Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
42-Su

                          SU
 
"Sana Ruh'tan sorarlar; De ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir." (İsrâ 17/85)
 
Durgundu deniz, sonsuz büyüklükteki bir “Umman” sessizdi…
Sadece O vardı…
           
İstek belirdi ve emir geldi, kıpırdadı su yüzeyi, dalgalandı deniz…
Târifsiz çok yönlü bir hareket başladı, sanki ısındı da kaynadı deniz…
Buhar tanecikleri oluştu, uçuştu göğe doğru yükseldi ve bir bulut oldular.
Ummandan ayrıydılar ama farklı sayılmazlardı, onlar kaynakları itibariyle yine “SU” idiler.
Şartlar oluştuğunda bulut kümelerinde buhar tanecikleri su damlacıklarına dönüştüler, yağmur olup yağdılar…
Bir kısmı kısa zamanda tekrar döndüler ana kaynağa, bir kısmı ise toprakla tanıştı, toprağa karıştı .
Suyun arı duru saflığı toprakla kirlendi, çamur oldu su…
Can geldi suya ve bitki, hayvan, beşer oldu su…
           
Ummandan ayrılan “SU” canlı cansız her yerde idi, ancak geldiği kaynağını yani “Umman” ı unutmuştu…
Kendini canlı cansız nasıl zuhur etti ise o sanıyordu, şaşkındı, aslını unutmuştu “SU”… 
O sendin, O bendim…
           
Kaynaklarını hatırlayıp bilenler de vardı.
Bilenler bilmeyenlere öğretmeye, aslını menşeini belirtmeye başladılar…
İstidadı  olanlar gerçeği kavrıyor, diğerleri inkȃr ediyorlardı…
Halbuki denizin sesi, dalgaların hareketi her an her yerde görülebiliyordu…
Aslını öğrenenler öğrendikçe olgunlaşıyor, “kemȃlat”a eriyor yani Kȃmil İnsan oluyorlar, burada da “Umman”ın bir parçası olarak yaşıyorlar ve özlemle anayurda dönmeyi bekliyorlardı…
Su, “SU” olduğunu bilince topraktan ayrılıp tekrar denizine akıyor, onunla bir oluyordu…
Yani mâsivâdan geçiyor ölmeden evvel ölüyorlardı…
           
Umman hep bildiğimiz ezel ebed “Bâki” olan sonsuz kaynaktı…
Her AN kendinden kendine hareketteydi, yeni bir oluşum sergiliyordu…
           
Güzel kardeşim kendini bil!
“SU gibi aziz ol!” , akmaya başla “Umman”a ve tekrar  “Umman” ol!…
           
Hamdolsun bilene bildirene, ilim sahibi olan “Alîm celle celâlihu” ya!… 
 
 
Umman sana gebe iken
Sen kendini bilemezdin
Sen ummanda katre iken
Sen kendini bilemezdin
 
Dalgalandın düştün ayrı
Sanma sakın umman gayrı
Olamazsın ondan ayrı
Sen kendini bilemedin
 
Dost Emin der ummandasın
Sanırsın ki bir damlasın
Sen ummandan bir aynasın
Sen kendinibilemedin…                                                                               
 













[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır