Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
65-BAHANE



~BAHANE ~
 
Del-olmuş, derisin netmiş NESİMî
Çağlar ötesinden duymuş sesimi
Geleceksen gel Sultan’ım mevsimi
Gelmeye - gitmeye yollar bâhâne…
 
 
Canlar cesedinin, arı peteğin
Sahibi sultanı, sırrın gerçeğin
Giyinmiş kuşanmış takmış çiçeğin
Düğünler etmeye dallar bâhâne…
 
 
“BİR” yolun bilmeyen ermez menzile
Dervişler dostanın dolasa dile
Agyâr ayrık gezer bile olsa bile
Yâr ile yatmaya çullar bâhâne…
 
 
“Çıkar ayakkabın” Tuvâ TÂ-HÂ sı  
VAR’lığın BİR’liğin dehrin dehâsı
Susuz suya hasret, altın pahası
Almaya satmaya pullar bâhâne…
 
 
Yakmış yüreğimi nârlamış sunam
Seher sarı yıldız parlamış sunam
Panzehirin zehre sırlamış sunam
Lütfûna batmaya ballar bâhâne…
 
 
Her zerre “HAY” hâlin “HU” da yaşıyor
Âşık arşınlamış aşkı aşıyor
Kudretinde vahdet vuslü taşıyor
Kendine katmaya kullar bâhâne…
 
 
Ölen “yazık” Âşık olan ölür mü?
Aşk ateşi Arştır, Arş gömülür mü?
Kendini bilmeden geçen ömür mü?
Tükenip bitmeye yıllar bâhâne…
 
 
Kargaşa Âlemin hepsi hengâme
İnsan insafını vurmazsa geme
Çatlamamış yürek yaşıyor deme
Ayaklar çatmaya sallar bâhâne…
 
 
Himmet erenlerden “destur” denilen
“BİR” lik ezel “BİR” dir artmaz BEN’ilen
Ezilen ezen diş, yenen yenilen
Yalayıp - yutmaya diller bâhâne…
 
 Eviren çeviren döndüren Yâr’dır
Baharında güler kışında kardır
Her işin bir vakti, bir bahtı vardır
İleri itmeye eller bâhâne…
 
 
Sokmuş meyhâneye mestetmiş mâşuk
Deli etmiş dengesin derdi, karışık
Güzelin elinde bir gazel âşık
Savurup atmaya yeller bâhâne…
 
 
Dağlar aşma, âşık sazın bırakıp
Gönüller baharın yazın bırakıp
Edâsın işvesin nazın bırakıp
Salınıp gitmeye beller bâhane…
 
 
Seven sevdiğini aşkla çağırır
Aşk âşıgı hamur eyler yoğurur
Kara çalılardan gülşen doğurur
Bülbüle ötmeye güller bâhâne…
 
 
Akıl ayık gerek âşık olmaya
Dört unsurun verip, aşkı almaya
Dervişin devası; derde dalmaya
Suları tutmaya göller bâhâne…
 
 
Ezel diri sensin, ÂDEM’dir baban
Âyet - HİKMET - kudret - vâhdetse çaban
İhvâni Mecnun’um çileye çoban
Leylâ’sın gütmeye çöller bâhâne…
 
20,07,1987   10:56  dr..







[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır