Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 12 Kas 2019, 03:34

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 19 Haz 2011, 09:45 
Çevrimdışı
Üye
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Kas 2008, 02:00
Mesajlar: 21
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Âlimin ölümü âlemin ölümüdür…
İsmail Çetin Hocaefendi, Hakk’a yürüdü…
Hocamız 9 Mayıs Pazar günü rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. O zamandan bu yana Isparta Gülkent devlet hastanesinde yoğun bakımda tedavi görüyordu.
Bu sabaha karşı dünya hayatına gözlerini yumarak Dâr-ı Bekâ’ya irtihal etti.
Geride onlarca telif eser, yüzlerce talebe bıraktı.
Cenazesi bu gün ikindi namazı sonrası İsparta’da kendisinin yaptırdığı Dilara Camii’nde kılınacak.
Hocamıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve talebelerine sabr-ı cemil diliyoruz.
''İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn.''


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 19 Haz 2011, 09:48 
Çevrimdışı
Üye
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Kas 2008, 02:00
Mesajlar: 21
Semiyyu'z-zebih Alemin ölümü

Cuma günü -bermutad- öğle vaktine yakın telefonu açtığımda Ankara'dan Emre Andaç kardeşim aradı. Biz İstanbul'da ikamete başladıktan sonra Emre kardeşimle yaptığımız bütün telefon görüşmelerinin konusu aynıydı. Bu görüşmenin konusunun da aynı olacağı hissiyle açtım telefonu. Selam verdikten sonra ilk cümlesi "Sabah 7'den beri arıyorum" oldu. İçime ılık bir şeylerin aktığını hissettim. Nefesimi tuttum. "İsmail Çetin hocam vefat etti" diye ekledi hemen. "İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn."

80'li yılların başlarında Ankara'da üniversite öğrencisiyken tanımıştım Hoca'yı. Hacıbayram'da bir kitapçıda karşılaşmıştık. 4-5 sene önce ikinci kere karşılaşana kadar hep o siyah ve gür sakalıyla hatırladım Hoca'yı. Sonrasında sıklaşması gereken ittisal, bendeki gayret eksikliği sebebiyle bir türlü mümkün olmadı.

İkinci kere görüştüğümüzde Ankara'da tedavi için geldiği hastanedeydi. Yine Emre kardeşim vasıta olmuş, orada olduğunu haber vermişti. Yanına da birlikte gitmiştik. Hoş-beş faslından sonra bana "Aradığın ben değilim" demişti. Yaklaşık yarım saat süren görüşmeden sonra hastane ortamında daha fazla rahatsız etmemek için izin isteyip ayrılmıştım.

Son görüşmemiz telefonla oldu. Mavi Marmara seferine Daru'l-Hikme'den Muhammed Muhlis hoca iştirak etmiş, hareketten önce de Hoca'ya uğramıştı birkaç kişiyle birlikte. Hoca'nın yanından aradılar, birkaç cümleyle hatırlaştık. Sonra bir daha görüşmek nasip olmadı.

Bizi hep bekledi Hoca. Son telefon konuşmamızda da beklediğini söylemişti bir kere daha. Ben de yanına gitme vadimizi yenilemiştim. Ama dünya gaileleri bir türlü bırakmadı yakamızı ve Hoca'ya olan borcumuzu ifa edemedik. Hep öyle olmaz mı zaten!..
Her yönüyle gerçek bir ilim ve gönül adamıydı İsmail Çetin hocam. Yaşantısıyla, eserleriyle, hastalığına rağmen bitmek bilmeyen enerjisiyle, talebeleriyle ve müstakim duruşuyla. Arapça eserlerinin kapağına, adını sarahaten yazmak yerine, Hz. İsmail (a.s) ile adaş olduğunu anlatan "Semiyyu'z-Zebîh" ifadesini kullanmayı tercih ediyordu...
Ona borcumuz var. Bu ülkenin insanının, hassasiyetini kaybetmemişlerin, gelecek adına "sahici" umut besleyenlerin ona borcu var. O hayattayken görmezden geldik; bari vefatından sonra adını, misyonunu ve çizgisini yaşatalım. Onun bize, bizim cılız gayretlerimize ihtiyacı yok. İzzetli bir hayat yaşadı ve görevini hakkıyla yerine getirdi. Yakasını bir türlü bırakmayan hastalığı biraz hafiflediğinde hemen eserlerine, yarım kalan teliflerine ve talebelerine dönerdi. Benim beklentim, Mişkâtu'l-Mesâbîh'e yazdığı şerhi bitirebilmesiydi. İlk üç cildini yazmış, sonra -bildiğim kadarıyla- bir daha bu çalışmaya dönme fırsatı bulamamıştı. Eserleri hakkında, ileride inşaallah kaleme alacağım müstakil bir yazıda daha detaylı bir şekilde durma imkânı olacak.
Evet, İsmail Çetin hoca Hakk'a yürüdü. Bu yazıyı, cenaze namazına yetişebilmek ümidiyle Isparta yolunda yazıyorum. İnşaallah yetişmek müyesser olur. Kabri nur, mekânı cennet olsun.


Ebubekir Sifil


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 19 Haz 2011, 11:13 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8804
Konum: BURSA
Resim


Resim''Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedîn abdike (Muhammedîyyeti) ve nebîyyike (Mahmudîyyeti) ve Resûlike (Ahmedîyyeti) ve Nebîyyûl-ümmîyyi (Habibîyyeti) ve alâ âlihi ves-sahbihi ve Ehl-i Beytihi...''Resim



Resim---Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem):Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse (koyulursa) ALLAH (celle celâluhu) onu cennetine giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler ilim tâlibinden memnun olarak kanatlarını koyarlar (üzerlerine). Semâvât ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfâr ederler. Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler ne dinâr ne dirhem mîrâs bırakırlar, ama ilim mîrâs bırakırlar. Kim de ilim elde ederse bol bir nâsib elde etmiştir.''” buyurmuştur.
(Ebu Dâvud, İlm 1-3641; Tirmizî, İlm 19-2683) (Kesir bin Kays, Ebû’d Derdâ (radiyallahu anhu)’dan İbn-i Mâce Mukkaddime 223)




بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيم
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
Resim---"İnna lillahi inna ileyhi raciun..: Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler."
(Bakar 2/156)



Kıymetli kardeşimiz ene, ALLAHU ZÜ'LCELAL’imizin sonsuz Rahmetenlil Âlemini OL-ÂN RESÛLULLAH Sallallahu Aleyhi Vesellem EfendimİZin Şifalı ŞEFAÂTı hürmetine HAKKa yürüyen İSMAİL Hocanıza RÂHMETler niyaz eder,
Aile ve dostlarına Sabr-ı Cemil dua ederiz... إِن شَاء اللَّهُ

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 19 Haz 2011, 11:30 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 928
Hiç bir şeye yetişemiyoruz.
"Zaten hep öyle olmaz mı?"

Hiçbir şeye yetişemiyoruz.
Dünya gailesine mi atalım kabahati?
yoksa mertçe ve en objektif halimizle bakıp,
kendi gafletimize mi yanalım bilemiyorum?

Rahmeti sonsuz olsun hocaefendi dünya gailesinden selamete kavuşmuş.
Allahü Zülcelal sonsuz rahmetiyle karşılayacaktır eminim.
Böylesi müstesna İNSAN'lar için dar-ı bekaya gitmek bir kurtulmak ve azad olmak demek hiç şüphesiz.

Hiçbir şeye yetişememek hastalığıma üzülüyorum bugün yine,
nedeni ise her ne olursa olsun ben kadar cahil ve ahmakların bile karşısına
böylesi nurun ala nur şahsiyetler çıkmıştır şu hayatta.

ve kesinlikle kendi ahmakça seçimlerim ile dünya gailesini öne aldığım için
onlara yeterince yakın olmak fırsat ve nimetini hep kaçırmışımdır.

Çok az sayılabilecek temaslarım olmuşsa da kendilerine,
hep uzak kalmışlığın nasipsizliğini hissetmişimdir her AN'ımda.

Çok az görme ve görüşmelerim hep kazanç ve nimet demek olmuştur.
ben hep bu eşsiz inciler gibi olan,unutulmayacak pırıltılarla avunuyorum.

Dizinin dibinde, sözünün muhitinde yaşamak
ve İNSAN solumak varken,
olmuş-olmamış, varmış-yokmuş,azmış-çokmuş'ların derdine düşmenin
en utanılacak bir ayıp olduğunu ise şunca zamandan sonra yeni anlayabiliyorum.

Şimdi ise tevazuları sebebiyle eğildikleri için kendi göz hizamda bulabilmek nimeti ile nimetlendirildiğim,
ulaşabileceğim kadar yakın olmayı kendileri murad ettiği için ulaşabildiğim,
kalbimi muhabbet ile kuşattıkları için,kendilerine muhabbet ile dönebildiğim,
benim canım hocam Kulihvani batıni (ve asıl) hayatımın hikmet pınarıdır.

Bir alim'de bütün ALİM'leri ve bütün ALEM'leri görebiliyoruz,
o sebeple bir ALİM'in ölümü bütün ALEM'in ölümü demek oluyor.

Aslında alimler ölmüyor, biz öldü sanıyoruz.

Bir alimi tanımışken ondan uzak kalmak,
kendi alemimizin ölümü demek aslında.

Allah Celle Celaluhu bizim dirilmemizi murad ediyor,
o sebeple bizi diriltecek nurunu, alimlerinin ve ehl-i gönül kullarının eliyle ikram ediyor.

Allah nuru's semavati ve'lard,
denilince ilk aklıma bu gönül diriliği ve nurları geliyor.

Rabbimize sonsuz hamd ve sena ederiz,
Allahü Teala Hazretleri,bu nimetleri idrak etmek ve kıymetini BİL'mek lutuf ve ihsan buyursun inşaallah. Amin.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2011, 00:06 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11380
İsmail Çetin Hocaefendiyi Isparta'dan Antalya'ya geldiğinde arkadaşım Hasan Çıragöz vasıtasıyla tanımıştım.
Ispartada bir kitabevi açmış ve uzun yıllar insanlara hizmet etmişti.
Kendisine bağlı olanlarca Antalya AKsu'da şehir dışında bir Dergâh yapılmıştı.
Cuma Geceleri Nakşî Hatm-i Hacegânı yapardı ve ben de bir defa katılmıştım.
Bir çok eserler kaleme almış ve ömrünce Hizmet etmek çabasında olmuştu.
Yıllarca süren astım illetinden Hakka yürüyen İsmail Çetin Hocaefendiye,
ALLAH'tan rahmet niyaz ederim ve İZleyenlerine hasbî Hizmetinin sürdürülmesi gayreti için dua ederim..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2011, 07:10 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 02:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
ene yazdı:
Semiyyu'z-zebih Alemin ölümü

Bizi hep bekledi Hoca. Son telefon konuşmamızda da beklediğini söylemişti bir kere daha. Ben de yanına gitme vadimizi yenilemiştim. Ama dünya gaileleri bir türlü bırakmadı yakamızı ve Hoca'ya olan borcumuzu ifa edemedik. Hep öyle olmaz mı zaten!..

Ebubekir Sifil



Fetih Suresi
21- Ayrıca, henüz gücünüzün yetmediği, fakat Allahın ilmî ile kuşat­tığı ganimetler de vardır. Allah, herşeye kadirdir.

Fetih Suresiyle ilgili Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Bu gece bana bir sure indirildi. O benim için, güneşin, üzerine doğduğu her şeyden daha se­vimlidir." Sonra Resulullah Fetih suresini okudu. (Buhari, IV, 1531, 1829, 1915; Tirmizi, V, 385; Muvatta, I, 203)

***

ALLAH c.c RAHMET EYLESİN. ...

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye