Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.
Sall ve Namaz

ÖNSÖZ

      İçinde yaşamakta olduğumuz şu muazzam kâinât ve insanoğlu ile sistemin Sahibi ve Ustası olan Rabbü'l-âlemin ilişkisi her insanın aklını sürekli meşgul etmiştir.
Kâinât nedir?
İnsan kimdir?
Bu sistemi var eden, her zaman, her yer ve her halde sevk ve idâre eden ilâhi gücün sahibi kimdir? 

     Böylesi sonsuz sorulara somut-soyut verileri kullanarak cevap aramakta felsefe ve tasavvuf daima ön plâna çıkmıştır.
Materyalist ağırlıklı düşünceyi ve salt aklı esas alan felsefede; çok zeki feylesof, daha az akıllı insanları kandırmaya yönelik bir öğreti içinde olmuş ve daima kendisindekini karşısındakine vermeyi amaçlamıştır.
Tasavvuf ise aklı kullanarak insanın fikri iç âlemini naklin ışığında bilmeyi, anlamayı ve yaşamayı esas alarak insanları inandırmaya hasbî hizmeti hedef almıştır.
İnsanın kendisinde ve kendisinin olan fıtrî değerlerini öğretim ve eğitimle ortaya çıkarıp geliştirmeyi ve kullanmayı amaçlamıştır.

      "Muhammedî Tasavvufta İnsan, Akıl, Nakl, Resûlullah (sav), ALLAH Teâlâ ve İlahî Aşk" isimli kitabımızda ve sitemizde daha geniş çerçevede ele aldığımız insanoğlunun evveli (yaratılışı), zâhiri (şu anı), bâtını (iç âlemi) ve âhiri (sonu ve hesabı) ile insanın hizmetine sunulan Subhanî Sistemin yaratılışındaki Muradullah…
Hayat şartlarını kullanış ve hesabını verişte uyulması emredilen Emrullah…
Sistem ve Sahibi…
Varından var eden ALLAH (celle celâlihu)…
İnsan ve aklı…
Nûrullah ve mahlûkat…

--- "ALLAH göklerin ve yerin nûrudur…" (Nur 24/35)

      Asl… Ayn… Âlemler… Âdemoğlu…
Nurullah ve akıl...
Sistemin Sahibini soran, arayan, bilen, anlayan ve bulan akıl…
Akıl ve İlâhi Nakl…
İnsan ve yaratıcısı arasındaki İlâhi iletişim hattı olan Kur'ânî Nakl…
Nakl ile buluşan aklın İlâhî aşka dönüşümü…
Muhammedî oluş şuûruna ulaşım tekemmülü…
Kesreti ve vahdeti zevk…
Hayatta ve nakilde aklın önemi, fonksiyonu, öğretimi, eğitimi ve sonuç…

--- "İşte bu temsilleri insanlar için getiriyoruz. Fakat onları ancak ve ancak bilenler (ilim sahibleri) akledebilir (düşünüp anlayabilir)." (Ankebut 29/43)
--- "İşte akıllarınız ersin (akledin) diye ALLAH size âyetlerini böyle açıklıyor (beyân ediyor)" (Bakara 2/242)

      Nûrullah olan akıl gücünü kullanmayan ve İlâhî bilgiye (nakl) tenezzül etmeyenlere ise:

--- "…Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bu yüzden aklademezler…" (Bakara 2/171)

--- "…O, akıllarını güzelce kullanmayanları murdar (pislik içinde inkârcı) kılar!..." (Yunus 10/100)

      İnsanoğlu için en büyük nimet olan akıl emânetine ihânetin fecî sonucunu; kâinâtı, insanı ve aklını yaratan Rabbü'l-âlemin:

--- "Ve derler ki: "Biz kulak verip dinleseydik ve aklımızı kullansaydık (şimdi) bu çılgın ateşin içinde (alevli cehennem mahkumlarıyla birlikte) olmazdık!" (Mülk 67/10)

      Aklıyla bilen, anlayan ve yaşayan insanoğlunu, fiillerini ve dilemelerini yaratan ALLAH Teâlâ bütün bu imkanları kulluk imtihanı için var etmiştir.
İnsana hak-hayr ve bâtıl-şer olmak üzere iki yoldan birini tercih hakkını tanımış (Beled 90/10 bkz.) ve sonuçlarını açıkça bildirmiştir.
Esfelinden (en alttan) İlliyyine (en üst) kadar tekemmül imkanları sağlamış ve sistemi hizmetine sunmuştur.
Halife kılmıştır (Bakara 2/30; En'am 6/165; Yunus 10/14,73; Neml 27/62; Fatır 35/39 bkz.).

      Bütün mahlûkat içinde mükerrem kılmıştır:

--- "Andolsun ki Biz, Âdemoğullarını üstün şerefe (kereme) mazhar kıldık…" (İsra 17/70)

--- "Biz insanı en güzel kıvamda (biçim, tavır, tarz) yarattık." (Tin 95/4)

      Bu sistemin ve insanın yaratılış sebebini Sistemin Sahibi Kur'ân-ı Kerîm'inde:

--- "Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım…" (Zâriyât 51/56) 

     Kulluk kemâlâtı olan şu hayattaki imtihanın kuralları ve sonuçları açıkça bildirilmiştir (Kıyamet 75/36; Tekasür 102/8; Furkân 25/20; Ankebût 29/2; Mülk 67/2; Cin 72/17; İnsan 76/2 v.d. bkz.).

     Emrullahla bildirilen kulluğun gereği olan ibâdetlerin işlenmesinde hiçbir kimse için ayrıcalık yoktur.
İbâdetlerin tümünü bize tebliğ ve tatbik eden Resûlullah (sav) dahi ibâdetlerini lâzım ve lâyıkınca yerine getirdiğine değil de Rahmetullah'a sığınmıştır.

--- Osman İbni Maz'un'un ölümünden sonra Ümmü A'lâ'nın onu taziye için söylediği: "ALLAH (bu imanlı, tâatli kuluna ikram etmez de) ya kime ikram eder?" demesi üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "ALLAH'a yemin ederim ki ben ALLAH'ın Peygamberi iken bana (ve size yarın) ALLAH tarafından ne muamele yapılacağını bilemem!" buyurmuştur.
(Buharî, Cenâiz 23, Tâbir 13)

--- Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde : "Hiçbiriniz ameliyle cennete giremez. Allah'ın fazi ve ihsanı olmazsa..." buyurmuştur.

      İşte böylesine çok önemli, sebeb ve sonuç olan ibâdetin (kulluk kemâlâtının) ana direği olan salât (namaz), günde beş vakit kulun durum değerlendirmesi yapması ve yaşamasıdır.
"Asl" sılasına "Ayn" isâlesi (akışı, ulaşımı, vuslatı) olan salâtı Kur'ân-ı Kerîm ve sahih hadîs-i şerîflerde gönül gözlerimizle okuyup biraz daha özden ve birlikte zevk edelim İnşâallah…

      Arzumuz ve azmimiz Muhammedî Tasavvufta Salât Sılası'nı arzdır…






[ Geri Dön ]

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır