Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
61-ESİNTİ

 


ESİNTİ...
 
Âşık beri, akıl geri
Sattı aşk aldı serseri
Kırıldı çile çenberi
İhvâni’m esrâr alıyor...
 
 
İnci yolun kim kesecek
Deniz yok rüzgâr esecek
Av avcıya iş kesecek
Sedef deryaya dalıyor...
 
 
Halka hak avazın âşık
Evvel-âhir nazın âşık
Zâhi-bâtın sazın âşık
Tenha tellerde çalıyor...
 
 
Bırak lafı, sohbete bak
Zevk eyle ki söksün şafak
Sükûn- Sükût-huşû’ bulmak
Geriye huzur kalıyor...
 
 
Âşığa aşk var kurada
Meyleden erer murada
Yan gelip yatan burada
Orada avcunu yalıyor...
 
 
Atın Yâr yolun sürmüyor
Ağyâr defterin dürmüyor
Gönül taşların görmüyor
Eleğinde un eliyor...
 
 
Arındır ağyârdan özü
Görsün Yâri gönül gözü
İyi dinle âşık sözü
Kulağa küpe deliyor...
 
 
Şaşkın insan coşamıyor
Doluyor da taşamıyor
Aşk Sıratın aşamıyor
Gidiyor, geri geliyor...
 
 
Bilmeyen belki sarhoştur
HAKK bilenin hâli hoştur
Bilmeyenin sözü boştur
Bilenler dolu biliyor...
 
 
Duran deniz, akan dere
Bezm-i Elest’ten Mahşer’e
Oturmuş Seyr-i Sehere
Göz yaşı günah siliyor...
 
Dışı sebeb, içi işi
Gösterir gidiş-gelişi
Niyeti: “Er-Hatun kişi”
Kendi namazın kılıyor...
 
 
Gübreden güller çıkıyor
Kokusunu kim yıkıyor?
Kin çıkarıp, kim tıkıyor?
Zehir-zıkkım, bal oluyor...
 
 
Damla cevlân coş oluyor
Kanatlanıp hoş oluyor
Yağan yamur boş oluyor
Bulut rahmetle doluyor...
 
 
Aşk sınırın aşan deniz
Dört bir yana koşan deniz
Dalga dalga coşan deniz
Bilmem rüzgâra n’oluyor...
 
 
Giden insan - gelen insan
Birleştiren bölen insan
Doğan insan – ölen insan
Doğup – yaşayıp ölüyor...
 
 
Kendin bilmez, bağın yolmaz
Dibi delik olan dolmaz
Aramayan, âşık olmaz
Arayan, bir gün buluyor...
 
 
Yoğu tevhid, varı tevhid
Zehire bal, arı tevhid
İnkârı - ikrarı tevhid
Ucu ucuna uluyor...
 
 
Her baharda gülmez gülşen
Gül bağa bülbül gelmeden
Aşk dağının gülü neden?
Âşık olana gülüüyor...
 
 
Leylâ yayla, Mecnun çölü
Derd dikeni, derman gülü
İlk baharın Aşk Bülbülü
İhvâni’m güzün tülüyor...
 
         19.10.1988  22:54
 
 
Esrâr : (Sır. C.) Sırlar. Gizli hikmetler ve mânalar. Bilinmeyen şeyler. * Keyif veren zehir. Uyuşturucu madde. * Elinde ve el ayasında olan hatlar.
 
Tülüyor :  Geç de olsa yıllık tüylerin döküyor.







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır