Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 23 Haz 2018, 05:28

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 9 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 27 Şub 2012, 19:26 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 May 2009, 03:00
Mesajlar: 1853
Konum: TASAVVUF TALEBESİ
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

GÜL BAĞIndan..

Gül-i zâr'ın akan göz yaşıyla,
Garib dertli âşık başıyla,
Kalbimin muhammedi ışıyla,
ER birinden selâmlar götürdüm..

Resim

Allah ve Resûl'una teslimiz,
Sebililah "zemzem" kevserimiz,
Allah küllî şeye muhit ve iz,
Deyenlerden selâmlar götürdüm....

Resim

Dostca sarılıp dolaşıklardan,
Muhammed nurlu sarmaşıklardan,
HakK-TeÂlâya gerçek âşıklardan,
Her birinden selâmlar götürdüm...

Resim

"İZ" izledim, izimi gizledim,
Geçtim "BEN" den, BENimi "BİZ" ledim,
BİAT ettim kendimi sözledim,
"BİZ"den YÂRe selâmlar götürdüm...

Resim

Yaban olanı bağımdan yoldum,
"Zem zem" den içtim, Kevserle doldum,
EL veren ERin elinde oldum,
PÎR'den M'İM'e selamlar götürdüm...

Resim

MuhammedÎ kervan zübdesinden
Âlemlerin Rahîm Rabbi'sinden,
RavzÂnın yeşil kubbesinden,
Kıt "MÎR"e selâm alıp getirdim...

Resim GÜL-İ ZÂR Resim Resim



Balığın suyun içinde olup da bulunduğu ortamın farkında olamayışı gibi,
BeytUllah ve Ravza -yı Mütahhara'da olduğum anlarda, bir sarhoş gibi dolanıp durdum.
Duygularım resetlenmiş gibi, ne hasretim, ne sevdam, aşkım, ne de acılarım kalmıştı.
Yok gibiydim.
Zaman, zaman ağladığımı, hisediyor, ama neden ağladığımı bilmiyordum.
Bir kalabalık insan selinin , bazen ortasında, bazen kenarında akıp gidiyordum.
Ara ara iradem geri veriliyor, o zaman da naz makamında sitemlere başlıyordum.
"Bu sefer, Hacerü'l- Esvede dokunamadım"
" Hicr-i İsmailde namaz kılamadım"
"Mültezemde dua edemedim"
Bunları düşünüp yaşın yaşın ağlarken, kendimi önce Mültezem'de buldum.
Önümde kimse yoktu. Ellerimi dokundurup dua ettim doyasıya ağladım.
Hacerü'l- Esvede yönlendirildim. Aramızda oNbeş -yirmi santimlik bir ara varken,
bir hanımın baygınlık geçirdiğini gördüm. Birden cesaretim kırıldı. Vazgeçtim.
Zâten de geçen seneki umre ziyaretimde iki defa nasip olmuştu. Hamdolsun.
Bununla teselli bulurken, Hicr-i İsmailin içinde buldum kendimi.
Öyle kalabalıktı ki, namaz kılmaya yer yoktu.
Hem ağlıyor hemde KÂBEnin, harika örtüsünün üstündeki mübarek yazılara bakarken,
arkamdan biri beni çekiştirdi.
Dönüp baktım, parlak yüzlü siyah örtülü çok güzel gürbüz bir hanım, yere oturmuş,
bağdaş kurmuştu ve epeyce bir yer kaplıyordu.
"Gel buraya gel "dedi. Kalktı ve bana yer açtı. Telaşla ve sevinçle, iki rekat namaz kılabildim.
ve" çok ama çok teşekkür ederim, Allah'ım, sana sonsuz hamdü senâlar olsun diye mutlulukla dua ettim.
Bana yer açan hanımı aradım çoktan yok olmuştu......

Her tavafımız bir mahşer günü gibi, kalabalıktı.
İster KÂBEye yakın yerde, isterse biraz dış kısımlarda da olsak aynı kalabalık vardı.
Tavafda yok oluyor, bitince yine nefis elbiselerimizi giyiniyorduk.
O kesrette birlik zuhur ediyor, tavaftaki herkes tek bir şahıs oluyordu.
Tam anlamıyla, "BİZ BİR"lik duygusunu, bu sefer tam anlamıyla anlamış ve yaşamıştım.
Tavaf anında anlamadığım ağrılarım ve acılarım, tavaf biter bitmez geri veriliyordu.
Ayak tabanlarım su toplamış ve nasır bağlamıştı.
Değişik yerlerden ihrama girerek, dört defa "umre" yaptık.
Son umrede tavaftan sonra "say"ı yapacak gücüm tekatim kalmamıştı.
Grubumuz bizden bir sayı önde gidiyordu. Yanımdaki arkadaş boylu poslu bir genç hanımdı.
Ona bile yetişemiyeceğimi anlayınca biraz panikledim.
İçimden bir ses "HAYY" zikrine bağla kalbini dedi. Aynen öyle oldu.
Uçar gibi geçtim öndekileri. Arkadaşımd a geridekilerle kalmak zorunda kaldı.
Bir sayı önde bitirdim. Tam o esnâda ezan okundu. Namaza hazırlandım.
"Kul bunalmayınca, Hızır gelmezmiş" ya çok doğru . Yaşadım gördüm. Hamdolsun. Rabbül Âlemine....
Bu mübârek beldede, sadece bana değil Allah celle celâlihu darda kalan tüm kullarına yardım etti.
Sonradan anlatılanlardan anladım.

Bir sabah saat dörtte "Sevr Dağı na çıkmak isteyenler hazırlansınlar" dediler.
"Şişmanlarla, yaşlılar da gelmesinler"
Şükürler olsun ki, ben ince görünen bir şişman, genç görünen bir yaşlı olduğumdan,
Sevr Dağına çıkmak şansına tâlib oldum.
(devamı sonra inşae ALLAH
)

_________________
Resim


En son HAYY-DOST tarafından 13 Mar 2012, 19:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2012, 18:56 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 May 2009, 03:00
Mesajlar: 1853
Konum: TASAVVUF TALEBESİ
ResimErtesi sabah erkenden otobüslerle yola koyulduk.
Sevr dağının eteklerinde ,yolculuğumuz kolay olsun diye dua ettik.
Yavaş yavaş yola revan olduk. Gerçekten, gençler ve gücü kuvveti yerinde olanlar önden gittiler.
Bizler arkada kaldık.
Yolumuz, dik ve dolambaçlıydı.
İyi tarafı, eskiye göre merdivenvari çıkıntıların yapılmış olmasıydı.
YAnımda aynı zamanda akrabam olan, hanım arkadaşım da vardı.
"Ben çıkamıyacağım" dedi ve oturdu kaldı.
Biraz ilerleyince, anladım ki, buraya "aşk" ve iman gücüyle çıkılabilir.
Yanımdan gelip geçtiler.
Benden daha aşık ve imanlı insanlar.
Yavaş yavaş gücümün tükendiğini, ağrılarımın had safhaya vardığını ,
hissetmeye başladım.
Arada bir oturUp dinleniyor, sonra tekrar yola koyuluyordum.
Kan ter içinde kalmıştım.
Umutsuzluk rüzgarları kafamda eserken, bir an bu zorlukların, bizden önce kilerin çektiklerinin
yanında hiçbir değerinin olmadığını düşündÜm.
Sümeyye (RA) anamızın, hikayesini dinlemiştim bir gün önce.
KÂfilenin hocasından.
Dönüp arkama baktım. Epeyce yüksekte olduğumuzu, Beytullahın hemen yanıbaşındaki,
saatli kulenin sadece uç kısmının görünmesinden anladım.
Sanki en arkaya ben kalmışım gibi bir ürperti geçti içimden.
Biraz sonra eşiyle birlikte, Samsundan tanıdığım genç bir hanım, geri dönüp , koluma girdi.
ve yol boyunca da beni hiç yalnız bırakmadı "Allah ondan ve eşinden razı olsun" dualarım halen dilimde ve gönlümde.
Dağa çıkıp, geri dönenlere "daha çok varmı" diye diye çıkmaya devam ettik.
"Gayret edin az kaldı " tesellisiyle sabah namazında, küçük konaklama yerlerinden birine vardık.
Biraz dinlenip, namazımızı kıldıktan sonra yine yola koyulduk.
Sevr mağarasının bulunduğu yere yaklaşırken, gün ışımak üzereydi.
Çok tatlı serin bir rüzgar esmeye, hoş geldiniz der gibi, yüzümüzü gözümüzü serinletmeye
başlamıştı.
Sevr dağının en yüksek tepesine, mağaranın olduğu yere çıktık.
Etrafıma bakındım. İnanılır gibi değildi.
Bu kadar yükseğe nasıl çıktığımıza şaşırıp kaldım.
Manzara anlatamayacağım kadar güzel, olağan üstü ve hÂrikaydı.
Sırf bunu görmek için bile buraya çıkmaya değer diye düşündüm.
KÂfilenin kalabalık bir kısmı bizden önce gelip geri döndüklerinden,
mağarada pek kimse kalmamıştı.
Çok şükür kuyruğa girmeden ilk defa, rahat bir şekilde, mağaranın iç kısmında oturarak iki rekat namaz kılıp,
çıkış kısmından kıvrılarak çıktım.
Ellerimi açıp, "Eyy allahım! Peygamber'imiz (sav) efendimiz ve Hz. Ebubekr (ra) nı nası ki müşriklerden ve düşmanlarından,
bu mübarek mağarada saklayıp, koruduysan, beni de nefsimin kötülüklerinden, düşmanların zararlarından, şeytanların şerlerinden,
saklayıp koru" diye dua ettim.
Dağların ötelerinden ferah bir koku getirip, burnumuzda kokutan rüzgarın yanı sıra, içimize doğru esen bir muhammedi esinti vardı ki,
onu size zor anlatırım. Ne korku, ne yeis, ne keder , ne endişe kalmamıştı içimde.
Yaşanası anlatılamaz bir huzur, mutluluk ve kalb genişliği hasıl olduki dağa tırmanırken, çekilen eziyet , ağrı sızı, bu huzur çocuğunun
doğum sancılarıydı sanki...
Öylesine iç alemimle meşgûldüm ki, güneşin doğuşunu bile pek fark edemedim.
Menşure hanımla eşi yine beni beklediler.
Birlikte sarhoş, bir hoş dönüş yolundaydık. Hep önüm sıra , elimi tutarak bana yardımcı oldu.
İniş çıkıştan da zordu. Ayrılık hüznü bir yandan, dayanılmaz bel ve bacak ağrıları bir yandan.
Kan ter içinDe , sıcak güneşin altında, inliye inliye indim. Ama siz bir de bana sorun.
Sabah saat dörtte başlayan yolculuk, saat onda aşağıda sona erdi.
Biz geldiğimiz de otobüsler çoktan gitmişlerdi.
KÂfile görevlilerinden biri, bizi bekliyordu.
Taksiyle döndük. Arkama bakıp bakıp, bu yüce dağı nasıl tırmandığıma şaşıyor, "AŞK ve SEVDÂnın nelere kadir olduğunu bir kez daha anlıyordum.
ALLAH(CC) aşkı ve MUHAMMED(SAV) sevdasıydı bu. Nnasıl kaadir olmasın ki...



SEVR MAĞARASI



Hz. Muhammed (s.a.s)'in Mekke'den Medine'ye hicreti sırasında Hz. Ebu Bekir ile birlikte müşriklerden gizlendikleri ve üç gün süreyle kaldıkları mağara.

Sevr dağı, Mekke'nin güney tarafında ve 5 km. uzaklıktadır. Sevr, bir çok tepeden oluşan bir dağdır. Bu dağda pek çok irili ufaklı mağara vardır. Bu mağaralar dağın değişik yerlerine dağılmıştı. Hz. Peygamber (s.a.s)'in Hicret sırasında Hz. Ebu Bekir (r.a) ile birlikte sığındıkları mağaranın bazı özellikleri vardır. Öncelikle gizlenmeye elverişli olup, kayadan yontularak yapılmış bir mağarayı andırır. Ön ve arkasında delikleri vardır. Bunlar mağaranın alt kısmındadır. Bu sebeple mağaraya ancak sürünerek veya eğilerek girmek mümkündür. Mağaranın çevresinde, dışarıda dolaşan kimsenin içeriyi görebileceği başka delikler yoktur. Mağara içinde bulunanlar, dışarıda dolaşanların ayaklarını görebilir, fakat dışarıda olanlar mağara içindekileri göremezler. Görebilmeleri için eğilip, başlarını ayaklarının hizasına getirmeleri gerekir. Öte yandan Hicret esnasında Sevr mağarasında gizlenmenin bir başka avantajı daha vardı. Hemen dağın eteğinde Âmir b. Füheyre'nin koyunları otlattığı ve geceleri sütünü Hz. Peygamber ile Hz. Ebu Bekir'e ikram edeceği bir otlak vardı. Yeri gelmişken, bu iki dostu, bu mağaraya getiren olayları ve mağarada yaşadıkları anlara kısaca değinmek uygun olacaktır.

Müşriklerin bitmez tükenmez baskı ve işkenceleri üzerine Hz. Peygamber, müslümanlara İslam için uygun bir ortam olan Medine'ye hicret etmelerini emretti. Bu emir üzerine hicret başladı. Ancak Kureyşliler bu durumdan son derece rahatsız oldu. Buna sebep, Hz. Muhammed (s.a.s)'in de hicret edip Medine'de bir güç ve merkez oluşturması korkusu idi. Kureyş korkmakta haklıydı; çünkü Medine, Mekke ile Şam yolu üzerinde bulunuyordu. Bu da Mekke'nin iktisâdi durumunu tehlikeye düşürmeye yeterliydi. O halde putları ve ticari faaliyetleri için önemli bir tehlike olan bu İslâm dini daha şimdiden ortadan kaldırılmalıydı. Takip edecekleri politikayı belirlemek için Kureyş'in ileri gelenleri bir araya geldiler. Bu hususa Kur'an şöyle değinir:

"Ey Muhammed! Hatırla, bir zaman kâfirler seni tutup bağlamak veya öldürmek, yahut sürüp çıkarmak için tuzaklar kuruyorlardı. Onlar sana tuzak kurarlarken; Allah da onların tuzaklarını boşa çıkarıyordu. Allah tuzakları bozanların en hayırlısıdır" (el-Enfal, 8/30).

Kureyş âyette belirtilen hapis, sürgün ve öldürme yollarından en kötüsünü yürürlüğe koymayı kararlaştırdı. Bütün kabilelerden kuvvetli gençlerin seçilerek bir çete oluşturulması en uygun yol olarak benimsendi. Nihayet Hz. Peygamber'in evinde olduğu bir gece saldırıya geçilecekti. Ancak Allah, müşriklerin toplantısını ve aldıkları kararı elçisine bildirdi ve Medine'ye hicret imi verdi. Hz. Ebu Bekir'i haberdar etti. O da yol hazırlıklarına başladı. Hz. Muhammed (s.a.s) akşam olunca, müşriklerin yatakta kendisinin yattığını zannetmeleri ve bir süre oyalanmaları için Hz. Ali (r.a)'yi yatağına yatırdı. Evden çıkarken eline aldığı bir avuç toprağı suikastçilerin üzerine saçtı. O sırada şu anlama gelen âyeti okumaktaydı:

"Önlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık görmezler" (Yâsin, 36/9).

Gerçekten de müşriklerin gözleri bir an perdelendi. Hz. Peygamber de oradan ayrılıp Hz. Ebû Bekir'in evine geldi. Beraberce Mekke'yi terkedip Sevr dağına doğru yola koyuldular. Sonunda Sevr mağarasına ulaştılar. İlkin Hz. Ebu Bekir, zararlı hayvan olup olmadığını araştırmak ve içerisini temizlemek için mağaraya girdi. M. Hamidullah hadislere dayanarak olayları şöyle aktarır: "Hz. Ebu Bekir mağaraya girince orada gördüğü delikleri, yılan vb. zararlı hayvanların girmesine engel olabilmek için üzerindeki örtüyü yırtarak delikleri tıkadı. Sonra Rasûlüllah (s.a.s)'ı içeri çağırdı. Ancak delikleri kapamada kullandığı bez, son deliği kapatmaya yetmemişti. O deliği de ayak topuğu ile kapamıştı. Gerçekten de bu delikten gelen bir yılan Hz. Ebu Bekir'i acı bir biçimde ısırmıştı. Hz. Peygamber, son derece yorgun olması hasebiyle dostunun dizine başını dayayarak uyuyakalmıştı. Hz. Ebu Bekir, topuğunda hissettiği acıya rağmen hiç kımıldamadı, fakat çektiği acı gözlerinden yaşların boşalmasına yol açmıştı. Rasûlüllah (s.a.s)'ın yüzüne bu yaşlar dökülünce hemen uyandı. Durumu öğrenince Hz. Muhammed (s.a.s), kendi tükrüğünü ilaç olarak ısırılan yere sürdü. Bir süre sonra ayağı tamamen iyileşmişti" (M. Hamidullah, İslâm Peygamberi, I, 174-175).

Yine kaynaklarda verilen bilgilere göre, mağarada iken bir örümcek mağaranın giriş kısmına ağ örmüş, ayrıca iki güvercin de hemen yanıbaşında bir çalı bitkisi üzerinde bir yuva yapmışlardı (İbn Sad, Tabakâtül-Kübrâ, Beyrut t.y., I, 228 vd.). Hz. Muhammed (s.a.s) ile Hz. Ebu Bekir'i takip eden grup mağaraya ulaşmadan önce, bu iki kuş bir de yumurtlamışlardı.

Bu sırada Kureyş müşrikleri Hz. Peygamber'in Mekke dışına çıktığını anlamada fazla gecikmediler. Sabah olunca yatakta yatanın Hz. Ali (r.a) olduğunu anladılar. Medine'ye gidebileceğini tahmin ederek yola koyulup araştırmaya başladılar. Kureyş'in ileri gelenleri Hz. Muhammed (s.a.s)'i kendilerine ölü veya diri olarak getirene yüz deve ödül vereceklerini her tarafa duyurdular. Gerçekten de O'nu yakalamak için Medine yolu didik didik arandı. Bu arada Sevr mağarasına da geldiler. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir hayli endişelenmişti; ancak bu endişesi kendisi için değil, Âlemlerin Efendisi içindi. Rasûlüllah (s.a.s) ona;

"Ey Ebu Bekir! İki kişinin üçüncüsü Allah olursa sen ne olacağını zannediyorsun?" diyerek teskin etti. Allah Teâlâ bu durumu Kur'ân-ı Kerim'de şu meâldeki âyette açıklar:

"Siz Peygamber'e yardım etmeseniz de Allah ona yardım etti. Hani bir zaman Peygamber, iki kişiden biri iken kâfirler O'nu Mekke'den çıkardılar. Onlar mağarada iken arkadaşına, 'Üzülme, Allah bizimle beraberdir' diyordu. Böylece Allah, peygamberin üzerine emniyet indirdi ve O'nu görmediğiniz askerlerle destekledi" (et-Tevbe, 9/40).

Hz. Peygamber (s.a.s) ve Hz. Ebu Bekir (r.a) mağarada kaldıkları üç gün süreyle, Hz. Ebu Bekir'in oğlu Abdullah, şehirdeki konuşmaları ve gelişmeleri, gece mağaraya gelerek aktarıyordu. Âmir b. Füheyre de koyunları mağara çevresinde otlatarak geceleri süt içmelerine imkân veriyordu.

Sonunda, dördüncü günün sabahı, Âmir ile kılavuzluk yapması için kiralanan Abdullah b. Ureykıt, beraberlerinde iki deve ile mağaraya geldiler. Böylece dört kişiden oluşan küçük kervan Medine'ye doğru yola koyuldu. İşte, Hicret olayında en zor anlar Sevr mağarasında yaşanmıştı.

(İbn Sa'd Tabakâtül-Kübrâ, Beyrut ty., I, 228 vd.; M. Hamidullah, İslâm Peygamberi, çev. Salih Tuğ, İstanbul 1980, I,172-176; Mevlana Şiblî, Asr-ı Saadet, çev. Ö. Rıza Doğrul, İstanbul 1977, I, 197-200).

Mefail HIZLI

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 02 Mar 2012, 16:08 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10634
ResimUMut UFku..

kıymetli kardeşimiz Hakta-Hayrda HaYY DoST!..
ALLAH celle celâluhu aşk-ı canla yaptığın HACCını Makbul ü Mebrur eylesin inşae ALLAH!
Aziz Efendimiz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem senden HOŞnut kalsın
inşae ALLAH!
MuhaMMediNUR BİZ-BİR-İZliğimize vefânla her birimize buyurup duyurduğun DUAlarına şükranlarımız sunarız..
Tevhidin Temeli topraklardaki göz yaşların, Sâlih Nesillerimize-Hasan EMİR Canlarımıza Hasbî Hizmet İZLeri olsun
inşae ALLAH!
Her zaman-Her yer ve Her HÂLde; HaKK’ın HALKına Yardım Elin, Ebeden ERENler-le EL-ELe Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ELinde Olsun ve bereket dolsun
inşae ALLAH!
Dünyanda-Dininde-Âhiretinde; berhüdâr ol, selâmetle Dârü’s SELÂM
BİZ BİR-İZ caNN ceNnetimiz Olsun inşae ALLAH!..



ResimHaYY DoST!..

SîN SıRRımızı SıRRlamış
SıRR
-ı SıFıR SıFıRRlamış
İKRÂ YAYI
-yla FıRRlamış
OKU!.” sun Getirmiş HaYY DoST!..

*

ÇiÇeğin Resim ÇiLe ÇAĞının
HaZZını Resim HıRÂ DAĞının
Resim AHMEDuLLaH GÜL BAĞının

KOKU sun Getirmiş HaYY DoST!..

*

ZâTın SÖZü Resim ZaRFta Kur'ÂN
RaSûL SeSi Resim SaRFta Kur
'ÂN
İLMek İLMek Resim HaRFta Kur
'ÂN
DOKU!.” sun Getirmiş HaYY DoST!..

*

ceVR-i cihÂN ÇaRK-ı ÇİLE
DoST Kapısı Resim GELir DİLe
ÇEKen Resim ÇEKtirenle BİLe

ÇEK!.” isin Getirmiş HaYY DoST!..

*

MuhaMMMedî BİZ BİR-İzden
TEKe TEK Damlaya DENİZden
Rasûlullah Resim BİZe Resim BİZden

DE Ki!..” sin Getirmiş HaYY DoST!..

*

Resim Rasûlullah pür Sefânın
MuhaMMedü
l- Mustafânın
İLK SÖZe Resim AHDe Vefânın

SIKIsın Getirmiş HaYY DoST!..

*

İZ-in SÜRRmüş SeVR DAĞInın
Resim BİZ-BİR-İZBİLE BAĞInın
Resim ÜÇ Resim İKİSİn Resim AZIĞInın

ÇIKI sın Getirmiş HaYY DoST!..

*

Bâtın BaHTın zÂHİR TÜL-ün
GÜL
-i ZÂRin Resim ZâRi GÜL-ün
Resim BeLÂ Bazarın BüLBüL
-ün
ŞAKı!..” sın Getirmiş HaYY DoST!..

*

MuhaMMMedî MirACC Eyylemiş
HaCCını Resim İLACC Eyylemiş
AŞK TEVHİDİn TACC Eyylemiş

TAKı sın Getirmiş HaYY DoST!..

*

MuhaMMMedî MuhaBBetle
cAN Kardeşimiz DEVLETle

KıTMİR Yüreğin HASR-Etle
YAK!..” ısın Getirmiş HaYY DoST!..


12.03.12 14:59 cm..
brsbbrs.. tktktrstkks


Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin Yüce RuHunda,
“BİZ BİR-İZ” e es SeLÂm olsun inşae ALLAHu Teâlâ!


Resim

ResimEs-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berekâtuhu.

Eûzubillâhi's-semî'u'l-alîmu mine'ş-şeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Es-selâtu ve's-selâmu aleyke Ya Rasûlullah '' Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve ummetihi...''

Dâimen ebeden İn şâe ALLAH.
Subhâneke Allâhumme ve bihamdike eşhedu en Lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyke.
Ve'l-hamdu li'llâhi RABBi'l-âlemîn.


MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZle!....

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 02 Mar 2012, 18:23 
Çevrimdışı
Saygın Üye
Saygın Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Kas 2009, 03:00
Mesajlar: 202
Resim
Değerli kardeşim, MuhaMMedîNûr sitesinin GÜL-i ZÂR ANAsı, HAYY'dan DOSTum,
BAĞBÂN lutfeylemiş, güzel gönlünün ÇİLE GÜLlerini dermişsin mâ şâe ALLAH MeKKe'mizde MedîNe'mizde...

RABBim, yenilerini, her dâim bir adım daha öte idrak ile YAŞAmak ihsan buyura,
DİRİler Kervan'ının
hem GÜLlerinden bir GÜL olasın mis kokulu
hem
BÜLBÜLlerinden olasın IKRA' şakılı..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 02 Mar 2012, 19:25 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 May 2009, 03:00
Mesajlar: 1853
Konum: TASAVVUF TALEBESİ
Resim

Lütuf eylediniz, hoş eylediniz gönlümü,
Yalnızlığın çile çiçeklerini soldurup kuruttunuz, dostluk güneşiniz ile...
En başta, Sevgili Hocamız, ve diğer dostlarım,
hepiniz ayrı ayrı güzel ve çok değerlisiniz.
Allah (cc) ve Resulallah(sav) hepinizden ayrı ayrı razı ve hoşnut olsun.
Allh(cc) ve Peygamberi Muhammed Mustafa(sav) adına,
sizleri seviyorum. İnşaeAllAh daim olsun.. Esselâm üzerinize olsun...
DÜNYA VE AHİRET dosluğumuz , EL BÂKİ'de bâki olsun.. İNŞAEALLAH

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 08 Mar 2012, 13:23 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 May 2009, 03:00
Mesajlar: 1853
Konum: TASAVVUF TALEBESİ
kulihvani yazdı:
ResimUMut UFku..

kıymetli kardeşimiz Hakta-Hayrda HaYY DoST!..
ALLAH celle celâluhu aşk-ı canla yaptığın HACCını Makbul ü Mebrur eylesin inşae ALLAH!
Aziz Efendimiz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem senden HOŞnut kalsın
inşae ALLAH!
MuhaMMediNUR BİZ-BİR-İZliğimize vefânla her birimize buyurup duyurduğun DUAlarına şükranlarımız sunarız..
Tevhidin Temeli topraklardaki göz yaşların, Sâlih Nesillerimize-Hasan EMİR Canlarımıza Hasbî Hizmet İZLeri olsun
inşae ALLAH!
Her zaman-Her yer ve Her HÂLde; HaKK’ın HALKına Yardım Elin, Ebeden ERENler-le EL-ELe Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ELinde Olsun ve bereket dolsun
inşae ALLAH!
Dünyanda-Dininde-Âhiretinde; berhüdâr ol, selâmetle Dârü’s SELÂM
BİZ BİR-İZ caNN ceNnetimiz Olsun inşae ALLAH!..



ResimHaYY DoST!..

SîN SıRRımızı SıRRlamış
SıRR
-ı SıFıR SıFıRRlamış
İKRÂ YAYI
-yla FıRRlamış
OKU!.” sun Getirmiş HaYY DoST!..

*

ÇiÇeğin Resim ÇiLe ÇAĞının
HaZZını Resim HıRÂ DAĞının
Resim AHMEDuLLaH GÜL BAĞının

KOKU sun Getirmiş HaYY DoST!..

*

ZâTın SÖZü Resim ZaRFta Kur'ÂN
RaSûL SeSi Resim SaRFta Kur
'ÂN
İLMek İLMek Resim HaRFta Kur
'ÂN
DOKU!.” sun Getirmiş HaYY DoST!..

*

ceVR-i cihÂN ÇaRK-ı ÇİLE
DoST Kapısı Resim GELir DİLe
ÇEKen Resim ÇEKtirenle BİLe

ÇEK!.” isin Getirmiş HaYY DoST!..

*

MuhaMMMedî BİZ BİR-İzden
TEKe TEK Damlaya DENİZden
Rasûlullah Resim BİZe Resim BİZden

DE Ki!..” sin Getirmiş HaYY DoST!..

*

Resim Rasûlullah pür Sefânın
MuhaMMedü
l- Mustafânın
İLK SÖZe Resim AHDe Vefânın

SIKIsın Getirmiş HaYY DoST!..

*

İZ-in SÜRRmüş SeVR DAĞInın
Resim BİZ-BİR-İZBİLE BAĞInın
Resim ÜÇ Resim İKİSİn Resim AZIĞInın

ÇIKI sın Getirmiş HaYY DoST!..

*

Bâtın BaHTın zÂHİR TÜL-ün
GÜL
-i ZÂRin Resim ZâRi GÜL-ün
Resim BeLÂ Bazarın BüLBüL
-ün
ŞAKı!..” sın Getirmiş HaYY DoST!..

*

MuhaMMMedî MirACC Eyylemiş
HaCCını Resim İLACC Eyylemiş
AŞK TEVHİDİn TACC Eyylemiş

TAKı sın Getirmiş HaYY DoST!..

*

MuhaMMMedî MuhaBBetle
cAN Kardeşimiz DEVLETle

KıTMİR Yüreğin HASR-Etle
YAK!..” ısın Getirmiş HaYY DoST!..


12.03.12 14:59 cm..
brsbbrs.. tktktrstkks


Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin Yüce RuHunda,
“BİZ BİR-İZ” e es SeLÂm olsun inşae ALLAHu Teâlâ!


Resim

ResimEs-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berekâtuhu.

Eûzubillâhi's-semî'u'l-alîmu mine'ş-şeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Es-selâtu ve's-selâmu aleyke Ya Rasûlullah '' Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve ummetihi...''

Dâimen ebeden İn şâe ALLAH.
Subhâneke Allâhumme ve bihamdike eşhedu en Lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyke.
Ve'l-hamdu li'llâhi RABBi'l-âlemîn.


MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZle!....

Resim

Resim


Muhterem ve Sevgili Üstadım,
KULihvani PiRim, LÂTİF Hocam
,

Bizim için yaptığınız hayırlı dualara tüm varlığımla "Âminnn!" diyorum.
Yaşadığım şu ömrümde, sizden daha çok duasına mazhar olduğum biri varsa da bendeniz farkında değilim.
Anam -babam gibi, en yakın YÂR- yârenim gibi ....İnşaeAllah.....
Muhammedi yüreğinizde, bizleri sarıp sarmalamanız, bize bizden daha çok sahib çıkmanız,
sizin vesilenizle Allah celle celâluhu ikrâmı diye düşünüyorum.
Tıkanmış menfezlerim, herhangi bir şiirinizi okuduğumda hemen açılıyor.
HAKK'a giden yollarım, nurlanıp aydınlanıyor.
Himmetinizle öyle çok şey olumlu mânâda değişikliğe uğradı ki hayatımda...
Bazen, nefsim, şeytanım, ve şeytani insanlar, size olan yakinimi, bozmak ve uzaklaştırmak için öyle vesveselere düşürüyorlar ki...
Onları yine sizin himmetinizle, hayırlı dualarınızla ve gerçek HAKKk dostluğunuzla aşabildiğimi fark ediyorum...
Hani sizin bir sözünüz var:"Biz gelene niye geldin, gidene de niye gidiyorsun? demeyiz" diye.
Gerçekten de "niye geldin?" denmedi bana.
Lâkin, "niye gidiyorsun?" diye sorunuz lütfen. Asla gitmeyi ne düşünüyor, ne de istiyorum.
Buna rağmen, olur ya bir gaflet, bir şaşkınlık hasıl olur da "insanlık hali", bir cahillik yaparsam, " dur! bakalım. nereye?" diye sorun ....
Bilemiyorum ki, bir daha böyle bir HAKK Kapısı insana nasib olur mu?
Hele de benim gibi yolun sonunun gösterildiği , bu dünyada ki misafirliği ve müddeti bitmek üzere olan kullar için...

Hacı Ahmet Kayhan Efendim, Allah ondan razı olsun, arada bir söylerdi:
"Bir dost bulamadım, gün akşam oldu,
bir dost buldum, tez akşam oldu" deye....
Gerçek mânâda bir Hakk Dostu bulduk, dierim tez akşam olmasın.....

"Dost odur ki, kokun duya DİYAR-I uzaktan,
HÂLden haberdâr olup, koruya seni binbir tuzaktan...."

Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin, derin âşıklarından, Muhammedî yüreğinizin, samimî ilahî muhabbetlerinden,
esintiler gönderene hamdolsun...Allah celle celâluhu sizden daima ve ebeden razı olsun..
Hayırlı, sağlıklı sıhhatli ömürler bahşetsin Mevlâmız size....

Size ve tüm sevenlerinize yaratılanların sayısınca selâmlar olsun....
Hayr ve hasenatta, Hakk yolda, dünya ve âhiret kız kardeşiniz!...

Gülizâr aNa
....

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 10 Mar 2012, 17:20 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10634
SıRR-ı Sıfır SARkacıyım..
NE DaVam var!. NE DaVeTim
Resim ÜMMete Dost DUAcıyım
..
ASLa OLmaz AdaVetim..

KITMİR KUŞUn Kafesiyim
Şu ÂN
-Kur'ân Nefesiyim
KaDeRimce
Kadarımca Resim
ReSûLuLLaHın SeSiyimm


sallallahu aleyhi ve sellem

Resim

ZEVK 4857

TeKe TeK TeRas TeKKemde.. gâhi Bi-Be-R gâh Şe-Ke-Rim!
ÇeKen Resim ÇeK tirenle BİLe!.. Resim TeVHİD-i TeKmil TeK-ERim!..
İkİ AnAlı ÖKSÜZ-ümm!.. Resim BiRi Kur'ÂN Resim BiRi SultÂN (sav)
Onlar Resim YeDi günlük Be-Be-MM!.. AYRıyım!.. Resim HaSR-et ÇEK-ERimmm!..


10.03.12 15:39
tktktrstkks-brsbrs…


değerli hayy-dostumuz kardeşimiz;
bu güzel duyuş dolu deyişlerine can u gönülden şükrÂN sunarım..
MuhaMMedî MeLÂmette ana kural
4S SıRRı;
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi
DUYup-UYmakta;
Sadakat-Samimyyet-Sabır ve SeLÂmettir..
Resûlde
BİZ ALLAHta BİR Oluştur TEVHİDullah…
Rasûlullah Resim Rasûl-ALLAH sallallahu aleyhi ve sellem budur..

Ondandır ki durmadan biiznillah DEdiğimiz;


AllahUMMe Yâ RaBBenâ!
GEÇmişimiz için
TEVBEmizi, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin TEVBEsinde,
GELeceğimiz için
DUÂmızı, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin DUÂsında,
Şu Anımızdaki Tercih RIZAmızı, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin RIZAsında,
Son nefesimizdeyse
ŞeHÂDeTimizi, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ŞeHÂDeTinde “BİZ-BİR-İZ” Eyyle lutf u Kereminle İZZet u Şarefinle inşae ALLAH!..

Gerisi kuru gürültüdür bu ÇÖPlükte..

“BİZ” Bağımız Ezel-Ebed AHMEDu’l-AHAD aleyhi's-selâm BİLeliğidir inşae ALLAH!..


Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Sadece şu iki kimseye gıpta edilir: Biri Allah’ın kendisine Kur’an verdiği ve gece gündüz onunla meşgul olan kimse, diğeri Allah’ın kendisine mal verdiği ve bu malı gece gündüz O’nun yolunda harcayan kimse.” Buyurdu-duyurdu hamdolsun..
(İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan; Buhârî, İlm 15, Zekât 5, Ahkâm 3, Temennî 5, İ’tisâm 13, Tevhîd 45; Müslim, Müsâfirîn 266- 268. Ayrıca bk.Tirmizî, Birr 24; İbni Mâce, Zühd 22)

Dava TEVHİddir ki ALLAH celle celâluhu ilan buyurmuştur.
Davet TEBLİĞdir ki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Duyurmuştur..
DUÂ ise her yerde, her zaman ve her HÂLde bizim İBÂDETimizdir inşae ALLAH!..
Gerisi ise kusura bakmasınlar Ehl-i DENÂET Alçaklığındadırlar..

Ahmedî KUDDUSÎ kaddesallahu sırrahu BaBamızın hayyladığınca;


ResimResûlullah hadîsinde buyurmış cîfedir dünyâ
Kilâbdır dahi tullâbı virir Hak anı a'dâya


Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hadisinde:

“Dünya leştir, Talibi köpeklerdir” ki onu-dünyayı Hüdâ Teâlâ düşman olana verir..

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ed-dünya ci'fetün, tâlibühâ kilâbün: Dünya leştir, talipleri de köpeklerdir” buyurmuştur.
(Sağânî, el-Mevzûât, sh., 96, thk., M. Abdulkadir Ahmed, Mektebetü'n-Nahdiyyeti'l- Mısriyye, Kahire, 1991. Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ ve Müzîlü'l-İlbâs Ammâ İştehera mine'l-Ehâdisî alâ elsineti'n-Nâs, I, 409.)

Elimden-gönlümden geldiğince DUÂcıyım ve DUÂnıza Muhtacım..

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin Yüce RuHunda,

“BİZ BİR-İZ” ÜMMetine es SaLÂt u ve's- SeLÂm olsun inşae ALLAHu Teâlâ!

Resim

Es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berekâtuhu.

Eûzubillâhi's-semî'u'l-alîmu mine'ş-şeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Es-selâtu ve's-selâmu aleyke Ya Rasûlullah '' Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve ummetihi...''

Dâimen ebeden İn şâe ALLAH.
Subhâneke Allâhumme ve bihamdike eşhedu en Lâ ilâhe illâ ente vahdeke la şerîke leke estağfiruke ve etûbu ileyke.
Ve'l-hamdu li'llâhi RABBi'l-âlemîn.


MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZle!....

Resim

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 11 Mar 2012, 09:29 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Eki 2011, 08:01
Mesajlar: 853
MAŞALLAH...
Allah c.c SEVgisi ve rızası İÇİN BİR-BİRini sevebilmek HARika BİR DUYgu..
Gıpta edilecek bir HADİSe...
Ahir zaman da bu ilahi-lütufa ERi,şen'ler, AZdan da AZ BULunur...

Dileyen her KULuna YAŞAtsın Rabbim inşaAllah...
HAY-DOST abla canım içten GELen SEVginle gönlüme HU-zur DOLdu..
BİZe DUYuran Rabbe hamdolsun...

Sevgiyle...


****

Dünyada Allah rızasının ve takvanın dışında kurulan bütün dostluklar, ahirette düşmanlığa dönüşücektir. Hesap gününün yegane sahibi hepimizi şöyle uyarır:
“O gün (Allah için birbirini seven) muttakîlerin dışında bütün dostlar birbirinin azılı düşmanı olur.”477

Muhyiddin b. Arabî (k.s), bu ayetin tefsirinde, insanların kurduğu muhabbetin dört kısma ayrıldığını bilirtir:

1-Sırf Allah’ın zatı için muhabbet. Bu, zatî, ruhanî bir muhabbettir. Ruhun ilahî kurbiyyete ulaşmasıyla hâsıl olur. Buna ancak takvada zirveye çıkmış kamiller ulaşır. Sayıları da azdan azdır.

2-Allah için olan muhabbet. Bu, kalbî bir muhabbettir. Temeli, güzel sıfat, ahlak ve hâllere dayanır. Hedefi ilahîdir. Salihlerin birbirini, arif ve velileri, peygamberlerin ümmetlerini sevmeleri gibi. Bu ikisi hayırlıdır. Onlar Allah için olduğundan ahirette de devam eder. Sahipleri pişman, sonları perişan olmaz.

3-Nefsanî muhabbet. Temelinde nefsanî, hissî lezzet ve gayeler mevcuttur. Sırf şehvet için zevceyi, nefsanî keyfine yardımcı olduğu için malı ve fasıkları sevmek gibi.

4-Aklî muhabbet. Temelinde, dünyevî maslahat ve menfaatlar yatar. İlahî değildir.

Tüccarları, sanatkarları ve benzeri fanî güzellikleri sevmek gibi.

Bu son ikisinin ahirette bir faydası yoktur.
Ekseri insanlar bu ikisiyle dostluk kurarlar.


Sonları aldanmak ve birbirine düşman olmaktır. Bunun için ayette umum insanların hâlini ifade için önce: “Bütün dostlar o gün birbirinin düşmanıdır” buyrulmuş, peşinden “ancak muttakiler müstesnâ!”

buyurularak, adetleri hayli az olan bahtiyarlar ayrı tutulmuştur.

Ayrıca, hemen peşinden gelen ayette, muttakilere verilen: “Ey (biribirini benim için seven) kullarım! Bu gün size korku yoktur, siz mahzun da olmayacaksınız” müjdesiyle, ilk iki gruba giren dostluklar Zat-ı Bâriye ait kılınmış ve bu dostluklar tasdik ve takdir görmüştür.”478

Önce, Allah için kurulacak dostluğun fazilet ve faydasını bilmek gerekir.
Çünkü bir işe can-ı gönülden inanmayan insan, onun peşine düşmez ve gereklerini yerine getirmez.

Ebu Talib el-Mekkî (k.s) (386/996) bu konuda şu temel anlayışı tespit eder:

“Kim, Allahu Teala’nın rızası için kardeş olmanın faziletini ve böyle bir muhabbetin derecesini iyice bilirse, bu yoldaki talep ve hedefine ulaşmak için, kardeşinin hallerine sabreder; ona teşekkür eder; kendisine yumuşak davranır; sıkıntılarına tahammül gösterir. Çünkü, kıymetli bir şeye talib olan kimseye onu elde etmek için en değerli şeylerini o uğurda harcaması gerekir.”479


Abdullah b. Ömer (r.a) demiştir ki: “Ömrüm boyunca oruç tutsam, hiç uyumadan geceyi ibadetle geçirsem, malımı parça parça Allah yolunda infak etsem ve bu hâl üzere ölsem,
fakat gönlümde Allah’a itaat edenlere karşı bir sevgi, O’na isyan edenlere karşı da bir buğz olmasa, bütün bu yaptıklarımdan bir fayda göremem.”480

_________________
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: UMRE HÂTIRALARI
MesajGönderilme zamanı: 13 Mar 2012, 12:46 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 May 2009, 03:00
Mesajlar: 1853
Konum: TASAVVUF TALEBESİ
Resim

BİR BAKIN….

Sabahın seheri serin mi serin,
KurÂn okur KÂbede imam derin,
Gelmişler melekleri göğün yerin,
Saf saf olup namazdalar bir bakın...

Resim

Yanık sesinde Âyet Âyet KurÂn,
AŞKla vecde gelip kalbimdir vuran,
Sanki imam "BilÂl" karşımda duran,
Hep birlikte niyazdalar bir bakın...

Resim

Önümde siyah örtülü Beytullah,
KÎblem, yönüm, öyle emretmiş Allah,(CC)
İtâatle hemen dönmüş Resulallah,(SAV)
Müminler dua- nazdalar bir bakın...

Resim

İçimde bir titreşim, sebebi ne?,
Yaşlar dolar ağlarım gözlerime,
Makam-ı Mahmud vermiş Habibine,
Hakk Aşıkları hazdalar bir bakın...

Resim

Kıştan geldik, memeleket yağışlı kar,
Samsun -Ankara her yanda tipi var,
Cidde- Mekke ne güzel mevsim bahar,
İhramlı herkes yazdalar bir bakın...

Resim

Hocam dedi ki, yedi şaft, bir tavaf,
Ne ağrım var, ne de sızım çok tuhaf,
Döndükce kalmıyor sanki hiç günah,
TENden geçmişler , ÖZdeler bir bakın...

Resim

Gülizar Hakk’tan ikrâmın bol olsun,
Âzalarına KÂbeden nur dolsun,
Hicranlı kalbin sevinç huzur bulsun,
Aktı yaşlarım gözdeler bir bakın...


Resim Gül-i- zâr Resim Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 9 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye