Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 06 Nis 2020, 16:05

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 31 Oca 2009, 22:07 
Çevrimdışı
Dost Üye
Dost Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Ağu 2008, 02:00
Mesajlar: 73
Bu konuyu facebook'ta paylan!
EFENDİMİZİN COCUKLARA OLAN MERHAMETİ .....

Peygamber Efendimiz çocuklara ilgisiz kalmamış, onlar ağladığında susturmaya çalışmış, onlarla oyunlar oynamış, bazen devesine bindirmiş, bazen omzuna almış, içlerinde mahzun ve yetimleri sevindirmiş, onların başını okşamış, rastladıklarında onlara selam vermiş, hal ve hatırlarını sormuş, onlarla şakalaşmış, onlara isim takmış, hastalandıklarında ziyaretlerine gitmiş ve onlara en güzel numune ve şefkatli bir baba olmuştur.

Rasulullâh'ın çocuklarla münasebetlerinin temelinde, belki de onların geleceğin mimarı oluşlarının mühim bir rolü vardır. Bu yakınlık ve bir hayat boyu birlikte taşınacak hatıralar onların gönül dünyalarına aksetmiş güzeller güzeli bir insanı canlandıracaktır.
Bu konuyla ilgili hadis mecmualarında pek çok misal vardır. Biz burada onun bu müşfik dünyasından birkaç misalle iktifa etmek istiyoruz:
Çocukluğundan itibaren Peygamber Efendimizin yanında 10 yıl kalan Enes -radıyallahu anh-, Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizi şöyle tarif eder:


"-Ailesine karşı Hazret-i Peygamber'den daha müşfik olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim'in, Medine'nin biraz kenarında oturan süt annesi vardı. Süt annenin kocası demirciydi. Bizimle birlikte oraya gider, demircinin dumanıyla dolmuş eve girer, çocuğunu kucaklar, öper, koklar, bir müddet yanında kaldıktan sonra tekrar Medine'ye dönerdi."
(Buhari, Müslim)

Hazret-i Peygamber, herkesi çocukları öpmeye teşvik eder: "Çocuklarınızı çok öpün. Zira her öpücük için Cennet'te size bir derece verilir. Melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin için yazarlar." buyurmuşlardır.
(Müsned-i Zeyd b. Ali)

Torunları Hazret-i Hasan ve Hüseyin'i kucağına almış öperken, Akra b. Habis bunu yadırgamış ve "Benim on çocuğum var, hiçbirini öpmedim." demiştir. Bunun üzerine iki cihan güneşi Efendimiz:
"-Şefkatli olmayana merhamet edilmez."

(Buhari, Tirmizi, Ebu Davud)

Başka bir rivayette de:
"Allah c.c kalplerinizden merhameti çıkardı ise ben ne yapabilirim?"

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 01 Şub 2009, 00:58 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 415
“Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidinâ Muhammedîn Nûriz-Zâtî, sirrissâri fi cemiil esmâi vessıfâti bi adedi ilmüken dâimen kesiren mubareken tayyiben fih.”

Bir bayram günü Peygamber Efendimiz (sav) oynamakta olan bir grup çocuğun yanına uğradı Orada arkadaşlarının oyununa katılmayan bir çocuk gördü Üzüntülü olduğu halinden belliydi Peygamberimiz ona yaklaşıp halini sordu Çocuk, yetim olduğunu, babasının ölümünden sonra anasının başkasıyla evlendiğini, kendisine bakacak kimsesinin olmadığını, işte bu sebeple üzüntülü olduğunu bildirdi Peygamberimiz onun üzüntüsünü hafifletmek istedi ve : “İster misin, Muhammet senin baban olsun Ayşe anan ve Fatma da kardeşin olsun?”buyurdu Çocuk buna çok sevindi ve babaların en yücesi, anaların en faziletlisi ve kardeşlerin en hayırlısı ile yaşamaya gitti

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 01 Şub 2009, 01:06 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 415
Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidinâ Muhammedîn bi adedi kûlli dâin ve devâin ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesiran kesira salâten tekünü leke rizâen ve le hakkazâen ya Rabbelâlemin.”

Peygamberimizin çocuk sevgisi geneldi Sadece kendi çocuklarını ve müslüman çocuklarını değil, müslüman olmayanların çocuklarını bile severdi Bir savaş esnasında birkaç çocuk iki taraf arasında kalarak feci bir şekilde ölmüşlerdi Peygamberimiz olaydan haberdar olunca çok üzülmüştü Onun üzüldüğünü gören sahabiler: Ey ın resulu! Nicin bu kadar üzülüyorsunuz? Bunlar nihayet müşrik çocukları değil mi? Dediler Bunun üzerine peygamberimiz: bu çocuklar müşrik çocukları da olsa günahsızdırlar Dikkat edin de sakın çocuk öldürmeyin Her can yaratılırken tertemiz olarak yaratılmıştır” Buyurdu (Müsnet, ahmet ibni hanbel, c3, s 435)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 01 Şub 2009, 17:25 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 415
“Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidinâ Muhammedîn abdike ve nebîyyike ve Resûlike ve Nebîyyû’l-ümmîyyi ve âlâ alihi ve’s-sahbihi ve Ehl-i Beytihi.”

Abdullah b Cafer peygamber Efendimizin amcası Ebu talibin torunudur. Babası Cafer ilk müslümanlardan olup hanımı ile beraber Habeşistana hicret etmiş ve Abdullah orada dünyaya gelen ilk müslüman çocuğu olmuştur. Daha sonra ailesiyle birlikte medineye gelmiştir. Resulullah(SAV) vefat ettiğinde on yaşında idi. İşte onun anlattığına göre; peygamber efendimiz bir sefere çıkıp geri Medine'ye dönerken yolda çocuklar tarafından karşılanırdı. Peygamber(SAV) efendimiz ilk gelen çocuğu hayvanın önüne bindirir, ikinci gelen çocuğu da arkasına bindirirdi...
(ebu davut, cihat, 54)


Sevgi karşılıklıdır... Resulullahın(SAV) çocukları çok sevdiği gibi, çocuklar da kendisini çok severdi Yolda gördükleri zaman hemen koşarak yanına giderlerdi Resulullah da onlarla ilgilenir, teker teker onların hatırını sorardı...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 01 Şub 2009, 17:38 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 415
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedîn abdike ve nebîyyîke ve Resûlike ve'n nebîyyi’l-ümmiyyi ve alâ alî seyyidinâ Muhammedin ve ezvâcihi ümmühâti’l-mü’minîne ve zürriyetihi ve Ehl-i Beytihi ve sahbihi Kemâ salleyte alâ seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli seyyidinâ İbrâhîme fi’l-âlemîn İnneke Hamîdun Mecîd.

"ALLAH’ım! Kulun, Nebîn, Resûlün ve Nebîyyi’l-Ümmî’n olan Efendimiz ve sahibimiz Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem)’e ve Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem)’in ailesine ve mü’minlerin anneleri eşlerine ve zürriyetine ve ehl-i beytine ve sahabelerine ve salât ve selâm eyle! Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’a ve Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’ın ailesine âlemler içinde salât ve selâm ettiğin gibi salât ve selâm eyle! Çünkü Sen Hamîdsin-Mecîdsin!” (bereketli kıl: meymenetli, uğurlu, hayırlı, faydalı, saâdetli, mutlu, kutlu, birr ehli, iyilikçi kıl...)


Enes(rh.a) Medine müslümanlarındandır. Peygamberimiz(sav) Medine'ye hicret ettikleri zaman annesi Ümmü Seleme, Enes’i ona hizmet etmesi için getirmişti. O zaman Enes on yaşında bir çocuk idi. Peygamberimize Medine hayatı boyunca on yıl hizmet etmiştir. Anlattığına göre bu müddet zarfında kendisine Resulullah(sav) öf bile dememiştir. Peygamberimizin yanında uzun müddet kalması sebebiyle, çok mutteki idi. Onun hakkında Ebu Hureyre (ra) şöyle der: “kıldığı namaz Resulullahın(sav) namazına Enes’inki kadar benzeyen daha birini görmedim. Enes hicri 93 tarihinde yüz yaşını aşkın olduğu bir dönemde vefat etmiştir. Peygamberimizin(sav) kendisine karşı durumunu şöyle anlatıyor: Efendimiz(sav) mütevazi idi. Çocuklara karşı son derece mütevazi idi. Çocuklarla ilgilenir, onlarla şakalaşır, latife de bulunurdu. Kendisine yıllarca hizmet etme şerefine erişen Enes’e “Ey Enescik! Ey iki kulak sahibi! Diye hitap ederdi Bir gün beni bir iş için göndermek istedi Ben, “ gitmeyeceğim!”dedim İçimden de peygamberin gönderdiği yere gitmek istiyordum Efendimizin(SAV) yanından çıktım Sokakta oynayan çocuklara uğradım Onlara takılıp kaldım. Aradan epey zaman geçti. Birden peygamberimizin(sav) ensemden tuttuğunu gördüm. Hemen ona baktım. Gülümsüyordu “Ey Enescik! Gönderdiğim yere gittin mi? Dedi “Evet gidiyorum Ya resulallah dedim. Enes demiştir ki: “Resulullaha on yıl hizmet ettim Her işim onun arzu ettiği şekilde olmuyordu Yaptığım bir şey için bunu neden böyle yaptın? Demedi Beni hiçbir zaman ayıplamadı.

Peygamber Efendimiz çocukların hal ve hatırını sorar, onlarla ilgi duydukları şeyleri konuşurdu. Enes b Malikin Zeyd isminde bir kardeşi vardı. Bunun çok sevdiği kuşu vardı. Bu kuş ölmüştü Resulullah Zeyd’i gördükçe ona latife ederek, Ey ebu Umeyr! Kuşcağız ne oldu? diye latife ederdi.. (ebu umeyr, umeyrin babası demektir) Peygamberimizin üç beş yaşındaki çocuğa bu şekilde hitap etmesi ve kuşunun halini sorması onun çocuklara karşı olan engin şefkat ve sonsuz merhametinin bir başka ifadesidir
...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 32 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye