Muhammed-i Nur

Ana Menü
 
· Ana Sayfa
· FORUM
· Haber/Makale Arama
· Haber Gönder
· Arkadaşlarına Öner
· Favorilerine Ekle
· Giriş Sayfası Yap
· Tasavvuf Sözlük
· İletişim
Kul İhvâni Divanı
 
Muhammed-i Nur Şiir Kitapları
Kategori Şiir Kitabı Cilt I
Kategori Şiir Kitabı Cilt II
Kategori Şiir Kitabı Cilt III
Kategori Şiir Kitabı Cilt IV
Kategori Şiir Kitabı Cilt V
Kategori Şiir Kitabı Cilt VI
Kategori Şiir Kitabı Cilt VII
Kategori Şiir Kitabı Cilt VIII
Kategori Şiir Kitabı Cilt IX
Kategori Şiir Kitabı Cilt X

Muhammed-i Nur Kitapları
Kategori Tasavvuf
Kategori Sall ve Namaz
Kategori İnsan ve Hâ Mîm

Muhammed-i Nur Sohbetleri
Kategori Kur'an İniş Zevki

Gönülden Esintiler
 
Muhammed-i Nur Mehmet Emin
Kategori Dostu Bildik
Kategori Dostu Bulduk
Kategori Gönül Gözü

Muhammed-i Nur Halim Kök
Kategori Sevmek Ateştir
Kategori Sohbet Zevkleri
Kategori Şiirlerim

Muhammed-i Nur Aziz Kurtuluş
Kategori Binbir Esma Bir Elif
Kategori Sohbet Zevkler
Kategori Şiirler ve Dörtlükler

Muhammed-i Nur Âşık Cemâl
Kategori İlahi ve Ezgiler
Kategori Şiirleri

Muhammed-i Nur Mehmet Kahraman
Kategori Tablolarım

·



Üye Tanımlama
 

Bilgileriniz sistemimizde kayıt altına alınmaktadır.




Ma (Mâ') : Su

Maab (Maâb) (a) : Varılacak yer.

Maad (Maâd) (a) : Dönülen, dönüp gidilecek yer; âhiret; gaye, amaç. Akl-ı maâd: bundan sonraki hayatı kavrama.

Maad (Maâd) (a) : Dönülecek yer. Mebde ve maad: Dünya ve ahiret, işinbaşı ve sonu.

Maada (Mâadâ) (a) : ...den başka.

Maadin (Maadin) (a) : Madenler.

Maalesef (a) : Esefle söylüyorum, yazık ki.

Maani (Maâni) (a) : Anlamlar.

Maarif (Maârif) (a) : Marifetler.

Maas (Maâş) (a) : Yaşayış, dirlik; geçinecek şey. Akl-ı maâş: bu hayatta geçim, kazanç düşüncesi.

Maaz, meaz (Maâz, meâz) (a) : Sığınacak yer.

Maazallah (Maâzallah) (a) : ALLAH Tealâ korusun, saklasın, esirgesin.

Mabed (Mâbed) (a) : İbadet edilen yer, tapınak.

Mabud (a) : Kendisine ibadet edilen, tapınılan, ALLAH Tealâ.

Macid (Mâcid) (a) : Mecd sahibi, şan ve şeref sahibi olan

Madde (Madde) (t) : Cisim. Maddeten: cismen; gözle görülüp elle tutulur şekilde.

Maddiyat (a) : Cisimsel şeyler, ortada var olanlarca.

Maden (Ma'den) (a) : Maden.

Maden (Mâden) (a) : Bütün kıymetli cevherlerin kendisinden elde edildiği bir madde.

Madum (a) : Yok olan.

Magdur (a) : Gadre haksızlığa uğramış.

Maglubiyyet (a) : Maglubluk, yenilme

Mah (Mâh) (f) : Gökteki ay; bir aylık zaman. Mah-ı taban Parlak ay.

Mahabbet (a) : Sevgi, sevmek.

Mahal (a) : Yer.

Mahbub (a) : Muhabbet olunmuş, sevilmiş, sevilen, sevgili.

Mahbus (Mahbûs) (a) : Hapsedilmiş adam.

Mahfi (a) : Gizli, saklı.

Mahfil (a) : Toplanma yeri.

Mahi (Mâhi) (f) : Balık.

Mahkeme (a) : Davaların görülüp hükme bağlandığı yer.

Mahkum (a) : Kendisine hükmolunmuş, birinin hükmü altında bulunan.

Mahkur (Makhûr) (a) : Kahredilmiş.

Mahluk (Mahlûk) (a) : Halk edilmiş, yaratılmış, yaratık.

Mahmud (a) : Kendisine hamd edilen, öğülen.

Mahmur (a) : Yarı sarhoş, uykulu.

Mahrem (a) : Sır bilen, yabancı olmayan. Sırdaş.

Mahrum (a) : İstediğini dilediğini elde edemeyen; bahtsız, nâsibsiz.

Mahsul (Mahsûl) (t) : Husûl bulan, hâsıl olan, meydana gelen şey; ürün, verim.

Mahsulat (Mahsûlat) (a) : Elde edilenler.

Mahv (a) : Yok etme, ortadan kaldırma; harab etme, perişan etme; batma, bitme. Tasavvufta benlik vasıflarından olan cehâleti yok etme ve kemâlâtta gark olma.

Mahz (a) : Katkısız, hâlis.

Mahzen (a) : Hazinenin saklandığı yer.

Maiyyet (a) : Beraberlik, büyük bir âmirin emri altında oluş.

Makalat (Makalât) (a) Makaleler. : Makaleler.

Makale (a) : Herhangi bir konu üzerinde yazılan yazı.

Makam (a) : Durak. kıyam edilen, durulan, durulacak yer; durak.

Makamat (Makamât) (a) : Makamlar.

Makamı Mahmud( Makam-ı Mahmud) (a) : Resûlullah (sav) 'in şefâat makamı.

Makbul (a) : Kabul olunmuş, beğenilmiş; hoş karşılanan; geçerli olan.

Maksud (Maksûd) (a) : Aranan, kasd olunan.Dilenen, istenen.

Maksurat (Maksûrat) (a) : Kısıtlanmış şeyler. Parça buçuklar.

Makul (Ma'kul) (a) : Akıllıca, akla uygun.

Makulat(Ma'kulat) (a) : Akılla anlaşılabilen şeyler.

Mal (a) : Bir kimsenin sahip olduğu ve kullandığı her şey.

Malik (Mâlik)(a) : Sahip.

Malum (Ma'lûm) (a) : Bilinen, belli.

Malümat (Malümat) (a) : Bilinen şeyler, bilgiler.

Mamur (Ma'mûr) (a) : Onarılmış.

Mana (Mâna) (a) : İç, öz, asıl.

Mana yı adem (Mâna-yı âdem) (a) : İnsan-ı kamil.

Manen (Mânen) (a) : Mânevî olarak, iç âlem bakımından, duyguca, gönülce.

Manend (Manend) (f) : Benzer, eşit.

Manevi (Mânevî) (a) : Madde dışı olan, mânâya ait; iç âleme ait.

Mani (Mâni) (a) : Engel olan, men' eden, geri bırakan, alıkoyan.

Mani mana(Ma'ni - ma'na) (a) : Anlam.

Mansib (Mansıb) (a) : Makam, yer, mertebe.

Mantik (Mantık) (a) : Konuşma, söz.

Mantıkut tayr (Mantıku't-tayr) (A) : Kuşların konuşması; Feridüddin Attar’ın ünlü eseri.

Mar (Mâr) (a) : Yılan.

Maraz (a) : Hastalık, illet.

Mardud (Mardûd) (a) : Reddedilmiş, kovulmuş.

Margzar (Margzâr) (f) : Çayırlık, çimenlik.

Marifet (Ma'rifet) (a) : Tanımak, anlamak.

Marifet (Mârifet) (a) : İlimle edeble tanıyış, bilişle anlayış, ahlâken kemâlât âlemi.

Marifet (Mârifet) (a) : Fikir ve himmetle kazanılan bilgi; Hakkı tanıma bilgisi.

Maruf (Ma'ruf) (a) : Herkesçe bilinen, tanınmış, belli.

Masdar (a) : Birşeyin südûr ettiği, ortaya çıktığı yer, kaynak, göze, temel.

Masir(Mâsîr) (a) : Suyun akdığı yer; karargâh.

Masiva (Mâsiva) (a) : Allah'dan başka olan her şey.

Masiva yı Aşk (Mâsiva-yı aşk) (a) : Aşk'dan başka olan her şey..

Masiyet (Mâsiyet) (a) : İsyan, günah.

Maslahat (a) : Yerine göre icâb eden iş, söz, hareket.

Masum (a) : Suçsuz, kabahatsız, günahsız, tertemiz,kötülükten korunmuş.

Masıyyet (Ma'sıyyet) (a.) : isyan etmek, kötü iş.

Mat (Mât) (f) : Yenilmiş, mağlup.

Mat olmak (t) : Kaybetmek, oyunda alt olmak.

Mata (Mata') (a) : Matah. Mal mülk.

Matar (a) : Yağmur.

Matarbaz Madrabaz (Matarbaz – Madrabaz) (t, f) : Muhtekir. Bir malı saklayıp azaldığı, değerlendiği zaman yüksek fiyatla satan. Malın azalıp değerlenmesi si için elindekini saklayan.

Matleb (a) : İstenen.

Matleb etmek (f) : İstemek.

Matlub (a) : Taleb edilen, istenilen, aranılan şey.

Maye (Mâye) (f) : Maya, öz; esas ve gerekli olan.

Mayera (Mâverâ) (a) : Bir şeyin gerisi, ötesi.

Mazarrat (a) : Zarar vermek.

Mazağel basar (Mazağe'l-basar) (a) : Her tarafı göz olan.

Mazhar (a) : Birşeyin zuhûr ettiği, ortaya çıkrığı, göründüğü yer; nâil olma, şereflenme. Tasavvufta ilâhî tecellîye zuhûr aynası olma, zuhûrat yeri.

Mazi (Mâzi) (a) : Geçmiş zaman.

Mazlum (a) : Zulme uğramış, zulüm görmüş.

Mazul (Ma'zûl) (a) : Azledilmiş, işten çı¬arılmış.

Mazur (Ma'zûr) (a) : Özürlü.

Mazur (a) : Özürlü, özürü olan.

Mağrur (Mağrûr) (a) : Gururlanan, benlikli. gururlu; güvenilmemesi gerekene güvenip aldanan, kendini beğenmiş.

Mağz (Mağz) (f) : Bir şeyin aslı, özü ve hakikati.

Maşrık (Maşrık) (a) : Doğu.

Maşuk (Ma'şuk) (a) : Sevgili.

Maşuka (Ma'şuka) (a) : Sevilen kadın.

Me hi taban (Meh-i tâbân) (a) : Parlak ay.

Mead (Meâd) (a) : Bkn. Maad.

Meal (Meâl) (a) : Anlam. meydana gelen şey, netice; mânâ, kavram, mefhum.

Mealen (Meâlen) (a) : Mânâca uygun olan.

Mebde (a) : Başlangıç, asıl, kaynak, bir şeyin başladığı yer.

Mecal (Mecâl) (a) : Tâkat, güç kuvvet, tahammül.hakikatin gerçeğin zıddı; kendi öz mânâsıyla kullanılmayıp benzerlikle, benzetme yoluyla başka bir mânâda kullanılan söz. Çocuğa " koçum" demek gibi.

Mecbur (a) : Cebredilmiş, icbâr edilmiş, zor görmüş, zorla bir işe girişmiş.

Mechul (Meçhûl) (a) : Bilinmeyen.

Mechul (a) : Meçhul, bilinmeyen.

Mecid (Mecîd) (a) : Şan ve şeref sahibi ulu ALLAH Tealâ.

Meclis (a) : Oturulacak yer. Toplantı yeri.

Mecma (Mecmâ') (a) : Toplanma yeri.

Mecmaul bahreyn (Mecmau'l-bahreyn) (a) : Acı ve tatlı denizin toplandığı yer. (Tasavvuf terimi).

Mecnun (a) : Deli. Aklını kaybetmiş olan.

Mecruh (a) : Yaralı, yaralanmış.

Mecus (Mecûs) (a) : Ateşe tapan.

Meczub (Meczûb) (a) : Cezbolunmuş, çekilmiş. İlâhî âşkla kendinden geçmiş derviş.

Medar (Medâr) (a) : Birşeyin etrafında devredip döneceği nokta ve üzerinde hareket edeceği yer.

Meded (a) : Yardım. nusret, imdad, aman dileme.

Meded ermek (a, t) : Yardıma mazhar olmak.

Medeni (Medenî) (a) : Şehir halkından olan, şehirli, terbiyeli, görgülü, kibâr, nâzik.

Medh (a) : Medhetme, övme, birşeyin iyi oluşunu söyleme.

Medhuş (a) : Dehşete uğramış, şaşırmış.

Medrese (a) : Ders okunan yer.

Meftun (a) : Vurgun, tutkun.

Meh (f) : Ay.

Mehd (a) : Beşik.

Mehdi (a) : Hidayet veren, doğru yolu tutan. Kıyamete yakın gelecek olan imam.

Mehlika (f.a) : Ay yüzlü, sevgili.

Mehves (Mehveş) (f) : Ay gibi.

Mekan (Mekân) (a) : Oturulan yer.

Mekkar (Mekkâr) (a) : Hileci, düzenci. Hilekar.

Mekr (a) : Hile, düzen, dubara.

Mekruh (a) : Kerih olan, iğrenç, tiksinti veren, yapılması şerîatce hoş görülmeyen hâl.

Mekrümet (Mekrümet) (a) : Ululuk, yücelik.

Mekteb (a) : Yazı yazacak yer, okul.

Melaik (Melâik) (a) : Melekler.

Melaike (Melâike) (a) : Melekler.

Melal (Melâl) (a) : Üzüntü.

Melamet (Melâmet) (a) : Bütün yolların (tarikatların) ulaştığı meydan.

Melamet (Melâmet) (a) : Kınamak. ayıplama, kınama.

Melami (Melâmî) (a) : Melâmîyye tarikatı mensubu.

Melaz (Melâz)(a) : Koruyucu.

Melce (Melce') (a) : İltica edilecek, sığınılacak yer.

Melek (a) : Tanrı buyruğundan çıkmayan, maddi cisimleri, cinsiyetleri olmayan, latif, göze görünmez yaratıklar. nuranî varlıklar.

Meleke (a) : İşe yatkınlık, mahâret, yapabilme yetisi.

Melekut (Melekût) (a) : Melekler, kuvvet¬ler âlemi. Maddi olmayan âlem. melek ve ruhlar âlemi; ALLAH Tealâ'nın saltanat ve azamet âlemi.

Melik (a) : Mutlak mal sahibi ALLAH Tealâ; hükümdar.

Melul (Melûl) (a) : Elemli, üzgün.

Melun (Mel'un) (a) : Lânetlenmiş, rahmetten kovulmuş iblis.

Memat (Memât) (a) : Ölümden, öldükten sonra.

Memnun (a) : Minnet altında bulunan, razı, hoşnut olan.

Memur (Me'mûr) (a) : Memur, emir almış olan kimse; bir işle vazifelenmiş olan.

Men (f) : Ben.

Menal (Menâl) (a) : Bir kimsenin kendi isteği ile eriştiği ve elde ettiği şeyler.

Menas (a) : Kaçıp sığınılacak yer.

Menba (Menbâ') (a) : Kaynak.

Menfi (Menfî) (a) : Nefyedilen, sürgün; herşeyin olmayacak tarafını düşünüp ileri süren; olumsuz, negatif.

Meni (Menî) (f) : Benlik.

Menkul (a) : Nakledilmiş, taşınan, anlatılagelen.

Menkur (Menkûr) (a, t) : "Münkir"den bozma. inkâr, inkâr eden.

Menkur (a) : Boru.

Menna (Mennâ') (a) : Fazlasıyla men eden, engel olan.

Mense (Menşe') (a) : Birşeyin neşet ettiği , çıkıp yayıldığı yer, esas, kök, kaynak.

Mensub (a) : Bir kimse ya da şeye nisbeti, ilgisi, alâkası, bağı olan.

Mensuh (Mensûh) (a) : Hükmü kaldırılmış.

Mensur (Menşûr) (a) : Ferman, berat.

Menzil (Menzîl) (a) : Konaklanacak yer. yollardaki konaklama yerleri.

Menzilgeh (a.f) : İnilecek, konaklanacak yer.

Merak (Merâk) (f) : Birşeyi bilme ve anlama arzusu; düşkünlük, kuruntu.

Meraya (a) : Aynalar.

Merbub (Merbûb) (a) : RABBİ olan kul, köle.

Mercan (a) : Denizde bir nebat¬tan çıkan kırmızı ve değerli taş.Denizden çıkan kırmızı bir hayvan.

Merd (f) : İnsan, erkek, yiğit kişi. Merdî Yiğitlik, mertlik. Davayı merdî Erlik iddiası.

Merdan (f) : Erkekler, yiğitler. erler.

Merdane (Merdâne) (f) : Ercesine. Erkeğe, yiğide yaraşır şekilde, mertçe.

Mergub (a) : Rağbet edilmiş, beğenilmiş, sevilip aranılmış, istenilen, sevilen.

Merhamet (a) : Şefkat gösterme, acıma, birisini esirgeme.

Merhameten (a) : Merhamet ederek, acıyarak.

Merhem (a) : Yaraya sürülen ilaç.

Merhum (Merhûm) (a) : Rahmetli.

Meri (Mer'î) (a) : Görünen.

Merkez (a) : Yuvarlak bir çenberin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan ve sabit olan nokta.

Mervi (Mervî) (a) : Rivayet edilen, dilinden işitilerek söylenen.

Meryem (a) : Remyedilmiş (vurulmuş) vücut.

Merziye (a) : Hoşnut olunan.

Mesafe (a) : Ara, uzaklık.

Mesani (Mesâni) (a) : Birşeyin tekrarı.

Mescid (a) : Secde edilen yer. Secde yeri. Küçük cami.

Mescid hane (Mescid-hâne) (a. f) : Mescit.

Mesel (a) : Örnek, benzer, numune, emsâl.

Mesel bağlamak (Mesel bağlamak) (a. t) : Örnek getirmek.

Mesele (a) : Sorulup karşılığı istenilen şey; çözümü istenilen problem.

Mesgul (Meşgul) (a) : Bir şeyle uğraşan.

Mesih (a) : Elini meshederek (sürerek) hastaları iyileştiren İsa (as) .

Mesih (a) : Mesheden, vücudu sıvazlayan. Tasavvufi terim Hz. İsa.

Meskenet (a) : Yokluk, yoksulluk. Benlikten, varlıktan geçmek.

Meslek (a) : Sülûk edilen, gidilen yer, yol; geçinme yolu.

Mesned (a) : İsnad edilen,dayanılan şey; tutamak, rütbe, makam.

Mesrur (Mesrûr) (a) : Sürûrlu , memnun, sevinmiş,meramına ermiş, şâd olmuş.

Mesrur (Mesrûr) (a) : Sevinçli, sevinmiş. Sürurlu.

Mest (f) : Sarhoş olmuş, manevî sevince buğulmuş.

Mestan (f) : Sarhoşlar. Pek fazla sarhoş.

Mestane (f) : Sarhoş gibi, baygın bakışlı. Sarhoşçasına.

Mestur (Mestûr) (a) : Örtülmüş. Setr olunmuş, örtülü, kapalı, gizli.

Mesul (Mes'ul) (a) : Sual olunmuş, kendisinden sorulmuş; sorumlu.

Metin (Metîn) (a) : Sağlam, dayanıklı.

Metn (a) : Bir yazıyı şekil ve noktalama özellikleriyle meydana getiren kelimelerin bütünü, tamamı.

Mevalid (a) : Mevlûd (doğmuş olan şey) çoğulu.

Mevalid i selase (Mevalid-i selase) (a) : Maden, nebat ve hayvanlar.

Mevc (a) : Dalga.

Mevc urmak (a, t) : Dalgalanmak.

Mevcud (Mevcûd) (a) : Var olan.

Mevcudat (Mevcûdat) (a) : Var olanlar. Bütün varlıklar.

Mevki (a) : yer, makam, rütbe.

Mevla (Mevlâ) (a) : Efendi, sahib, mâlik; kul-köle azâd eden; yardımcı, terbiye eden; ALLAH Tealâ.

Mevsuf (a) : Vasıflanmış, sıfatlarıyla belirtilen.

Mevt (a) : Ölüm.

Mevta (a) : Ölü, ölüler.

Mevzun (Mevzûn) (a) : Vezinli, ölçülü.

Mey (f) : Şarap, içki.

Meydan (a) : Geniş, açık, düz yer; imtihan alanı.

Meyhane (f) : İçki evi, içki içilen yer.

Meyl (a) : İstek. Gönül akması. eğilim, eğiklik, akıntı; tutulma, sevme ; gönül akışı.

Meymenet (a) : Bereket, saâdet, mutluluk, uğurluluk.

Meyyal (Meyyâl) (a) : Çok istekli ve düşkün.

Mezhep (a) : Gidilecek yol. Gidilen, tutulan yol.Dinde anlayış, ibadet yolu.

Mezkur (Mezkûr) (a) : Anılan.

Mezun (Mezûn) (a) : İzinli, izin almış, salâhiyetli olan.

Meşam (Meşam) (a) : Koku; koku alan yer.

Meşayih (Meşâyih) (a) : Şeyhler, ulular. İhtiyarlar.

Meşe (Meşe) (f, t) : Farsça "bişe"den bozma. Orman.

Meşgale (Meşgale) (a) : İş ,güç, uğraşı, meşguliyet.

Meşhed (Meşhed) (a) : Şehid olunulan veya şehidken defn olunulan yer.

Meşher (Meşher) (a) : Teşhir yeri, sergi.

Meşhud (Meşhûd) (a) : Gözle görülmüş, şâhid olunmuş.

Meşhur (Meşhur) (a) : Şöhretli, şöhret kazanmış, ün salmış.

Meşk (Meşk) (f) : Öğrenmek için yapılan çalışma; alışma, alıştırma. Tasavvufta âşkı yaşama.

Meşreb (Meşreb) (a) : Yaratılış, tabîat, mizâc, huy, ahlâk.

Meşreb (Meşreb) (a) : Maşrapa.

Meşreb (Meşreb) (a) : İçilecek yer, huy, ahlak, tabiat.

Meşru (Meşrû') (a) : Şer'an câiz olan, şerîatın izin verdiği, kanuna uygun olan.

Miad (Miâd) (a) : Vaadedilen, belirtilen zaman veya yer.

Midad (a) : Yazı mürekkebi.

Miftah (a) : Anahtar; şifre cetveli.

Mihenk (a) : Mehenk, altın-gümüşün saflık derecesini (ayârını) ölçmeye yarayan taş.

Mihman (f) : Misâfir, konuk.

Mihman dar (Mihman-dâr) (f) : Konuk ağırlayan, gezdiren kişi.

Mihnet (a) : Zahmet, eziyet; gam, keder, sıkıntı, derd; belâ, musibet.

Mihr (f) : Muhabbet, sevgi. Güneş. Güneş.

Mihr i dırahşan (Mihr-i dırahşan) : Parlak güneş.

Mihrab (Mihrâb) (a) : Namazda, imamın durduğu kıbleye karşı oyulmuş yer.

Mihrab (Mihrâb) (a) : Câmide imamın namaz kılma ve kıldırma yeri. Tasavvufta Resûlullah (sav) 'in komutası altında benlik harbinin olduğu ve benliğin harab olduğu umut yeri.

Mihrab (a) : Ümit bağlanan yer.

Mikdar (Mikdâr) (a) : Had, mevkie göre şeref.

Milk (a) : Saltanat.

Milket (a, t) : Varlıklı.

Millet (a) : Şeriat. Dini hüküm¬ler. bir din veya mezhebde bulunanların hepsi.

Mimar (a) : İmar eden, yapıcı.

Minber (a) : Yükselme aleti; camilerde üzerine çıkılıp hutbe okunan kürsü.

Minnet (a) : Bir iyiliğe, bir iyilik yapana karşı kendini borçlu görme duygusu; iyiliğe teşekkür; yapılan iyiliği başa kakma.

Minnetdar (Minnetdâr) (a) : İyiliğe karşı müteşekkir olan ve mahcub kalan.

Minval (Minvâl) (a) : Tarz, yol, sûret, şekil.

Mir leşker (Mir-leşker) (f) : Askeri amir, komutan.

Mirat (Mir'at) (a) : Ayna. İlâhî sıfatları yansıtan akıl aynası.

Miraç (Mi'râç) (a) : Göğe çıkma. Tasavvufta Hakk'a rücû' veya ürûc kemâlâtı.

Mirvarı (f, t) : İnci. "Mirvarid"den bozma.

Misal (Misâl) (a) : Gibi, örnek, benzer, andırır. Bİ-misal Eşsiz, benzersiz.

Miskal (Miskâl) (a) : Bir buçuk dirhemlik ağırlık.

Miskin (a) : Yok, yoksul. Varlık¬tan, benlikten geçmiş kişi.

Miskinlik (t) : Varlıktan, benlikten geçiş.

Misl (a) : Benzer, eş, emsâl.

Misli (Mislî) : Misil ile ilgili.



A B C Ç D E F
G H I İ J K
L M N O Ö
P R S Ş
T U Ü
V Y
Z

[ Geri Dön ]

Tasavvuf Sözlük

Ç,I,Ü,Ö,Ş,Ğ gibi harfleri görmek için lütfen Mozilla Firefoxta açınız

Ana Sayfa | FORUM | Videolar | Sesli Sohbet | Dualar | İletişim
Copyright (C) 2010 Muhammedi Nur | Tüm Hakları Saklıdır