Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
56-ZİKİR - ZÂKİR



ZİKİR - ZÂKİR

Gecenin bir vakti aniden uyandım, içim bir hoş…
Kalbimin attığını duyar gibi, bir saatin tıkırtısı gibi, içime bir ferahlık salan, güzellikler veren bir ses;
ALLAH! ALLAH! ALLAH!..

Hiç bitmesin bu an, bu zevk taa sonsuza dek sürsün istiyorum, içim huzur dolu; ALLAH! ALLAH! ALLAH!..

Bu durum bir sızma hali, bir sarhoşluk, belki baygın bir yakaza hali gibi…
Zaten zamanı yitirmiş gibi belleğim, say ki çok öncelerde bir zaman içindeyim veya çok sonralardayım, hatırlamıyorum…
Ancak hayalime bir âyet geliyor, gülümsüyorum…


الَّذِينَ آمَنُواْ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ اللّهِ أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ
Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu) : Onlar, iman eden ve kalpleri ALLAH'ı anmakla huzura kavuşan kimselerdir. Bilin ki kalpler ancak ALLAH'ı anmakla huzur bulur. (Ra’d 13/28)

Gözlerim kapalı olduğundan kendimi bilinmez bir mekȃnda hissediyorum… Daha doğrusu yer ve zaman dışında, kendimi yok olmuş, sadece huzur içinde tek o sesi dinleyen târifsiz bir duygu birimi gibi görüyor ve o güzel terennümü dinliyorum; ALLAH! ALLAH! ALLAH!..

Bu eşsiz güzelliği devam ettirmenin sırrı zikrullah

Bir şiir geliyor zikirle ilgili,


Süpür gitsin mâsivâ, süpürgen Zikrullahtır
Enfüs afak olsun pak, temizlik Zikrullahtır


Resim

Dilin kalbin zikretsin “hâneyi mâmur” eyle
“Padişah konar” belki zikrini dâim eyle


Resim

Su bedeni yıkarken zikir ruhunu yıkar
Tertemiz olur insan benlik gider Hakk çıkar


Resim

Abdestin tamam olur zikrullahla beraber
İbadetin farz olur Hakk seninle beraber


Resim

“Sen çıkarsan aradan tek O kalır; Yaradan”
Zikrullaha devam et Zâkir olur Yaradan


Resim

Hem namazı O kılar hem orucu O tutar
Zekat verir Hac yapar kendi kendine tapar


Resim

Dost Emin zikir eyle her an ve de her yerde
Ayan olsun yüce Hakk kalmasın hiçbir perde…

Resim

Bu zikri yapan Zâkir kim, kimden kime bu güzellik?.
Uyurgezer gibi kalkıyorum sadece O var,
Kalbimde, içimde Onun sesi; "ALLAH! ALLAH! ALLAH!.."
Zâkir geldi yerleşti tam kalbime
ALLAH
diye zikri verdi dilime
Zikrettikçe
ALLAH
girdi fikrime
Zâkir geldi yerleşti tam kalbime


Resim

Zâkir geldi nefes verdi zikrime
Kalbim dilim alet oldu Zâkire
Zâkir
,
zikir hepsi kendi kendine
Zâkir geldi yerleşti tam kalbime


Resim

Dost emin der hamd-
ü senâ Rabbime
Emâneti teslim ettim sahibe
Enfüs âfâk tek O kaldı alemde
Zâkir geldi yerleşti tam kalbime

Abdest almaya yöneliyorum
. Beraberiz Zâkir" İle..
İkinci bir fısıltı şiir okuyor sanki

Abdest alın zikr ile
Nispet fiil yok olsun
Devam et ki zikire
Şirk sıfatın yok olsun
Sesli
, sessiz ALLAH de
"ALLAH! ALLAH! ALLAH!" de

Resim

Zikret için pâk olsun
Nispet vücud yok olsun
Devam eyle zikire
Hakk sende diyet olsun
Sesli
, sessiz ALLAH de
"ALLAH! ALLAH! ALLAH!" de

Resim

Fenȃ et sen benliği
Bul yoklukta varlığı
Zikir senden sanadır
İdrak eyle Bir
liği
Sesli
, sessiz ALLAH de
"ALLAH! ALLAH! ALLAH!" de

Resim

Dost Eminim abdest al
İçin dışın pâk olsun
Kıyam eyle kâmet al
Namazın gerçek olsun
Sesli
, sessiz ALLAH de
"ALLAH! ALLAH! ALLAH!" de


Resim

 

Resim

Anlıyorum namazı da O kılacak, beraberiz yani…
Zâten en evvel O vardı elan yine O var, başka yok ki…

Namaz kılındı, selâm verildi… yine ikinci bir ses şiirle bir şeyler söylüyor;


Selâm Senden Sanadır
Dua Senden Sanadır
Zikir Senden Sanadır
Fikir Senden Sanadır

Resim

Ne yaparsan Sanadır
Zannetme ki O'nadır
Bir aynaya bakarsan
Selâm Senden Sanadır

Resim

Her şeyi O'ndan iste
Tüm istekler O'nadır
Her dileğin verilir
Dua Senden Sanadır

Resim

Sayısı yok tesbihin
Her an zikir O'nadır
Dilden değil kalbden an
Zikir Senden Sanadır

Resim

Etrafa bak O'nu gör
Tefekkürün O'nadır
Düşündükçe titre dur
Fikir Senden Sanadır

Resim

Dost Eminim sırdaş ol
Senin aşkın O'nadır
Mâşukunu kalbde bul
Vuslat Senden Sanadır...

 

Ben fikirdeyim kalbim zikirde" ALLAH! ALLAH! ALLAH!."
Ben Zâkir oldum Zâkir ben oldu, doğrusu her şey flu…
Gerisini anlatamıyacağım…

Mâşuk âşık vuslat etti oldu tek
Bu ne zevktir, bu ne hazdır, bu ne şevk
Dünya gitmiş ukbâ bitmiş kalan tek
Bu ne zevktir, bu ne hazdır, bu ne şevk

Resim

Naz nerede niyaz nerde bu ne zevk
Kimden kime naz niyazın, eyle terk
Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i terk
Bu ne zevktir, bu ne hazdır, bu ne şevk

Resim

Dost Eminde gözler yaşlı gönül hoş
Mâşukuyla bir olmuşken dünya boş
Aşka düşüp vuslata gir sen de coş
Bu ne zevktir, bu ne hazdır, bu ne şevk…
 
 
BEYTULLAH

En-Nur, Nuruyla Habibi Muhammed’in Nurunu var etti ve o nur ile tüm kȃinatı yarattı…
O nur, bir huzmeler demeti olarak, nur sütunu halinde yeryüzünde bir noktaya iner oldu…
O nur demetinden bir huzme Arafat’da suya değdi, toprak balçığa döndü ve Âdem can buldu…
Âdem’den Havva, ikisinden de diğer insanlar canlandı…
Hakk’ın nuru ve cemali Muhammed’de, onun nuru ve cemali de insanoğlunda görünür oldu…

Âdemoğlu yani insanoğlu yakınlarında gökten yeryüzüne inen nur sütununu gördüğünde menşe’ini hatırladı da tanrısına kavuşmuş gibi oldu…
Hz. Şit bu nurlu noktaya bir yapı kurdu buna “Beytullah” dediler, etrafında tavaf ettiler, namaz kılıp secde ettiler…

Zamanla insanlar çoğaldı. Münkirlerin sayısı mü’minleri geçtiğinde nur görünmez oldu, daha doğrusu sadece mü’minler görür oldu…
Beytullah’ın duvarları da zamanla yok oldu.
İbrahim Halilullah geldiğinde Beytullah’ı yeniden inşa etti ve Kȃbe’yi tavaf etti, mü’minler sevindi, yeniden Tevhid Dini İslam geldi…

Münkirler, müşrikler giderek azıttılar ve Kȃbe’yi putlarına tapınma yerine çevirdiler.
Nur gökten yere indi ve Hz. Muhammed nuruyla ışıttı yeryüzünü, şeref verdi, hoş geldi…
Putlardan temizlendi Kȃbe ve Müslümanlar ettiler secde…
Mü’minler Muhammed’in nuruna koştular, saf saf halka oldular, namaza durdular, her biri ALLAH celle celâluhu ‘nun huzurunda Hz. Âdem oldular…

Resim

Tevhide girenler, kalb gözüyle bakanlar şunu görürler; Kȃbe bir taş yapıdır insanın inşa ettiği, ancak o noktada gökten yere inen bir nur sütunu vardır ve etrafında dönüp haşr olanlar birer katre-i nurdur…
Müslüman, mü’min kullar, yani katre-i nurlar o nur sütunu etrafında halka halka saf olurlar, yeryüzünün her noktasından o halkalardan biri geçer ve merkezdeki nura dönük yüzler Hȃlık’ına secde eder…
Gerçekte tam karşısında secde ettiği de kendisine doğru secde eder…

Resim Resim

وَلِلّهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ فَأَيْنَمَا تُوَلُّواْ فَثَمَّ وَجْهُ اللّهِ إِنَّ اللّهَ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
Resim---"Ve lillâhil meşriku vel magribu fe eynemâ tuvellû fe semme vechullâh(vechullâhi) innallâhe vâsiun alîm(alîmun): Doğu da ALLAH'ındır batı da. Nereye dönerseniz ALLAH'ın yüzü (zatı) oradadır. Şüphesiz ALLAH'(ın rahmeti ve nimeti) geniştir, O her şeyi bilendir. (Bakara 2/115 )

اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونِةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاء وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Resim---"Allâhu nûrus semâvâti vel ard(ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ mısbâh(mısbâhun), el mısbâhu fî zucâceh(zucâcetin), ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durrîyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr(nârun), nûrun alâ nûr(nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle lin nâs(nâsi), vallâhu bi kulli şey’in alîm(alîmun): ALLAH, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nur üstüne nurdur. ALLAH dilediği kimseyi nuruna eriştirir. ALLAH insanlara (işte böyle) temsiller getirir. ALLAH her şeyi bilir. ( Nûr 24/35 )

Resim Resim Resim

Hakk’ın Ruhuyla, Hakk’ın Nuruyla can bulan canlar,
Kȃbe gönlünüzde, nur içinizdedir…
Hakk zahir oldu, fani Âdem’de, Zat’ından Zat’ına namaza durdu, kıyam, rüku, secde eyledi, O kendi nurunda tavaf eyledi…
Tevhide girmeyen bunu bilmedi, bunu bilmedi…


 








[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır