Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
Daha kaç Ramazan kaldı ki ömrümüzde!.
Resim



Daha Kaç Ramazan Kaldı ki Ömrümüzde!.

aksiseda

Geldi-geliyordu derken üçte biri geçti bile işte… Kalanı da göz açıp kapayıncaya kadar geçer…
Ama geçmesin!
Evet, zor geliyor şimdi böyle uykusuz kalınca… Fakat kolay olsa kıymetli olur mu bu kadar!
Ne kadar?
Ha! İşte onu bilmiyoruz! Onu bir tek Allah bilir; ”Karşılığı bana ait!” diyor yani…
Düşünsene!
“Düşün” dedikse öyle uzun uzun demedik! Kalk hadi çay mı koyarsın, çorba mı ısıtırsın ne yapacaksan yap ta sonra sahursuz oruç tutmak zorunda kalırsan… Aman diyim!.

Böylelikle gözlerimi açmaya ve yataktan kalkmaya ikna edebildim kendimi…
Önce saate baktım sonra da doğru mutfağa…
“Çay mı çorba mı” derken “İkisi de…” dedim en iyisi… Düşünmeye bile vakit yok çünkü;
Bir saat kadar zaman var imsak vaktine ama ben yatsıyı kılmadan yatmıştım.
Yatmamıştım aslında… Kılacaktım da yatsıyı…
Hani iftardan sonra bir ağırlık çöküyor ya!
Tabi tabi! Herkes senin gibi ya… Herkese çöker o ağırlık…
Hatta şimdi aynı ağırlık sahurda da çöker… Bu sefer de uzan biraz…
Kılmadığın yatsıya sabahı da ekle…
He işte! Ondan sonra da iyice bir bak kendine… Kulluğuna…
Bu mu yani!
E ne yapayım! Keyfimden mi yapıyorum yani… Vakit yok… Sahurdan sonra anca iki saat uyu… İşe git.
E bütün gün uyukluyorsun ondan sonra iş başında…

Lâ havle velâ…
Lan oğlum kalk bi… Kendi kendine söylene söylene sabah edecek ya…
Çay suyu kaynayıncaya kadar yatsıyı kıl da… Ondan sonra da bir iki lokma yemeye vakit kalsın
Yine iki ayağın bir pabuca girdi bak…
He! O yüzden yani… Yoksa ne güzel kılardın yatsıyı değil mi!

Ya! Ramazan da bağlanmıyor muydu bu şeytanlar… Nereden musallat oldu ki bana…
Hah! Çay suyu taştı… Ocağı söndürürse şimdi bi de gazdan zehirlenme Allah korusun.
Uyur kalırsın öyle kimsenin ruhu duymaz.
Ne o? Korkuyor musun ölümden?
Ya ne bileyim! Ölümden korkmak değil de… Boşa geçen ömür üzüyor insanı!
Ne biliyorsun ki sen boşu doluyu!
Ben bilmesem de gözlerim biliyor ya… Bazen doluyor bazen boşalıyor onlar…
Eee daha ne! “Benim yerimde olsanız az güler çok ağlardınız!” demiyor mu Rasulullah (Sav) Efendimiz.
He noldu! Nereden musallat oldu bu şeytan diyordun az önce! Şimdi Hadis-i Şerif… Şaşırdın tabi…
Şaşırdın mı şaşırdım mı?
Asıl buna şaşıyorum!

Şaşmak demeyelim istersen! Hayret diyelim…
He!. Hayret daha uygun olur… Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz de hayret etmişti…
O neler düşünmüştü… Nasıl düşünmüştü…

Çorba da kaynamış iyice… Koyulaşmış… Sıcak su kat biraz…
Çorbanı içinceye kadar çay da demlenir…

Hee…
Sıkmıştı Cebrâil (as)…
Üç kere sıkmıştı hem de…

Birincisi Kalem için
İkincisi Akıl için
Üçüncüsü Nur için…

Mi acaba?

“Allah’ ın (cc) ilk yarattığı şey neydi?” diye sorulduğunda Rasulullah Sav. Efendimizin verdi cevap/lar;
Allah’ ın ilk yarattığı şey Kalem’ dir…
Allah’ ın ilk yarattığı şey Akıl’ dır…
Allah’ ın ilk yarattığı şey senin peygamberinin nurudur.

Bu üç şey aynı tek bir şey midir? Yoksa tek bir şeyden olan üç ayrı şey midir?
Tabi ikincisi doğruysa o vakit o tek şeye “şey” demek doğru olmaz. Çünkü O Nurullah’ tır ve Allah’ ın nuru şey değildir… Şey yaratılandır…
Zâten Rasulullah Sav. başka bir Hadis-i Şerif’te ilk yaratılan şeyin dört parçaya ayrıldığını…
İlk üç parçadan nelerin olduğunu söyledikten sonra dördüncü parçanın yine dörde ayrıldığını…
Yine ilk üç parçadan olan şeyleri ve yine dördüncü parçanın dörde ayrıldığını… söylüyor ve bunu birkaç kez tekrarlıyor…

Oooovvv…
Yirmi dakika kalmış…
Bir iki bardak çay içmezsem olmaz…
Bir iki de sigara…
İftara kadar içmeden durabiliyorum da bu mereti… İftardan sonra niye böyle…
Çay da güzel olmuş…

He işte… O hâlde aslında her üç… Aslında birdir…
Biri dörde böl… Dördüncüyü yine dörde böl…
E zâten;

Vahyin ilk kelâmı da dört harflidir… “İkrâ!.”
Ama aslında üç harflidir çünkü Elif iki tanedir.

He! Elif demişken vahyin ilk harfi Elif’ tir…
Sonra Kalem’ in Kaf’ ı…
Sonra Rab’ bın Ra’ sı…
Ve sonra yine Elif’ e rücû…



Bir çay daha doldurayım… On iki dakika var henüz…
Kısıtlı olunca dakikalar bile ne kadar kıymetli… Başka zaman saatler, haftalar geçer yıllar geçer de kıymeti bilinmez…

Yıllar yıllar derken…
Ne yıllar geldi geçti şu alemden ve dahi ne yıllar gelip geçecek…
Neler olacak neler yaşanacak…
Kimin nasibine ne düşecek… Kim bilebilir ki Allah’ tan gayrı!.
"Yaz!." dedi Kalem’ e…
"Ne yazayım?." dedi Kalem…
"Kıyamete değin olmuş ve olacak olanı yaz…" buyurdu Allah cc.

“Yaz!” buyurduğuna göre evvelde…
“Oku!” buyuracaktı elbette âhirde…

Karanlıkta okumak mümkün olmaz… Işık lâzım nur lâzım…
O da olunca Akıl lâzım…

İşte o vakit; İkrâ… Oku…
Üç kere sıktı Cebrail (as) ve “İKRâ / Oku” buyurdu…
Ama yazılı bir metin yoktu okunması beklenen…
Ya da bildiğimiz harfler değildi belki de…

Altı yedi dakikalık bir vakit kalmış…
Bir bardak çay daha içebilirim…
Düşünürken de çok hızlı geçiyor zaman…

Kalem-Akıl-Nur…

Kâlem’ e; "Yaz!." deniliyor…
Akıl’ a; "İkrâ/ Oku!." deniliyor ama yazılı bir metin yok…
İkrâ’ ya Nûn eklesek Kur'ân olacak ve okunacak metin ortaya çıkacak…
Ve Kâlem Sûresi NûN ile başlıyor…

Allahu ekber Allahu ekber!.
Allahu ekber Allahu ekber!.
Eşhedü en lâ ilâhe illallah!..

Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Ramazan Orucunu tutmaya…

Bardağımda yarım kalan çayı döktüm…
Elimdeki sigarayı söndürdüm…

Bir adım daha atarsam yanarım diyen Cebrâil (as) geldi aklıma…
"Allahu ekber!." demeyle işte nefsimiz de o sınıra geldi…
Ne bir yudum daha alabildi çayından…
Ne sigarasından bir nefes daha çekebildi…
Oysa gecenin karanlığı… Kim görecek kim bilecek…

Allahım!.
Yaptığım kullukla övünemem sana...
Lâkin; Sana kulluk yaptım. İşte bununla övünürüm...
Hak ve hayırlar dilerim senden... Gayrı sen bilirsin…

HâLimce…
15.06.2016 – 03:49

Gönderen : Tarih : 16-06-2016
Okunma : 515

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Arşiv Haberler

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır