C.: Sur - Suver) Biçim, görünüş. * Kılık. Tarz. * Yol. Gidiş. Hal. * Tasvir. Dıştan görünen şekil. * Çare.
 
Ser : f. Baş. Tepe. Uç. Nihayet. Zirve. Gaye. * Baş, başkan, reis.
 
Kalleş : Sözünde durmaz ve kendisine güvenilmez olan kişi.
 
kavil kurulmaz : Sözleşilmez, sözüne güvenilemez.







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır