Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 19 Ara 2018, 17:18

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 02 Ara 2017, 21:17 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim


ResimMüNiR DermÂN!.. kaddesallâhu sırrahu’l-AzîZ BaBamızın, Vefatının 28.Yılı


Bİ'SMİ'LLÂHİ'R-RAHMÂNİ'R-RAHÎM PîRimİZin HiMMetiyle!”

DermÂNımız, CÂNda cÂNımız!

SALÂVAT-ı ŞERİFimize sarılı FÂtiha- ŞERİFlerimiz YAĞmur Yüreğine YAĞsın إِن شَاء اللَّهُ TeâLâ.. lillahi’l-fatiha mae’s-salâvat..

ResimResim'' Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin
Abdike (Muhammediyyeti) ve
Nebiyyike (Mahmudiyyeti) , ve
Rasûlike (Ahmediyyeti) ve
Nebiyyi’l-Ummiyyi (Habîbiyyeti) ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve sahbihi ve ummetihi... ''Resim

Bi'smi'llâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm

El-Hamdu Li'llâhi RABBi'l-Âlemîn
Er-Rahmâni'r-RAHîm
Mâliki yevmi'd-Dîn
İyyâke na'budu ve iyyâke nesta'în
İhdina's-sırat el-Mustakîm
Sırât ellezîne en'amte 'aleyhim
Ğayri'l-Mağdûbi aleyhim
Ve le'd-Dâllîn

Âmin...

RUHun rAHMETe Gark Olsun.
SEVgili SaHiBimize Es SeLâm Olsun!..




RaBBu’l-Âlemin’imiz bizi Rahmetenli’l Âlemin hürmetine,

Kâmil Kalbinde Kemâlat Keremine Kavuşurtursun DİLeğimizi GERçekleştirmek için;

''BEDEN, NEFİS, KALB ve RUH!'' ANA caddesinden dostdoğru gitmeyi
"SADAKAT, SAMİMİYYET, SABR ve SELÂMET sokaklarında ilerlemeyi,
'' İLM, EDEB, ERKÂNve İRFÂN!'' ı ile yürümeyi,

aman ha azgın nefsim; Gaflet~~Cehâlet~~Dalalet~~İhânet" çıkmazına sakın ha sakın girme!

hÂNeSÎNE girmek için''ilâhe illâ ALLAH!'' ANAhtarı ile kilidimizi açmayı,
ADresimİZ OL-ÂN RESÛL RAVZAsına varmayı,
KEVSER şaRABbından içmeyi,
CÜ’Mlemize nasip ve müyesser eylesin إِن شَاء اللَّهُ


Resim

HÂL-i HaZıR HAriTASı
NÛR-u MuhaMMed NirENgi
KaLB KAzANı ->KaFa TASı
YEDi rENgin >AŞK MihENgi!.

SENden bANA Miras-ı cÂN
SıRR-ı SIFIR SEVd SANCı!.
NÛR-u Dev MüNiR DERMÂN
KÛN feyeKÛN KUL SATRANCı!.



ZEVK
6851

Şe’ÂN ŞâHiDin İŞLeri->HAKkta>HAKktan>HAKka>HAKk’La
->AKLen>NAKLen UYAN!.mazsa ->insÂNLarın İŞi “HALK”La
CihÂNda ->cÂNLar cENginde..
ABDLik<->RABBLik MihENginde..
KÛN>feyeKÛN->KURTUL!.acak ->insÂNLar ->İNSÂN OLmakLa!.


30.05.14 ->10:19
brsbrs..tktktrstkkmdsüKÛNNn..



“insÂNı ->İNSÂN ->İNSÂN EDer!.”

Münir DERMÂN
kaddesallahu sırrahu


insÂN: AKLı dünyaperest, ham, yoz, çiğ insancık..
İNSÂN: AKL-ı SiLM AbdULLAH MuhaMMedî KâMiL-ÂRif-ÂŞıK..


yiNE Bıraktığın giBi
insancıkLar sAVaşıYOR!.
Öksüz-Yetim Kalan SEVgi
KeŞiŞ DAĞInda YAŞıYOR!.

RûHun Şâd OLsun RaHmetULLAH Yağsınn Azîz Hocam kaddesallahu sırrahu..


Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 02 Ara 2017, 22:19 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10896
Resim

HAKta HAKtan=>HAKka HAKLa
TEK-BİR ELİ =>TEK’i OLmakLa
=>“İZ”in ÜZRe =>HİZMetteyİZ
=>İNŞÂe ALLAH =>ÜÇ AYAKLa!.


ZEVK 8576

YİĞİt YÜREk AZîZ HOCAm!. =>Bî-İZNİLLAH =>İZİNDEyİZ
KELÂMuLLAH RESÛLuLLAH =>DERMÂN BİZ BİR-İZin-deyİZ
“HAKİKAt-i MuHaMMeD”de=>SESin=>NEFESimdeki=>SIRR
HASBî HİZMEt DAMLALarı =>“LİVECHiLLAH DENİZİ”-ndeyİZ!.


02.12.17 21:54
brsbrsm..tktktstkmdynsnszgclrmdnbrisi..


ÖRNEk ÖMRün>HAVZ-ı KEVSER
=>GELdi ->GEÇti ->KALdı ESER
=>ŞU SÖZün GÖKLere YAZdımm
insÂNı =>İNSÂN =>İNSÂN EDer!.


insÂN: AKLı dünyaperest, ham, yoz, çiğ insancık..
İNSÂN: AKL-ı SiLM AbdULLAH MuhaMMedî KâMiL-ÂRif-ÂŞıK..


Resim

ZeVK ZeM-ZeM-i
->CiM-Ler CeM’-i
->“Yâ SîN” YuRDu
=>DeR-MÂN DeM-i…


RÛHun RaHmetULLah DOLsun!.
HİMMetin var OLsun Azîz Hocam kaddesallahu sırrahu..



Resim

SIRR SESin SÖZLerim Hocam
=>AZMini =>ÖZLerim Hocam
AĞLAMAk İSTEdimm=>Amma
KURUmuş=>GÖZLerim Hocam!.

ARŞ İKLİMin>RAHMet YAĞsın
->BULut BULut RÛHuna AĞsın
Buz-SU-Buhar-BULut GÖNLüm
KEŞiŞ DAĞdan->SELÂM SAĞsın!.



30. SALÂVÂT-I ŞERÎFE : SALÂVATÜ'S-SAÂDETİ

Salâtü's-saâdeti de denilen bu salâvâtı okuma husususunda gönül ehli:
“cuma günleri çokça okuyanlar dünya ve âhiret saadetine ulaşır” demişlerdir.
Saâdet salâvâtını cuma günleri çokça okuyan dünya ve âhirette saâdete ulaşır.


Resim

TÜRKÇESİ: Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedîn ve alâ âlihi ve sahbihi ve ehli beytihi Resim Adede mâ fi ilmillahi Resim Salâten dâimeten bi devâmi mülkillah.

MÂNÂSI: ALLAH'ım! Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e ailesine, ashabına ve ehli beytine; selâm, salât, teslimiyet ve bereket ulaşım arzumuzu ulaştır. ALLAH'ın ilminde olanların adedince ve ALLAH'ın mülkünün devâmınca bir salâtla...”


Resim

Dr. MÜNİR DERMAN
Kaddesallahu sırrahu..
(Trabzon, 1910 - Ankara, 1989 )

Dr. Münir Derman 1910 yılında Trabzon'da annesi Şehvar Hatun ve babası Ahmed Rasim Efendi'nin ailesine doğdu, Baba tarafından büyük dedesi Kafkasya'dan Şeyh Şâmil, ana tarafından büyük dedesi Hâcegân silsilesine mensub Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevî'dir. Büyük ninesi yöresinde "Evliyâ Kadın" olarak bilinen Gül Hatun'dur. Trabzon'da 4 yaşından itibaren Buharalı Hocası Ömer İnan Efendi'nin manevî eğitiminde ilerlemiş ondan feyz almış, 9 yaşında hafız olmuştur. İlkokulu Özel Fransız Okulu'nda bitirip liseden sonra üniversite öğrenimi için Devlet Bursu ile Fransa'ya gönderilmiş, önce Felsefe-Psikoloji tahsili yapmış ; sonra Tıp Fakültesi'ni de bitirerek doktor olmuştur. Mısır'da El-Ezher'e de kaydolmuş ve ilahiyat tahsil etmiştir. Askerlik yıllarında Kore Savaşı'nda bulunmuş, burada askeri doktor olarak hizmet vermiştir. Bu yıllarda bir süre Japonya'da da bulunmuştur. Yurda dönünce A.Ü. Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde Felsefe dalında öğretim üyesi olup kısa süreli bir görev ifâ etmiştir. Kısa süre sonra bu görevinden ayrılarak Tıp doktorluğu hizmeti için Doğu Anadolu'da görev almıştır. Daha sonra "Hükümet Tabibi" olarak Bozuyük'te görevlendirilir. Burada Hükümet tabibi iken evlenir ve bir kız evlâdı olur. Halen bir kızı ve üç torunu vardır. Dâvet üzerine gittiği Almanya'da 15 yıl "anatomi" öğretim üyeliği yaptıktan sonra tekrar yurda dönmüştür. Almanya'da bulunduğu sürede resmî görevi dışındaki saatlerde câmilerde vaazlar vermiş, çok sevilmişlerdir. Fransızca, Almanca, Rusça, Arabça'yı mükemmel bilir, konuşurdu. Bu dillerin kültür ve edebiyatları hakkında derin bilgi sahibi idi. Yabancı dillerin yanı sıra bilhassa Fizik, Kimya, Matematik gibi fen bilimlerinde, astronomide şaşılacak derecede bilgiliydi. Daha sonra Eskişehir'de "Genel Cerrahi" uzmanı olarak doktorluğuna devam etti ve buradaki görevinden emekli oldu. Eskişehir'de Akademi'de misafir öğretim üyesi olarak ders vermiş; aynı zamanda çeşitli câmilerde kürsüye çıkarak halka vaazlar da yapmıştır.. Manevî ilimlerde ise; "Velâyet ve Tasarruf Sahibi", "İlm-i Ledünn Sultanı", "Ârif-i Billah" olarak tanınmıştır...

Eserleri başka kitaplardan derleme değildir. Yazıları önceleri "İslam Dergisi”nde yayınlanmıştır. Bu dergideki yazılarında okurlardan kendisine ulaşan ve çoğunlukla manevî incelikler dâir soruları da cevaplandırdığı bilinmektedir. Daha sonra "Allah Dostu Der ki" başlığı ile yayınlanan notlarını titizlikle hazırlar , yanlışsız olması için dikkatle yazdırırlardı. Münir Derman Hazretleri, hiç bir maddî servete sahip değildi. Almanya'dan döndükten sonra Ankara'da bir otel odasının mütevâzi şartlarında yaşadı son demlerini... Evi yoktu. Eşi ile birlikte yalnız başına, eski tanıdığı dostlarıyla yetindi. Ömürlerini ağır riyazat ve çilelerle, büyük sıkıntılar, dertler içinde insanlardan uzak, namsız-nişansız bir kul olarak geçirdiler.

Tarikat kurmamışlardır. Tavır ve anlayış olarak günümüz dergâh, tekke gibi kurumlaşan örgütlenmelerine rağbet etmemişler; "talebe", "mürid", "şeyh" namları altında etrafına kalabalık insan yığınları toplamamışlardır. Ancak vaazlarından ve doktorluğundan kendisini tanıyan ve hakiki seven sayılı kimseler O'na yanaşmışlar, ilminden istifade etmeye çalışmışlardır.

Hakk'ın heybetini taşıdığı mübârek bedeni daimâ güzel kokar, cezbesi tesir altına alırdı insanı... Rasulullah ve Ehl-i beyt-i Rasulullah sevgisi hücrelerine kadar yayılmış görünür bir ahlâk idi O'nda... Nokta kadar şikâyet, bıkkınlık taşımayan duru, sükun ve teslimiyetin göründüğü tertemiz bir simâ...
Ağır sıkıntılar, çileler ve dertlere rağmen yüz buruşturduğu, "off!." bile dediği görülmemiştir. Dertlilere, hastalara şifâ verir; yardımlarına bıkmadan, usanmadan koşardı. Kendisini ele vermeyen, içini göstermekten uzak duran celalli yapısının altında, deryâ gibi sevgi, merhamet ve şevkat görünürdü...
Çok celâlliydiler. Bazen gürler konuşurlar, fakat aynı zamanda da gözlerinden yaşlar akar; yine konuşurlardı. Sakal bırakmamışlardır. Fakat omuzlarına sarkan yele gibi beyaz ipek saçlarına itinâ gösterir, onları ensesinde toplardı. Kıyafeti; tertemiz giydiği zevkle seçilmiş bir-iki gömlek ve pantolondan ibaretti, gösterişi sevmezlerdi.

Manevî emânetlerini, kendisine yakinen hizmet eden ona yanaşmış sevdiklerinden birine bırakacağını söylemiş, fakat isim açıklamamışlardır. Son zamanlarını -ikibuçuk sene- Hastane'de geçirdi.
Vasiyetlerinde: "Dünyaya garib geldim, garib gitmem lâzım. Garibin yeri tenhadadır!." ifâdesiyle sessiz bir köy kabristanına gömülmek istediler.

02 Aralık 1989 Cumartesi günü Hakk'a yürüdü. Sevenleri O'nu kar yağarken sevdiği iri kar taneleri altında Ankara'nın kuzeybatısında yaklaşık 15 kilometre mesafedeki Memlik Köyü yakınında toprağa verdi. Açık bir kabir şeklinde olan türbesindeki kitâbede sahife başındaki şiiri yer almaktadır. Aynı kabristanda Eşi ve diğer bazı sevenlerinin de kabirleri mevcud olup sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir…

RÛHun ŞÂD OLsun RAHMetLer Yağsın Azîz Hocam kaddesallahu sırrahu..

EL Fatiha mâe's- SaLÂVât..


ResimKÂR-ü-BeLÂ KıtMÎRi kul İhvÂNi

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye