HER GÜN BİR HADİS EKLEYELİM - 3

Hergün bir Hadis-i Şerif.
Kullanıcı avatarı
Gul
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 4856
Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
İletişim:

Re: HER GÜN BİR HADİS EKLEYELİM - 3

Mesaj gönderen Gul »

Eûzubillâhi's-semî'i'l-alîmi mine'ş-şeytâni'r-racîm.

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيم

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقاً قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللّهِ إنَّ اللّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ

Resim--- Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkâ(rızkan), kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ kâlet huve min indillâh(indillâhi), innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb(hısâbın) : Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı ondan sorumlu kıldı. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse, yanında bir yiyecek buldu: "Meryem, bu sana nereden geldi?" deyince, "Bu, Allah katındandır. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi.
(Âli İmrân 3/37)


Resim Hz. Ali (r.a) 'den : "Resulullah (s.a.v) buyurdular ki : "Göklerin ve yerin en hayırlı kadını İmran kızı, Meryem ile Hüveylid'in kızı Hatice'dir...
(Müslüm, Buhari ve Tirmizi)

ResimRezin bir rivayette şu ziyadeyi kaydetmiştir: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Erkeklerden pek çokları kemâle ermiştir. Kadınlardan ise İmran'ın kızı Meryem, Firavun'un karısı Asiye, Huveylid'in kızı Hatice ve Muhammed'in kızı Fâtıma'dan başka kimse kemâle ermemiştir. Hz. Aişe'nin kadınlara üstünlüğü, tiridin diğer yiyeceklere üstünlüğü gibidir."
Bu rivayet Buhari'de Ebu Musa hadisi olarak gelmiştir. (Enbiya 45), Müslim, Fezailu's-Sahabe 70, (2431); Tirmizi, Et'ime 31, (1835).

ResimHz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(Ahiretin) en hayırlı kadını Meryem Bintu İmrân'dır. (Dünyanın) en hayırlı kadını Hatice Bintu Huveylid'dir." Ravi bunu söylerken, eliyle semaya ve arza işaret etti.
(Buhari, Menakıbu'l-Ensar 20, Enbiya 45; Müslim, Fezailu's-Sahabe 69, (2430); Tirmizi, Menakıb, (3887).)
Resim
Kullanıcı avatarı
Gul
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 4856
Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
İletişim:

Re: HER GÜN BİR HADİS EKLEYELİM - 3

Mesaj gönderen Gul »

Es Salâtü ves-Selamü alâ seyyidel- Evvelin Vel- Âhirin Seyyidinâ Muhammedin Salâvâtür-Rahmân...

Resim---Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ashâbı ile Mekke yolunda yürüyordu. Cumdân denilen bir yere uğradı ve ashâbına:
"Yürüyünüz, burası Cumdân dağıdır. Müferrid olanlar öne geçmiş; yarışı kazanmışlardır" buyurdu.
Sahâbiler: "Yâ Rasûlallah! Müferridler de kim?" diye sordular.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem :
"ALLAH'ı çok zikreden erkekler ve kadınlar" buyurdu.

(Müslim, Zikir,4)

Tirmizi'nin rivâyetinde ise; "Müferridler ne demektir?" diye sordular, şöyle buyurdu:
"ALLAH'ın zikrini kendilerine şiar edinenlerdir. Zikir onların yüklerini ve ağırlıklarını sırtlarından atar ve kıyâmet gününde ALLAH'ın huzûruna hafif olarak gelirler."


Resim

"Ne kadar güzel.
Bu tarif kimindir?
Bu tarif Ebrar tarifidir,
Ebdal tarifidir,
Evliya tarifidir,
Ehlullah tarifidir."


Kul İhvÂNi Yasîn Sûresi Sohbetinden

Resim
MAVÂİDU'L- İRFAN-N.MISRİ(k.s)
ON DÖRDÜNCÜ SOFRA

Müslim Ebu Hüreyre'den şu Hadisi rivâyet etmiştir: "İşte Cumdân, yürüyünüz. "
Cumdân Cim'in ötüresiyle, Mim-in sükûnuyla Medine-i Münevvere'den bir gece uzaklıkta meşhur bir dağdır.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunun üzerinden geçtiği zaman:
"Müferridler geçti ileri. " buyurmuştu.
Kâdı, müferridi râ'nın kesriyle ve şeddesiyle zikrediyor.
Diğerleri şeddesiz olarak müfrid diyorlar.
Müferrid veya müfrid: bir şeyi tek yapmak demektir.
Hz. Peygamber Efendimiz'den: "Müferridler kimlerdir ya Rasûlullah?" diye sorduklarında:

"ALLAH'ı çok zikreden erkekler ve kadınlardır. " buyurdu.
Hadisin tam metni İbn Melek'te mevcûddur.


ALLAHu Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Yer yüzünde yürümediler mi ki kalbleri olsun da onunla düşünsünler, yâhut kulakları olsun da onunla işitsinler. Çünkü gözler kör olmaz, lâkin göğüslerdeki kalbler kör olur. "
(Celâleyn)

http://www.muhammedinur.com/forum/viewt ... 108&t=7813
Resim
Kullanıcı avatarı
nur_umim
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 945
Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00

Re: HER GÜN BİR HADİS EKLEYELİM - 3

Mesaj gönderen nur_umim »

Resim

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Temizlik imanın yarısıdır. "ELHAMDÜLİLLAH" sözü mizanı doldurur. "SÜBHANALLAH ve "ELHAMDÜLİLLAH" sözleri göklerin ve yerin arasını doldurur. Namaz bir nurdur. Sadaka burhandır. Sabır aydınlıktır. Kur’ân, lehte veyahut aleyhte hüccettir, delildir. Her insan sabahleyin nefsi için erkenden koşmaya - çalışmaya gider. (Aliş- veriş) yapar ve nefsini satar. Nefsini ya azad eder veyahut helak eder.” buyurdu.
(Müslim)

SABIR: Arzu edilen şeyden nefsi hapsetmek, zor gelen şeylere tahammül etmek, musibetlere rağmen hak üzere sebat etmek.
ZİYA: Nur'un en güçlü ve şiddetlisi demektir ki, ziya olan sabır sayesinde, bir çok güçlükler aşılır.
BURHAN: Delil.
HÜCCET: Burhan, delil, mürşid ve kişinin kendisini savunması. YEĞDU: Fecirden güneşin batışına kadar gitmek, erkenden yürümek.
BAYİ: Satan, satıcı. Nefsini satan. Yani,İtaat ederek ya Allah'a satar veyahut Allah'a isyan ederde, şeytana ve heva-hevesine satar.
MÜ'TİK: Hürriyyete kavuşturan ve azad eden. Yani: Dünyanın zillet ve rezilliğinden ahirette azabtan halas eder, kurtarır.
MUBİK: Helak eden , yok eden ve öldüren demektir. Yani: Günahları irtikap ederek (işliyerek), dünyada rezil- i rüsvay olur, ahirette de azaba duçar olur demektir. Mü’min nefsini ancak Allah'a satar. Zira mü’min, İzzetlidir - onurludur, kerem sahibidir, kıymeti "yüce ve değeri büyüktür. Bu nedenle nefsini-canını ancak Allah'a satar. Çünkü kendine en münasib ücreti ödeyecek bi varlık- yaratık yoktur. Ancak yaratan Allah vardır……Allah'la mü’minin arasında ezelde anlaşma yapılmıştır:

إِنَّ اللّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللّهِ فَاسْتَبْشِرُواْ بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Resim---İnnallâheşterâ minel mu’minîne enfusehum ve emvâlehum bi enne lehumul cenneh(cennete), yukâtilûne fî sebîlillâhi fe yaktulûne ve yuktelûne va’den aleyhi hakkan fît tevrâti vel incîli vel kur’ân(kur’âni), ve men evfâ bi ahdihî minallâhi, festebşirû bi bey’ıkumullezî bâya’tum bihî, ve zâlike huvel fevzul azîm(azîmu): Allah muhakkak ki; Allah yolunda savaşan, böylece öldüren ve öldürülen mü'minlerden onlara verilecek cennet karşılığında, canlarını ve mallarını satın almıştır. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da, O'nun (Allah'ın) üzerine hak olan vaaddir. Allah'tan daha çok ahdine vefa eden kimdir? O'nunla yaptığınız alışveriş ile sevinin! Ve işte o, en büyük fevz (mükâfat)dir.”
(Tevbe19/111)

Bu âyette ise, satıcı Allah, müşteri mü’minler, satılan cennet, ödenmesi gereken meblağ mü’minin malı ve canı.
İşte bütün bunlardan dolayı mü’minler, Allah'ın rızasını kazanmak, Allah'ı kızdırmamak ve gadablandıracak her şeyden kaçınmak için koşarlar. Onları dünya aldatamaz, mal-mülk azdıramaz, her hangi bir tehdit Allah yolundan vaz geçiremez, ölüm korkusu onun bir köşede kocakarı gibi oturmasına sebebiyet veremez:


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
Resim---“Yâ eyyuhâllezîne âmenûdhulû fîs silmi kâffeh(kâffeten), ve lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), innehu lekum aduvvun mubîn(mubînun): Ey iman edenler! Hepiniz silm'e dahil olun (Allah'a teslim olun)! Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.”
(Bakara 2/208)

مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا
Resim---“Minel mu’minîne ricâlun sadakû mâ âhedûllahe aleyh(aleyhi), fe minhum men kadâ nahbehu ve minhum men yentezırû ve mâ beddelû tebdîlâ(tebdîlan): Mü'minlerden bir kısım erkekler, Allah'a yaptıkları ahde (savaşta şehit oluncaya kadar sebat edeceklerine dair verdikleri söze) sadık kaldılar. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi (şehit oldu), bir kısmı da (şehit olmayı) bekliyorlar. Ve onlar, (ahdlerinden) bir şey değiştirmediler.”
(Ahzâb 2/23)

BU HADİSTEN ÇIKAN DERS, FİKİR VE HÜKÜMLER:

1-Nehyedilen herşeyden uzak durmak ve temiz olmak.
2-"ELHAMDÜLİLLAH" demenin sevabı, mizanı doldurur.
3-"ELHAMDÜLİLLAH ve SÜBHANELLAH" demenin karşılığıda yer ve gökleri doldurur.
4-Namazın, insandaki bıraktığı eserleri "NUR" olarak tecelli eder.
5-Sadaka, sadaka verenin imanlı olduğuna ve imanda sadık olduğuna delil ve burhandır.
6-Sabır, her çeşidi ile hayırdır, aydınlıktır.
7-Her kim Kur’ânla amel ederse, Kur’ân onun lehine hüccettir.
8-Her kimde Kur’ânla amel etmezse, Kur’ân onun aleyhine hüccettir.
9-Herkes kendi nefsi için koşar ve çalışır.
10-İnsanlardan bazıları vardır. Allah'a itaat ederek nefsini Allah'a satar ve kendini cehennemden azad eder.
11-İnsanlardan bazıları vardır, nefsini şeytana ve hevasına satar
ve kendini helâk eder.

12-Mü’min zahirinin temizliğine önem verdiği gibi,batınının yani, kalb ve organlarının da temizliğine i’tina gösterir.
13-İnsanların amelleri, kıyamet günü mizan terazisinde tartılır.
14-Küçük dahi olsa, ameli-saliha reğbet etmek güzeldir.
15-Mutlaka namazın eseri ve etkisi vardır.
16-Sevinç, neşe ve kolaylık sabırla tahakkuk eder.
17-Kur’ân, kendisi ile amel edene şefaat eder.
18-İnsanlar iki kısımdır, üçüncüsü yoktur. Yani:Kazananlar veyahut kaybedenler.
19-İslam dini maddi-manevi temizliğe önem verir. Hakkıyla temiz olanlara sevab verileceğinin müjdesini verir, temizliğin imanın yarısı olduğunu, hatta İslam dinin temizlik üzerine bina edildiğini beyan eder.
20-Taharet namazında yarısıdır. Çünkü, namazın sıhhati için taharet sarttır. Şart'da o şeyin yarısı gibidir.
21-Abdest cennetin anahtarıdır. İmanın gizli özelliklerindendir. Abdestli olmaya ancak imanlı olanlar müdavim olurlar.
22-Zahiri taharetin bir kıymeti yoktur. Taki manevi ve kalbi temizlik tahakkuk edinceye kadar.
23- Zikir, fikir ve şükür imanın tabii özelliklerindendir.
24- Namaz, dua ve ezkar kalbin itminanıdır ve nurudur.
25-Hele bir mü’min, camiye ve cemaate müdavim olursa, nur üstüne nurdur, gözünün aydınlığıdır ve bütün sıkıntıların ve sitreslerin devasıdır.
26-Kur’ân mü’minlere şifadır, cennete kılavuzlayan yoldur, kafirlere hastalıktır ve hüsrandır. Kur’ânın şahitliği geçerli makbul ve kurtarıcıdır.
27-Vaktinde namazları eda etmek, iylik yapmak, ihtiyaç sahihlerinin ihtiyaçlarını karşılamak, zorluklara göğüs germek. Kur’ânın müslüman- dan istediği şeylerdir.
28-Her müslüman kadın ve erkek günlük zikrini yapmalı, örneğin:
en az yüzer defa tesbih, tahmid, tekbir, tehlil, salat ve selam okumalıdır. Zira zikir, kalbin cilası ve huzurudur.
29-Mü’min özellikle şu konularda sabır taşı olmalıdır:
a) Salih amellerde ve ibadetlerde sabru- sebat etmelidir.
b) Günahlara karşı nefsini dizginleme ve firenlemede sabırlı olmalıdır.
c) Başa gelebilecek her türlü bela - musibete karşı sabırlı olmalıdır .
30-Allahtan yardım ancak, namaz kılmak ve sabretmekle istenir.
31-Özellikle oruç ve cihad ibadeti sabır melekesine dayanır.
32-Kafir-müşrik ile mü’min arasındaki en büyük ve en açık alameti-farika NAMAZ‘dır.
33-Kur’ân, Allah'ın kelamıdır, vahyi-ilahidir, semavi mesajdir.Dünya ve ahiret saaadetinin temel ilkelerini ihtiva eden bir reçededir.
34-Kur’ân, düstûrdur. kanundur, nizamnamedir. Anayasadır.
35-Kur’ân, Mektepte okuma ve öğrenme kitabı, mahkemede kanun ve
ahkam mecmuası , devlet ve idarede anayasa ve mevzuattır.

36-Allah'ın inzal ettikleri ile, yani Kur’ânın ahkam ile hükmetmezse, o kimseler: Kafir, zalim ve fasıkların ta kendileridir.
37-Kur’âna ve sünnete göre yaşıyanlar, nefislerini cehennem azabından halas edip, azad edenlerdir.
38-Kur’âni yolu bırakıp heva-heveslerine ve keyiflerine göre yaşarlarsa, nefislerine cehennemi reva görmüş, helak etmiş olurlar.
39-Kur’ân sizin için bazen, ecir kaynağı olur ve bazende günah yükü kaynağı olur. Kur’ânı kendinize tabi kılmayın, bilakis Kur’âna tabi olun. Her kim Kur’ânı Kerime tabi olursa, direkt cennet bahçelerine iner. Her kimde, şu kadar âyet günümüzde uygulanamaz derse, keyfine uydurursa, onu kafasından tutar, cehenneme atar.
40-Bu maddelerin her bireri âyetlere veya hadislere dayanmaktadır.
Resim
Cevapla

“►Günün Hadisi◄” sayfasına dön