Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 17 Ara 2018, 07:47

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 08 Mar 2018, 19:07 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10893
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

ZÂHİRden>BÂTINa SEVgi
ÂDEM İLe ==>HAVvA GiBi
ANAm-BACım-KIZım-EŞim
SEVen<->SEViLen>SEVgiLi!.


ZEVK 8756

“KÛN!.” MURADIn EMRuLLAHı =>“feyeKÛN ELİF-BÂsı”=>KADIN
“İBRAHÎMî HÂNiF TOHUMU”n ==>“TEVHiDin TARLAsı” =>KADIN
“ŞEHVet ÇIKURu” => CÂHiLLer ZAHMi
=>“ŞEHÂDet ŞEHRi” ===>ANA RAHMi
=>“TEVHiD TAVAFI”-n HACERi =>İSMÂiLe ZeMZeM TASı=>KADIN!.

aleyhumusselâm…

08.03.18 18:28
brsbrsm..tktktkkmddtkLkkk..

ZAHM: Yara, ceriha.
RAHM: Acıma, koruma, esirgeme, şefkat etmek. * Hısımlık, karabet, akrabalık.


Resim

Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin.
Yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
ne GÜL SUyum, ne gümüş leğenim var.
Susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim.
Acıkmışsındır;
sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam
memleket gibi esir ve yoksuldur odam..

Resim

Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin!
Ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi.
GÜLdün,
GÜLLer açıldı penceremin demirlerinde.
Ağladın,
avuçlarıma döküldü İNCİLer;
gönlüm gibi zengin,
hüRRiYyet gibi aydınlık OLdu odam.
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin...

Nâzım Hikmet Ran
(1902 - 1963)


ve SEN

https://www.youtube.com/watch?v=Exq2GSeO6CU

Resim

KARA AYda =>AK IŞIKımmm =>KADINIm;
ÂDEM İle HAVvA MaSALLımızsınız ki;

BİZ BİR-İZde HEPimİZin;
4 KADINı =>ANAsı, Bacısı, Kızı, GELiNi..
4 ERKEği =>BaBası, Kardeşi, Oğlu, Damadı…

BİZ BİR-İZ =>EZeL EBED =>CEMMü’L- CEMMde…
Bir BEDENde ORGaN giBi.. AYN-ı KAN AYN-ı CÂN HEMMde..

TEVHiDin TAMMLayan TOHUMu ÂDEM aleyhisselâm BABAmız.
TEVHiDin TÜMMLeyen TARLAsı HAVVA aleyhasselâm ANAmız…

HACCa gidişimde ve Her ÜMRe ziyâretlerimde, Mescidi’l- HARAM ve Mescid-l NEBeVvî’deki Kadın, erkek, çoluk çocuk CEMât CEMM’ine HAYyran Kalmışımdır..
Bunu bir de sabah namazında BURSA ULU CÂMi'de sık sık yaşmaktayım hamd Olsun!.

"8 Mart Kadınlar Günü”ymüş.. Ne güzel, gerçekten.. hatta az bile ki, sence-bence her gün ANAlar GÜNüdür İsLÂM DİNİnde..

Azîz Kardeşlerim;
Ben de bu güzel GÜNde, İslâm DİNimizin ÜÇ ANNEsinin şahsında “KADIN KİM?.” DiYORum..



Resim

KUR’ÂN ve KADIN..=>KeLÂMuLLahta KADIN.:


ALLAHu zü’L- CeLÂL’in Kur'ÂN-ı Kerîm’inde, şu âyet-i celîlerde kadından bahsedilmektedir..

Bakara 2/49,187,221,222,223,226,228,229,231,232,235,236; Âl-i İmrân 3/14,42,61; Nisâ 4/1,3,4,7,12,15,19,22,23,24,25,32,34,43,,75,98,127,129; Mâide 5/5,6; A’raâf 7/81,127,141,190; Tevbe 9/67,71,72; Yûsuf 12/30,50,51; İbrahîm 14/6; Nûr 24/4,23,26,31,60; Neml 27/55; Kasas 28/4; Ahzâb 33/30,32,33,35,37,49,52,58,59,73; Sâffât 37/48; Sâd 38/52; Mü’min 40/25; MuhaMMed 47/19; Fetih 48/5,6,25; Hucurât 49/11; Rahmân 55/56,70,72; Hadîd 57/12,13,18; Mucâdele 58/2,3; Mümtehine 60/10,12; Talâk 65/1,4,6; Nûh 71/ 28; Burûc 85/10...


نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُواْ حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ وَقَدِّمُواْ لأَنفُسِكُمْ وَاتَّقُواْ اللّهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّكُم مُّلاَقُوهُ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
Resim---Nisâukum harsun lekum, fe’tû harsekum ennâ şi’tum ve kaddimû li enfusikum vettekûllâhe va’lemû ennekum mulâkûh (mulâkûhu), ve beşşiri’l- mu’minîn (mu’minîne). : Kadınlarınız sizin için tarladır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle yaklaşın. Ve kendiniz için (derecelerinizi arttıracak ameller) takdim edin. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na mülâki olacağınızı (kavuşacağınızı) bilin. Ve mü’minleri müjdele.” (Bakara 2/223)

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِي تَسَاءلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
Resim---Yâ eyyuhân nâsuttekû rabbekumullezî halakakum min nefsin vâhidetin ve halaka minhâ zevcehâ ve besse minhumâ ricâlen kesîran ve nisââ (nisâen), vettekûllâhellezî tesâelûne bihî vel erhâm (erhâme). İnnallâhe kâne aleykum rakîbâ (rakîben). : Ey insanlar, Rabbiniz'e karşı takva sahibi olun. O ki, sizi bir tek nefsten (Âdem Aleyhis selâm’dan) yarattı. Ve ondan zevcesini yarattı ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yaydı. Ve O’nunla (O’nun adı ile) birbirinize dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı takva sahibi olun ve rahimlerden (akrabalık haklarından) sakının. Muhakkak ki Allah, sizin üzerinizde murakıbtır (sizi kontrol edendir).” (Nisâ 4/1)

يُوسُفُ أَعْرِضْ عَنْ هَذَا وَاسْتَغْفِرِي لِذَنبِكِ إِنَّكِ كُنتِ مِنَ الْخَاطِئِينَ
Resim---Yûsufu a’rıd an hâzâ vestagfirî li zenbiki, inneki kunti mine’l- hâtıîn (hâtıîne). : "Yâsuf, sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile. Doğrusu sen günahkârlardan oldun." (Yûsuf 12/29)

وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدِينَةِ امْرَأَةُ الْعَزِيزِ تُرَاوِدُ فَتَاهَا عَن نَّفْسِهِ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا إِنَّا لَنَرَاهَا فِي ضَلاَلٍ مُّبِينٍ
Resim---Ve kâle nisvetun fî’l- medînetimraetu’l- azîzi turâvidu fetâhâ an nefsihî, kad şegafehâ hubbâ (hubben), innâ le nerâhâ fî dalâlin mubîn (mubînin). : Şehirdeki kadınlar: “Azîzin (vezirin) hanımı, onun (emrinde) olan (kölesi) genç delikanlıyı elde etmek istiyor. Aşk onun kalbine işlemiş. Biz, gerçekten onu apaçık bir sapıklıkta görüyoruz.” dedi(ler).” (Yûsuf 12/30)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2018, 14:26 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10893
Resim

RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’de KADIN..

Fiilen Hayatında ANNeLerimiz OLarak "Kadın Kimdir?" sizlere ARZ etmek DİLemekteyim İnşâe ALLAHu TeÂLÂ..

El EKREM RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’in;
BÂTıN BAHtında ve VEFÂ TAHtındaki Haticetü’l- KÜBRÂsı..
ZÂHiR ZEVKinde ve Şe’ÂN ŞEVKindeki AİŞEtü’L- SIDDIKâsı ..
İlel Ebedd/Sonsuz ve Sınırsız YEDuLLAH/EHL-i BEYt ki, İZÂHın FEVKindeki Fatımatü’l ZEHRÂsı..
ALeyhumusseLÂM ANNeLerimizin ŞAHSında TÜMM ANNelerimize sonsuz sevgi SAYgı ve de SeLÂMLarımla;
RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’in DİLnden, müslümanlara gösterdiği İLk örnek, Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemizidir:

Ve bEN her Mekke’ye Hacca gittiğimde, Haticetü’l- KÜBRÂ ANNEmi ziyâret eder; ve onun RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’e en zor ve YAPaYALNIZ GÜNLerinde nasıl CÂNLa BAŞLa SAHİB ÇIKtığına sonsuz saygı DUYar ve KABRine BAKarak GÖZ YAŞı DÖKerim Hamd Olsun!.
O Haticetü’l- KÜBRÂ ANNEmiz ki, onun için El EKREM RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem BUYruklarında;


Resim HATİCEtü’L- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz..

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kendi zamanındaki yeryüzü kadınlarının en hayırlısı İmran’ın kızı Meryem’dir. Bu ümmetin kadınlarının en hayırlısı da Hatice’dir.” buyurdu.
(Ali kerremallahu vechehu’den; Buhârî, Enbiyâ: 47; Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe: 69.)

Resim---İlk vahiy geldiğinde RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem, korkuya kapılmış neye uğradığını bilememişti. Hirâ Mağarası’ndan koşarak evine sığındığında şiddetli fırtınaya yakalanmış birisi gibi titriyor, üşüyor ve: “Beni örtün!” diyordu. Hiç üstelemeden Ona örtüler getiren Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz, yapıcı tavırları ve teselli eden sözleriyle Sevgili eşi RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’in gönlündeki fırtınaları dindirmiş, âdeta ılık bahar meltemleri estirmişti. O gün, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, meydana gelen hâdiseyi ona haber vererek: “Kendimden korktum.”dediğinde, Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM, O’na: “Öyle deme; Allah'a yemin ederim ki, Allah hiç-bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabana bakarsın, işini görmekten âciz olanların ağırlığını yüklenirsin, fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın, misafiri ağırlarsın, hak yolunda meydana gelen olaylarda halka yardım edersin.” demiş; sonra da O’nu iyice yatışması için bilgin bir zât olan amcaoğlu Varaka b. Nevfel’e götürmüştü.
(Buhârî, Bedyü’l- Vahy 1.)


ALLAHu zü’L-CeLÂL’in SeLâm Ettiği En Faziletli Kadın =>Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz:

Resim---Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz, Sevgili Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in dilinde kadınlar arasında kemâle ermiş dört kadından biridir: “Erkeklerden kemâle erenler çoktur. Kadınlardan ise İmrân’ın kızı Meryem, Firavun’un hanımı Âsiye, Huveylid’in kızı Hatice ve MuhaMMed’in kızı Fâtımâ’dan başka kemâle eren yoktur. Âişe’nin diğer kadınlara üstünlüğü ise tirid (isimli et yemeğinin) diğer yemeklere üstünlüğü gibidir.” buyurdu.
(Müslim, Fezâilü’s- sahâbe 70; Tirmizî, Et’ıme 31; Tirmizî, Menâkıb 61)

Resim---Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz, ALLAHu zü’L-CeLÂL’in ÖZEL SeLâmına mazhar olmuş en müstesnâ kadındır ki, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Hira Dağında iken Cebrâil, Peygamberimize gelmiş ve: “Yâ Rasûlallah! İşte şu Hatice'dir. Sana doğru geliyor. Yanında bir kap var, içinde katık yâhud yiyecek şey yâhud şerbet var. Hatîce sana geldiğinde ona Rabb'inden ve benden selâm söyle! Ve cennette inciden yapılmış bir sarayla müjdele ki, onun içinde gürültü patırtı yok, çalışmak çabalamak da yok!”buyurdu.
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr 20)

Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz o kadar fedakâr bir insandı ki, her işini hizmetçilere gördürebilecek kadar zengin olmasına rağmen Sevgili eşi için elinde yemek kaplarıyla kilometrelerce yürüyerek Hira Dağı’na gidip geliyor; çocuklarının gürültü patırtılarına ve ev işlerinin ağırlığına yüksünmeden katlanıyordu..

Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemizi ALLAHu zü’L-CeLÂL’in katında bu kadar yüksek dereceye ulaştıran sSIRR acaba neydi?. Elbette ki bu sır onun dağlar kadar büyük imanında ve iman kervanında Müslüman kadınların öncüsü ve ÜMMetin ANEsi OLUŞunda gizliydi.
O, öyle bir iman etmişti ki bu imanda şüphenin zerresi bile yoktu. İlk oğlu Kâsım daha emzikli bir bebekken vefât ettiğinde gösterdiği TEVHiDî Tavır, her MuhaMMedî Mü’min için HAKk’ın ve HAYRın Hedef NOKTasıydı;

Emzirdiği yavrusunu kaybeden acılı anne Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e gelerek: “Yâ Rasûlallâh! (Göğsüm) Kâsım’ın sütüyle dolup taşıyor. Keşke süt emme süresini tamamlayana kadar olsun yaşasaydı!.” demişti. Peygamber Efendimiz aleyhisselâm:“O süt devresini cennette tamamlayacaktır.” Buyurunca, Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz:“Keşke bunu (kesin bir bilgiyle) bilseydim ya Rasûlallah! O zaman onun acısına sabretmem kolaylaşırdı!.” deyiverdi..

Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemizin bu talebi, İbrahim aleyhisselâm’ın, ALLAHu zü’L-CeLÂL’e ölüleri nasıl dirilttiğini görmek için niyazda bulunması gibiydi.:


وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ أَرِنِي كَيْفَ تُحْيِي الْمَوْتَى قَالَ أَوَلَمْ تُؤْمِن قَالَ بَلَى وَلَكِن لِّيَطْمَئِنَّ قَلْبِي قَالَ فَخُذْ أَرْبَعَةً مِّنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ إِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلَى كُلِّ جَبَلٍ مِّنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْتِينَكَ سَعْيًا وَاعْلَمْ أَنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Resim---Ve iz kâle ibrâhîmu rabbî erinî keyfe tuhyi’l- mevtâ kâle e ve lem tu’min kâle belâ ve lâkin li yatmainne kalbî kâle fe huz erbeaten mine’t- tayri fe surhunne ileyke summec’al alâ kulli cebelin minhunne cuz’en summed’uhunne ye’tîneke sa’yâ (sa’yen), va’lem ennallâhe azîzun hakîm (hakîmun). : Hz. İbrâhîm: “Rabbim, ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster.” demişti. (Allah) “İnanmıyor musun?” buyurdu. (Hz. İbrâhîm de): “Evet (inanıyorum). Fakat kalbimin tatmin olması için.” dedi. “Öyleyse kuşlardan dört tane tut, sonra onları kendine alıştır (parçalayıp) her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra da onları çağır. Sana koşarak gelirler. Ve Allah’ın, Azîz (ve) Hakîm olduğunu bil!” (Bakara 2/260)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “İstersen Allah’a duâ edeyim de sana onun sesini işittireyim.” buyurdu. İşte bu noktada Hz. Hatice (radiyallahu anhâ) annemizin muhteşem imanı devreye girdi ve hemen hemen hiçbir annenin geri çeviremeyeceği bu teklifi: “Hayır, yâ Rasûlallâh!. Ben Allah ve Rasûlü’nü tasdîk ediyorum.” diyerek reddetti.
(İbn Mâce, Cenâiz, 2)

Resim---Hz. Âişe (radiyallahu anhâ)’nin bildirdiğine göre Rasûlullah aleyhisselâm ne zaman bir koyun kesse: “Onu Hatice’nin dostlarına gönderin”buyururdu. Hz. Âişe (radiyallahu anhâ) bir gün Onu kızdırıp: “Hatice hâ!” deyince:“Bana onun SEVgisi bahşedildi”buyurdu.
(Müslim, Fezâilü’s- Sahâbe 75)

Resim---Hz. Âişe (radiyallahu anhâ) şöyle demiştir: “Ben Hz. Peygamber (aleyhisselâm)'in hanımlarından hiçbirisi hakkında, Hatice'ye karşı kıskançlığım derecesinde kıskanç olmadım. Hâlbuki ben Hatice'yi görmemiştim. Fakat Hz. Peygamber (aleyhisselâm) onun adını çok anardı. Çok defâ koyun keserdi, sonra da etini uzuv uzuv parçalar, daha sonra onları Hatice'nin sâdık kadın dostlarına gönderirdi. Bâzı defâ ben sabırsızlanarak, Hz. Peygamber'e hitaben: “Sanki yeryüzünde Hatice’den başka hiç kadın yok.” deyince Rasûlullah da:“Hatice şöyle idi, Hatice böyle idi.” (diye iyiliklerini sayar) ve “Ondan benim çocuklarım da var.” buyurdu.
(Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr 20.)

Resim---Bir defâsında Hz. Hatice’nin kız kardeşi Hâle, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’ı ziyaret edip yanına girmek için izin istemişti. Onun sesini Hz. Hatice’nin sesine benzeten Hz. Peygamber (aleyhisselâm) heyecanlanmış ve hâli değişmişti. Bu durum sevenin sevdiğini hatırlamasından başka bir şey değildi. Rasûlullah aleyhisselâm Kendisini teskin etmek için, “Allahım!. Bu Hâle’dir.” diye söyleniyordu…”
(Buhârî, Menâkıbü’l- Ensâr 20.)


En Büyük SEVgiye Lâyık KADıNn Haticetü’l- KÜBRÂ aleyhasseLÂM ANNemiz.:

Resim--- Hz. Peygamber’in Hz. Hatice’yi en güzel övgülerle andığı bir zaman Hz. Âişe annemiz:“Onda ne buluyorsun. ALLAH Sana ondan hayırlısını verdi.” demişti. Hz. Peygamber (s.a.s) ise:“Allah bana ondan hayırlısını vermedi. İnsanlar beni yalanladığında o tasdik etti. İnsanlar benden mallarını esirgediklerinde o, malıyla destekledi. Allah başka (hanımlarımdan) bana çocuk ihsan etmediği halde ondan ihsan ederek rızıklandırdı.” buyurdu.
(Taberânî, el-Mu’cemu’l-Kebir, thk. Hamdi Abdülmecid es- Selefî, (I – XXV), Kâhire 1404/1983 XXIII, 13)

Resim---Yine Hz. Âişe (radiyallahu anhâ) annemizin kıskançlık gösterdiği bir vakit Peygamber Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem kızıp hoş karşılamayınca Hz. Âişe (radiyallahu anhâ): “Seni hakla gönderen Allah’a yemin ederim ki, bundan sonra onu ancak hayırla anacağım.” diyerek özür beyân etti.
(Taberânî, el-Mu’cemu’l- Kebir, XXIII, 15.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 May 2018, 16:48 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10893
Resim AİŞE radiyallahu anhâ ANNEmiz.:

Bâtında HATCEtü’L- KÜBRÂ aleyhasselâm..
Zâhirde AİŞEtü’l- HÜMEYRÂ aleyhasselâm..


Babası Hazreti Ebûbekir (radıyallâhu anhu), annesi Ümmü Ruman binti Âmir b. Umeyr’dir (radıyallâhu anhâ). 612 yılında Mekke-i Mükerreme’de doğmuş, güneş takvimine göre 13 Temmuz 676 yılında (h. 17 Ramazân 58) Medine-i Münevvere’de vefât etmiş ve vasiyeti üzerine Ebû Hûreyre’nin (radıyallâhu anhu) kıldırdığı cenâze namazını müteakib Cennetu’l-Bakî’ Kabristanına defnedilmiştir..

Hazreti Âişe radıyallahu anha, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin nikâhta ikinci, evlilikte üçüncü eşi.. Nikâhı Allah Teâlâ'nın emriyle gerçekleşen genç, zekî, âlime, edîbe, afîfe, bâkire ve sâliha bir Hanımefendidir.. Hizmetiyle, ilmî kabiliyetiyle ve İslâm'ı tebliğdeki gayretiyle Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in özel sevgisine mazhar bir mücâhide Annemizdir.. İlmi, ilk kaynağından elde etme bahtiyârlığına eren ve çok hadis rivâyet eden bir ilim ERi.. Mü'minlerin annesidir..

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in tertemiz eşlerinden birisidir.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile 10 yıl beraber yaşadı..
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Aişe Vâlidemizi çok severdi.


Resim---Amr bin As: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e: “Yâ Rasûlallah! İnsanların hangisi sana daha sevgilidir?” diye sorunca, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Aişe’dir” buyurmuştur.
(Tirmizî 4134)

Bir başka hadiste Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, İmran kızı Meryem ve Firavun’un hanımı Asiye’nin kemâla erdiğini haber verdikten sonra Aişe’nin faziletine de değinmiş ve;

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kadınlara karşı Aişe’nin fazileti, tirit yemeğinin diğer yemeklere karşı fazileti üstünlüğü gibidir.” buyurmuştur.
(Buharî, 3538)

Tirit.: Et suyuna kızartılmış ekmek doğrayarak yapılan yemektir.

Sahabiler, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e takdim edecekleri hediyeleri Aişe vâlidemize olan muhabbetini bildikleri için onun nöbeti gününde getirmeyi tercih ederlerdi ki bununla Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in memnuniyetini talep ediyorlardı. (Müslim 2441/82)

Resim---Bu durumdan şikâyetlenen Ümmü Seleme hizbindeki diğer vâlidelerimiz, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in kızı Fâtıma radiyallahu anha’ya mürâcaat ettiler ve babasına, kendileri hakkında şefâatçi olarak gönderip: “Yâ Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem! Kadınların Ebû Bekr’in kızı hakkında Allah’dan senin için adâlet istiyorlar!.” demesini ricâ ettiler. Fâtıma aleyhasselâm da, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e bu sûretle söyledi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey kızcağım! Benim her sevdiğimi sen sevmez misin?” buyurdu. Fâtıma da: “Evet severim!” dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Öyle ise Âişe’yi sen de sev!.” buyurdu. Fâtıma aleyhasselâm dönüp annelerimize gelerek olup biteni haber verdi. Annelerimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e tekrar mürâcaat etmesini Fâtıma Annemiz’den istediler. Fakat Fâtıma Annemiz imtinâ eyledi: “Vallahi bu husûsta ebedî bir kelime söylemem!.” dedi.
Bu def’a Ümmü Seleme hizbi Zeyneb Bint-i Cahş’i gönderiler. Zeyneb’ (in Resûlullah yanında mevkii yüksekdi) huzûra geldi. Ve sertçe söze başlayıp: “Yâ Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem! Kadınların İbn-i Ebî Kuhâfe’nin kızı hakkında Allah’tan senin için adâlet istiyorlar!” dedi. Ve sesini yükselterek, o sırada oturmakta olan Âişe Annemize taarruza kadar ileri gitti de ona sebbeyledi. Nihâyet Resûlullah salla’llahu aleyhi ve sellem mukabele eder mi diye Âişe’ye bakmağa başladı..

(Ümmü`l-mü`minîn Âişe Annemizden; Sahih Buharî, Hadis No: 1130)

Resim---Mütakiben Ümmü Seleme radiyallahu anha, bu durumu Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e söylemiş, ilk iki seferde bundan yüz çevirip susan Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, üçüncüsünde:“Ya Umme Seleme! Aişe hakkında beni üzme! Gerçek şu ki Aişe’den başka sizden hiç kimsenin yanında olduğum halde bana vahiy inmedi!.” buyurmuştur.
(Buharî 3541; Tirmizî 4128)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in vefâtı ile neticelenen hastalığının ilk 5 gününde mu’tadı/âdeti üzere hanımlarının nöbetlerine riâyet etmiş, hastalığı şiddetlenince Aişe’nin yanında kalmak istediğine işâret ederek Aişe’nin nöbetinin gecikmesinden dolayı: “Bugün kimin nöbetindeyim? Yarın kimin nöbetinde olacağım?” buyurur da, Aişe Annemiz’in nöbeti gelince bunu demez, sükut buyururdu... (Buharî 3541)

Resim---Cebrâil aleyhisselâm, nikahtan evvel Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e, üç gece rüyasında ipekli beyaz bir kumaş parçasında Aişe Annemiz radiyallahu anha’nın resmini getirip: “Bu, senin dünyada ve âhirette hanımındır.” buyurmuştur.
(Müslim 2438/79; Tirmizî 4129)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Aişe radiyallahu anha Annemizin hücresinde ve başı onun kucağında olduğu halde vefât etmiş, onun hücresine defnedilmiştir. (Müslim 2444/85; Buharî 1312)

Resim---Aişe Vâlidemiz; iffetli, pâk ve pâkize bir hanımdı. Kendisine büyük bir iftira atılmış, ALLAHu zü’L-CeLÂL, Müslümanların dilinde ve mihrablarında kıyamete kadar tilâvet olunacak bir vahiy ile ona isnad edilenin iftira olduğunu beyan etmiştir. Cebrâil aleyhisselâm Nebîmiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem aracılığıyla ona selâm vermiş, o da: “Ve aleyhi’s-selâm ve Rahmetullah ve Berekatuh” diyerek mukabelede bulunmuştur..
(Buharî 2452, 3875; Müslim 2447/30)

Resim---Bir sefer esnâsında Aişe radiyallahu anha Annemiiz’in gerdanlığı kayboldu. Bazı sahabiler onu aramaya yollandılar. Bulundukları bölgede su olmadığı için namazı abdestsiz olarak kıldılar ve bu durumu dönüşte Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e arz ettiler. Bu vak’a üzerine teyemmüm âyeti nazil oldu. Bu sebeple gerdanlığı aramaya gidenlerden Usayd bin Hudayr radiyallahu anh Aişe vâlidemize hitaben:
“Allah seni hayırla mükafatlandırsın. Vallahi senin başına hiçbir iş gelmez ki, Allah onda senin için de, Müslümanlar için de bir hayır bulundurmasın”
buyurdu.
(Buharî, 3540)

Aişe Vâlidemizin en belirgin özelliklerinden birisi de çok kıskanç oluşu ve bu özelliğini hep diri tutmasıydı;

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bir gece Aişe radiyallahu anha’nın hücresindeyken dışarı çıktı. Bunu farkeden Aişe Vâlidemiz kıskançlık duydu. Sevgili eşi biraz sonra dönünce onun kıskanmakta olduğunu hissetti ve: “Neyin var ya Aişe? Kıskandın mı?” diye sordu.
Aişe radiyallahu anha Vâlidemiz de: “Bana ne olmuş ki? Benim gibisi senin gibisini kıskanmaz mı?.” diye karşılık vererek bunu ikrâr etmiştir.

(Müslim, 2815/70)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem gibi yeryüzüne bir benzeri gelmemiş erkeğini kıskanmaması mümkün mü? İşte, fıtrî olan bu kıskançlık neticesinde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in hanımları iki guruba ayrılmışlardı:
Bir fırkada Aişe Annemiz’in liderliğinde Hafsa, Safiyye ve Sevde Annelerimiz, diğer fırkada da Ümmü Seleme’nin liderliğinde Rasullullah sallallahu aleyhi ve sellem’in diğer eşleri bulunuyordu. Allah hepsinden razı olsun..
(Buharî 2377)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in hanımları arasında Aişe radiyallahu anha kadar bilgili bir hanım daha yoktur.
Bu hususta İmam Zührî: “Aişe’nin ilmi, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in diğer hanımlarının ilminden daha üstün gelir.” demiştir..

Bunun birkaç sebebi vardır:
1-) Vahyin Medine’deki nüzulü zamanlarında hemen hemen sürekli Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanında bulunması. Biliyoruz ki şer’i hükümlerin birçoğu Medine’de inmişti..
2-) Arap edebiyatına, câhiliye devrini yaşamış Arap Şâirlerinin şiirlerinin çoğuna, Arapların tarihî durumlarına ve geçirdikleri tehlike ve kazandıkları zaferlere vakıf olması.
3-) En mümtaz özelliği ise, keskin zekâsı, ince anlayışlılığı, liderliğe uygun yapısı ve bunlar neticesinde olarak da ilmi kudretinin üstünlüğüdür.
(El-İsabe 8/140, El-İstiab 4/1883)

Aişe radiyallahu anha Annemiz, bu özelliklerinin ürünü olarak Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’den çok hadis ezberledi ve onları fıkhetti. Kendisinden 74 tanesi Buharî ve Müslim’de ittifaken olmak üzere 2210 hadis rivâyet edilmiştir.. (Cevamiu’s- Sîre 257)

Bu hadislerin çoğunun Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ev hâline ve diğer sahabilerin kendisinin yanında olmadığı anlara taalluk ettiği düşünülürse Aişe vâlidemizin dine olan katkısının büyüklüğü anlaşılır. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in vefâtından sonra sahabilerin müşkül meseleleri kendisine arz edilirdi.

Resim---Bu hususta Ebu Musa radiyallahu anhu: “Biz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ashabı hangi hadiste müşkül kalmış ve Aişe’ye sormuşsak behemehâl onda o hadise dair bir mâlumat bulmuşuzdur.” demektedir.
(Tirmizî 4132, El-İsabe 8/140)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in irtihalini müteakib yarım asır yaşadığı ve bir fetvâ mercii durumunda olduğu için Şer’i Hükümlerin dörtte birinin ondan alındığı söylenmiştir.
Ata bin Ebi Rabah: “Aişe; kuvvetli bir fıkıhçı, üstün bir âlim, Müslümanlar hakkında rey ve içtihadında en güzel isabet eden bir isimdir” der.
Urve de: “Helal-haram, fıkıh, tıp, şiir ve eyyâmı Arap Tarihi konularında Aişe’den daha bilgili bir kimse görmedim” demiştir.
(El-İsabe 8/140)

Aişe radiyallahu anha Vâlidemizin ilminden istifade edenlerin sayısı 211 civarındadır ki, bunların içinde İbni Abbas radiyallahu anhuma’nın da olduğu sahabeden bir cemaat, tabiinden Mesruk, Said bin Müseyyeb, Urve, Kasım, Şa’bi, Ata bin Ebi Rabah, İbni Ebi Müleyke, Mücahid, İkrime, İbni Ömer’in azatlısı Nafi ve başka birçok kimse vardır.

İmam Zührî: “Aişe radiyallahu anha, insanların en âlimi idi. Büyük sahabiler bile ona ilmi konularda başvururlardı.” demektedir.
(Tabakat 2/125)

Resim---Aişe radiyallahu anha: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in hanımlarından hiçbirine, Hz. Hatice (aleyhasselâm)'ye karşı duyduğum kıskançlığı hiç duymadım. Halbuki onu hiç görmüşlüğüm de yok. Ancak, (aleyhissalatu vesselam) onun yâdını çok yapardı. Ne zaman bir koyun kesip parçalara ayırsa Hatice'nin dostlarına da gönderirdi. Bazan ona: "Sanki dünyada Hatice'den başka kadın yok!" derdim de bana: "(Onun gibisi var mıydı!) o şöyleydi, o böyleydi...! (Öbür kadınlar beni çocuktan mahrum ederken) benim çocuklarım ondan oldu" diye karşılık verirdi.
Hz. Aişe radiyallahu anha der ki: “içimden: "Bir daha Hatice hakkında kötü söz söylemeyeceğim!" dedim.
Hz. Aişe radiyallahu anha devamla der ki: "Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Hatice'den üç yıl sonra benimle evlendi."
buyurdu.
(Buharî, Menakıbu'l-Ensar 20, Nikah 108, Edeb 73, Tevhid 32; Müslim, Fezâilu's-Sahabe 73,74,77,78, (2434,2435,2436,2437); Tirmizî, Menakıb, (3885,3886)

Resim---Hz. Âişe radiyallahu anhâ: "Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, bir gün, bana:
“Ey Aişe! Şu (yanımdaki) Cebrâil sana selam söylüyor!” buyurdu. Ben de: “Selâm, Allah'ın rahmeti ve bereketleri onun üzerine olsun!.'”dedim.
Aişe, (sözüne devamla,) Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'i kast ederek: “O, benîm göremediğimi görüyordu!.”
buyurdu.
(Buhârî, Fezâilu Eshâbi'n-Nebî 30, Bed'ül-Halk 6; Müslim, Fezâilu's-Sahâbe 90-91 (2447); Ebu Dâvud, Edeb 153-154 (5232); Tirmizî, Menâkıb 62 (3881, 3882); Nesâî, İşretu'n-Nisâ' 3; İbn Mâce, Edeb 12 (3596); Ahmed b. Hanbel, 6/117)

Bu hadis(in bu şekildeki metnin)i; Buhârî, Müslim, Tirmizî ile Nesâî rivâyet etmiştir.

Resim---Ebu Dâvud ile Tirmizî'nin rivâyetinde şu ifade yer almaktadır: “Ben de: “Selâm ve Allah'ın rahmeti onun üzerine olsun!.” dedim.
(Ebu Dâvud, Edeb 153-154 (5232); Tirmizî, Menâkıb 62 (3881, 3882}, İsti'zân 5 (2693). Yalnız Tirmizîdeki ifadeler hep Selâm, Allah'ın rahmeti ve bereketleri onun üzerine olsun!" şeklindedi.)

Nesâî'nin bir rivâyetinde ise,
Resim---Hz. Aişe radiyallahu anha şöyle der: “Ben, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte iken, ALLAH celle celâlihu, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e vahyetti. Hemen (onun yanından) kalktım ve benim ile onun arasındaki kapıyı kapattım. Vahiyden sonra kendine gelince, bana:”Ey Aişe! Cebrâil sana selâm söylüyor!.” buyurdu.
(Nesâî, Uşretu'n-Nisâ13)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in çok SEVgiLisi AİŞE radiyallahu anha ANNemiz’in, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bizzât kendisine hitabla buyurduğu Hadis-i şeriflerinden bazıları.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey Âişe hiç hayâsız söz söylediğimi gördün mü? Kıyâmet gününde Allah katında en kötü insan, şerrinden kaçarak insanların terk ettiği kimsedir.” buyurdu.
(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmuzü'l-ehâdis)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey Âişe, Allah kullarına lütf ile muâmele edicidir. Her işte yumuşak davranılmasını sever.” buyurdu.
(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmuzü'l-ehâdis)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey Âişe, yumuşak ol; zira Allahü teâlâ bir kuluna iyilik murâd ederse onlara rıfk (yumuşaklık) kapısını gösterir.” buyurdu.
(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmuzü'l-ehâdis)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey Âişe bilmez misin; kul secde ettiği zaman, Allahü teâlâ onun secde yerini yedi kat yerin sonuna kadar tertemiz kılar.” buyurdu.
(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmuzü'l-ehâdis)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey Âişe, sana birisi istemeden, birşey verirse, kabûl et; çünkü o, Allahü teâlânın sana gönderdiği bir rızıktır.” buyurdu.
(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmuzü'l-ehâdis)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: Âişe radıyallahü anha Annemizi bir gün Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimize, “Şehîdlerin derecesine yükselen olur mu?” diye sorunca; “Her gün yirmi kerre ölümü düşünen kimse, şehîdlerin derecesini bulur.” buyurdu.
(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmuzü'l-ehâdis)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey Âişe! Geceleri şu dört şeyi yapmadan uyuma!”
1-) Kur’ân-ı kerîm hatim etmeden,
2-) Benim ve diğer peygamberlerin şefaatlerine kavuşmadan,
3-) Mü’minleri kendinden hoşnud etmeden,
4-) Hac etmeden!”
buyurdu.
(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmuzü'l-ehâdis)

Hazreti Âişe Annemiz, zeki bir müctehid idi. Bütün İslâm ilimlerinde çok büyük derecesi vardı. Bilhassa; kadınlara mahsûs hallere dair fıkhî hükümler kendisinden sorulurdu. Çünkü Hazreti Âişe hem mü’minlerin annesi, hem de dinlerini öğrenecekleri bir müftî müctehide idi. Âyet-i kerîme ile medh ve sena olundu. Âlim, edîb, çok akıllı ve üstâd idi. Çok fasîh ve belîğ konuşurdu.

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Hazret-i Âişe radiyallahu anha’ya“Hümeyrâ/ Pembecik” derdi..
(Abdülhak-ı Dehlevî)

HÜMEYRA: Peygamber efendimizin, Aişe Vâlidemize verdiği pembecik lâkab.

Resim---Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem: "Dininizin üçte birini Hümeyra'dan öğreniniz." buyurmuştur.
(Hadis-i şerif, Medaric-ün-Nübüvve)

CÂNdan SEViLen ve SEVen AİŞE ANNemİz ÂŞIkı OLduğu Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem için Şiirler söylerdi.:

Tirmüzî’de Mûsâ bin Talha diyor ki, Hazreti Âişe’den daha fasîh, düzgün konuşanı görmedim. Resûlullahı medh eden şu iki beyt Âişe radiyallahu anha ANNEmiz’indir.:


Ve lev semi’û ehl-ü Mısre evsâfe haddihî,
Lemâ bezelû fî sevmi Yûsufe min nakdin...

Levîmâ Zelîhâ lev reeyne cebînehû,
Le âserne bilkat’il- kulûbi ale’l eydi..:


Mısırdakiler, O’nun yanaklarının güzelliğini işitmiş olsalardı. Yûsuf aleyhisselâm’ın pazarlığında hiç para vermezlerdi. Yâni, bütün mallarını, onun yanaklarını görebilmek için saklarlardı.
Zelihâ’yı kötüleyen kadınlar, O’nun parlak alnını görselerdi, ellerinin yerine kalblerini keserlerdi (de acısını duymazlardı)..


Âişe radıyallahü anha Annemiz kendisinin, Ezvâc-ı Tâhiratın hepsinden daha üstün olduğunu söyliyerek, ALLAHu TeÂLÂ’nın ni’metlerini sayar da öğünürdü.:
Ki, bunlardan da bazıları şunlardır:

1-) “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, beni istemeden önce, Cebrâil aleyhisselâm, benim resmimi getirip gösterdi ve: “Bu, senin zevcendir” dedi.” derdi.
2-) “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem gece namazı kılıyordu. Ben yanında yatmış idim. Bu hâl yalnız bana mahsûsdu (diyerek öğünürdü). Secdede, mübârek elleri ayaklarıma değince, ayaklarımı çekerdim.”
3-) “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in zevceleri içinde, benden başka koca görmeden Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile evlenen olmamıştır.”
4-) “Ezvâc-ı Tâhirât içerisinde, yalnız benim yanımda iken vahiy geldi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bazı zev celerine: “Âişe’yi üzerek, beni incitmeyiniz! Biliniz ki, onun yatağında iken bana vahy gelmekdedir” buyurmuşdu.
5-) “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, zevceleri arasında benden başka hiçbirinin hem babası, hem de annesi hicret etmiş değildir.”
6-) “ALLAHu TeÂLÂ benim hakkımda Beraat Âyetini nâzil eyledi”
7- )“Resûlullah vefât ederken mübârek başları benim göğsümde idi.”
8-.) “Resûlullah benim evimde vefât buyurdu.”
9-) “Benim odam Resûlullahın türbesi olmuştur.”

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bâkire olarak evlendiği tek ve en sevgili eşi olan, Hicret’ten 8 sene önce Mekke-i Mükerreme’de doğdu. (m. 612). Aişe radiyallahu anha ANNemiz hicretin 57 (m. 614). veya 58. Yılında, Muaviye’nin hilafeti döneminde, 13 Temmuz 676 yılında (h. 17 Ramazân 58) Ramazan ayının 17. gecesi 65 yaşı civarında iken Medine’de vefât etmiş, cenâze namazını, Medine vâlisi olan Ebu Hureyre radiyallahu anhu kıldırmış ve Vasıyyeti üzerine Cennetu’l-Bâki kabristanına defnedilmiştir. Allah ondan razı olsun!.


Resim---Aişe radiyallahu anha Annemiz bir gün Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimize: “Benim İçin Dua Edermisin yâ Rasûlallah? der..
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem de: “Yâ Rabbî Aişenin gelmiş geçmiş bütün günahlarını bağışla!. buyurur..
Aişe radiyallahu anha Annemiz o kadar mutlu olur ki,bunu gören Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz: “ Çokmu SEVindin Yâ Aişe?.” buyurur..
Aişe radiyallahu anha Annemiz de: “Evet!.” Deyince,
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Vallahi Ben bu DUÂyı her namazımın arkasından ÜMMetim çin ediyorum: “ALLAHım MuhaMMed’e yer ve gök dolusunca salât eyle!.”
buyurdu.


Resim


Resim nOt: Berâat ÂyetLeri.:

إِنَّ الَّذِينَ جَاؤُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِّنكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَّكُم بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِّنْهُم مَّا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Resim---"İnnellezîne câû bil ifki usbetun minkum, lâ tahsebûhu şerren lekum, bel huve hayrun lekum, li kullimriin minhum mâktesebe mine’l- ismi, vellezî tevellâ kibrahu minhum lehu azâbun azîm (azîmun). : Muhakkak ki (Hz. Ayşe hakkında) ifk (iftira) ile gelenler, sizden bir gruptur. Sizin için onun bir şer olduğunu zannetmeyin. Hayır, o sizin için hayırdır. Onlardan herbirinin günahtan kazandıkları (cezâlar) vardır. Ve onun büyüğünü yönetene (uydurup, yayana) büyük azab vardır.” (Nûr 24/11)

لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُّبِينٌ
Resim---"Lev lâ iz semi’tumûhu zanne’l- mu’minûne ve’l- mu’minâtu bi enfusihim hayran ve kâlû hâzâ ifkun mubîn (mubînun). : Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, onu (bu iftirayı) işittikleri zaman kendi içlerinde hayır zanda bulunsalardı ve “bu apaçık iftiradır” deselerdi olmaz mıydı (demeleri gerekmez miydi)?” (Nûr 24/12)

لَوْلَا جَاؤُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاء فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاء فَأُوْلَئِكَ عِندَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ
Resim---"Lev lâ câû aleyhi bi erbaati şuhedâ (şuhedâe), fe iz lem ye’tû bi’ş- şuhedâi fe ulâike indellâhi humu’l- kâzibûn (kâzibûne). : Ona dört şahit getirmeli değiller miydi? Öyleyse şahitleri getiremediklerine göre bu taktirde işte onlar, onlar Allah’ın katında yalancıdırlar.” (Nûr 24/13)

وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Resim---"Ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu fî’d- dunyâ ve’l- âhırati le messekum fî mâ efadtum fîhi azâbun azîm (azîmun). : Eğer dünya ve ahirette Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı, içine daldığınız şeyden (iftiradan, dedikodudan) dolayı size mutlaka büyük azab dokunurdu.” (Nûr 24/14)

إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُم مَّا لَيْسَ لَكُم بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِندَ اللَّهِ عَظِيمٌ
Resim---"İz telakkavnehu bi elsinetikum ve tekûlûne bi efvâhikum mâ leyse lekum bihî ilmun ve tahsebûnehu heyyinen ve huve indallâhi azîm (azîmun). : Onu (iftirayı) dillerinizle anlatıyordunuz (soruyordunuz) ve hakkında sizin bilginiz olmayan bir şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz. Ve o, Allah’ın katında büyük (bir suç) olduğu halde siz, onu önemsiz sandınız.” (Nûr 24/15)



Resim

Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve uMMetihi...



Resim MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZLe!....

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 15 Tem 2018, 23:39 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4725
Resim

El EKREM RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem Buyruklarında KADIN/ANA..

Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in İslamiyet'te Kadına Karşı Hoşgörü ve Saygıyı Anlatan Hadisleri.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Çarşıdan turfanda meyve alıp evine getiren, sadaka sevâbı alır. Getirdiğiniz meyveyi, erkek çocuklarından önce kız çocuklarına verin! Kadınları, kızları sevindiren, Allah korkusundan ağlayan gibi çok sevap kazanır. Allah korkusundan ağlayana Cehennem haramdır.” buyurmuştur.
(İbni Adiyy)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Üç kız veya kız kardeşinin geçim veya başka sıkıntılarına katlananı, Allahu Teâlâ Cennete koyar.) Eshab-ı kiramdan biri, (İki tane olursa da aynı mıdır?) diye sual edince, Peygamber efendimiz (Evet, iki tane olursa da aynıdır) buyurdu. Başka birisi, (Ya bir tane olursa?) diye sual etti. Cevabında buyurdu ki: (Bir tane de olsa gene aynıdır.” buyurmuştur.
(Hakim, Harâiti)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Anne, cennet kapılarının ortasındadır." buyurmuştur.
(İbn Hanbel, V, 198)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Cennet, annelerin ayakları altındadır." buyurmuştur.
(Nesâî, Cihad, 6)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Üç kızına, ihtiyaçtan kurtulana kadar iyi bakan, yedirip giydiren, elbette Cenneti kazanır.” buyurmuştur.
(Ebu Davûd)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Çarşıdan aldığı şeyleri, erkek çocuklardan önce kız çocuklarına verene, Allahu Teâlâ rahmetle nazar eder. Allahu Teâlâ rahmetle nazar ettiğine de azab etmez.” buyurmuştur.
(Harâitî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “İki kızı veya iki kız kardeşi olup da, mâişetlerini güzelce sağlayanla Cennette beraber oluruz.” buyurmuştur.
(Tirmizî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “İki kız evlâdına güzel muamele eden, mutlaka Cennete girer.” buyurmuştur.
(İbni Mâce)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kız çocuğunu güzelce terbiye edip, Allahu Teâlânın verdiği ni'metlerle bolluk içinde yedirir giydirirse, o kız çocuğu onun için bir bereket olur, Cehennemden kurtulup kolayca Cennete girmesine vesile olur.”
buyurmuştur.
(Taberanî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kızlarınızı altın ve gümüş ile süsleyin! Elbiseleri güzel olsun! İtibar kazanmaları için en güzel hediyelerle ihsanda bulunun!” buyurmuştur.
(Hakim)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.” buyurmuştur.
(İ. Asakir)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum!.” buyurmuştur.
(R. Nasıhin)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “En iyi Müslüman, hanımına en iyi davranandır. İçinizde, hanımına en iyi davranan benim.” buyurmuştur.
(Nesaî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “En üstün mü'min, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir.” buyurmuştur.
(Tirmizî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hanımı ile iyi geçinip şakalaşanı Allahu Teâlâ sever, rızklarını artırır.” buyurmuştur.
(İbni Lâl)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahu Teâlâ'nın size emânetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!.”
buyurmuştur.
(Müslim)

Resim---Abdullah ibn Mes’ûd, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e, kiminle beraber bulunması, kime hizmet etmesi gerektiğini sorunca Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: üç kez: “Annen’e” dedikten sonra: “Baban’a” buyurmuştur.
(Buhârî, Edeb: 2; Müslim, Birr, 1)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Bana dünyadan güzel koku ve kadınlar sevdirildi. Benim en mutlu ânım ise, namazda olduğum zamandır.”
buyurmuştur.
(Nesâî, İşretü’n-nisâ 1, Mişkâtü’l-mesâbih, c.2, sb.669)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye