Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·


Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
KİM ÇALDI YÜREKLERİMİZİ


 
KİM ÇALDI YÜREKLERİMİZİ
 
Seni her gördüğümde,
Yağmurlar yağardı çöle
Seni görmüş olsa bülbül,
Dönüp bakar mıydı güle.
 
Benim sende gördüklerim
Anlatılmaz gelmez dile.
Ne olmuş gönül vermişsem
Verirdim canımı bile.
 
Konuşmak yerine yazmanın daha rahatlatıcı olduğunu düşünüyorum.
Çoğu zaman sözün bitmesini dahi beklemeden;
-          "Hayır öyle değil.." diye başlayarak,
-          "O da bir şey mi? Sen benim bildiklerimi bir dinle bakalım" tarzında yaklaşanları görünce ister istemez böyle düşünüyorum.
 
Ne garip, yalnızlık okunuyor tüm yüzlerde; ama bu yalnızlığı gidermeye gelince iş,o insan gidiyor yerine başka biri geliyor sanki.
Anlamak, anlatmak, anlaşılmak ihtiyacı kaçınılmaz insan için; ancak böyle bir insanı aramak bulmak yerine bulduğu her insana
üstünlüğünü ispatlamaya girişiyor birçok kimse.
Anlatmaya çalışıyorsunuz olmuyor. Sanki bir kere sana "haklısın" dese
tutunduğu tüm dallar elinde kalacakmış gibi güvensiz özünde.
 
Bir söz vardı, "Gönül ne kahve ister ne kahvehane. Gönül sohbet ister kahve bahane" diyen.
Evet insanın gönlü sohbet istiyor muhabbet istiyor.
Önceleri kahveyle bir araya gelen insanlar şimdilerde öylesine soyutlamış ki kendilerini herkesten.
Başlayan konuşmanın sonucunda kendisine külfet getirecek bir durum çıkacağı endişesi ile dolu yüzler.
Başkası için en ufak bir şeye katlanmayı aptallık sayan akıllı olma gayretindeki insanlar,
Endekslere bağlı dostluklar... Mantığa bağlı aşklar... Mal paylaşımına bağlı evlilikler...
Lise sıralarında arkadaşını bıçaklamayı ya da kız arkadaşı uğruna arkadaşını çekip vurmayı erkeklik sayan delikanlılar...
Yol göstermek örnek olmak yerine pisliğe bakar gibi bakan ihtiyarlar...
 
Neden böyle olduk bizler... Kim çaldı bizden yüreklerimizi?
Aklıma Tarkan’ın şarkısı geliyor;
Kırılma, yapma kalbim kırılma...
Nedeni var her şeyin, suçlu sorumlu arama...
 
Halim KÖK









[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır